
- Göç Araştırmaları Vakfı -
- 30 Haziran 2026
Almanya İslam Konseyi, ülkede Müslüman karşıtı ırkçılığın giderek ağırlaşan bir güvenlik sorununa dönüştüğünü belirterek federal hükümeti harekete geçmeye çağırdı. Müslüman karşıtlığı olarak 2025 yılında 4 binin üzerinde vakanın kaydedildiğine dikkat çeken Konsey, özellikle okullar, kamu kurumları ve emniyet teşkilatında daha etkin koruma mekanizmaları talep etti.
Almanya İslam Konseyi (Islamrat), ülkede giderek artan Müslüman karşıtı ırkçılığın yalnızca bireyleri değil, toplumsal barışı ve hukuk devletine duyulan güveni de tehdit ettiğini belirterek federal hükümete acil önlem çağrısında bulundu.
Konsey, Müslümanların günlük yaşamda maruz kaldığı ayrımcılık ve nefret olaylarına karşı özellikle okullar, kamu kurumları ve emniyet teşkilatında daha güçlü koruma mekanizmalarının oluşturulmasını istedi.
LAIM girişiminin geçen Çarşamba günü kamuoyuyla paylaştığı 2025 yılı Müslüman karşıtı ırkçılık raporunu değerlendiren İslam Konseyi bu raporun, Müslüman karşıtlığının artık Almanya’da ciddi bir güvenlik meselesi de olduğunu ortaya koyduğunu bildirdi.
Rapora göre, geçen yıl Almanya genelinde 4 bin 96 Müslüman karşıtı ırkçı olay kayıt altına alındı. Bunların 214’ünü fiziksel saldırılar ve yaralama vakaları oluşturdu. Konsey ise gerçek sayının çok daha yüksek olabileceğine dikkat çekerek, birçok mağdurun korku veya resmi kurumlara duyduğu güvensizlik nedeniyle yaşadıklarını bildirmediğini vurguladı.
Konuya ilişkin açıklamada bulunan Almanya İslam Konseyi Başkanı Burhan Kesici, Müslüman karşıtı ırkçılığın artık yalnızca bir ayrımcılık meselesi olmadığını, doğrudan bir güvenlik sorunu haline geldiğini söyledi.
Kesici, “Müslümanlar ve Müslüman zannedilen insanlar günlük hayatlarında korku duyuyorsa, hukuk devleti görevini yerine getiremiyor demektir.” ifadelerini kullandı.
Irkçı saldırıların yalnızca bireyleri hedef almadığını belirten Kesici, bu durumun devletin vatandaşlarına sunduğu güvenlik güvencesine olan inancı da zedelediğini ifade etti. Kayıtlara geçen rakamların arkasında çocuklar, aileler ve iş hayatında ayrımcılığa uğrayan insanların bulunduğunu hatırlattı.
İslam Konseyi, federal hükümetin konuya yaklaşımını da eleştirerek Müslüman karşıtı ırkçılığın görmezden gelinmemesi gerektiğini vurguladı.
Kesici, şiddet olayları ile günlük hayatta yaşanan dışlanma ve ayrımcılığın yeterince dikkate alınmamasının toplum açısından “olumsuz bir mesaj” verdiğini belirtti.
Açıklamada özellikle okullar, kamu kurumları ve polis teşkilatının eşit muamele ve güvenliğin sağlanmasında özel sorumluluk taşıdığı ifade edildi.
İslam Konseyi, ayrımcılığın yalnızca fiziksel saldırılarla başlamadığını; insanların dini inançları veya dış görünüşleri nedeniyle önyargılara maruz bırakılmasının da ırkçılığın bir parçası olduğunu belirterek, toplumsal dayanışmanın korunması için devletin bu alanda daha kararlı adımlar atması gerektiğini kaydetti.
Kaynak: CamiaHABER: https://camiahaber.com/2026/06/30/islam-konseyi-almanyada-musluman-karsiti-irkcilik-guvenlik-sorununa-donustu/
