
- Göç Araştırmaları Vakfı -
- 21 Eylül 2026
AfD’nin güçlenmesine “bıçak kemiğe dayandı” tepkisini gösteren TGD, “insanların kovalanması, evlerin kundaklanması an meselesi” diye uyardı, demokratik partilere “tehdit altında hissedenleri koruyun” çağrısı yaptı.
Aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) partisinin son bir ayda art arda yapılan üç eyalet seçimlerinde oylarını rekor düzeyde artırması, göçmen kuruluşlarında endişe ve tepkiye yol açtı.
Almanya Türk Toplumu (TGD) AfD’ye artan halk desteğine “Bıçak kemiğe dayandı” açıklamasıyla tepki gösterdi.
Açıklamasında, göç geçmişine sahip milyonlarca insan açısından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarılarda bulunan TGD, demokratik partilere ve AfD’ye oy veren seçmenlere de “acil çağrı” diyerek mesaj verdi.
TGD Başkanı Gökay Sofuoğlu, AfD’nin iki hafta içinde iki eyalette en güçlü siyasi parti konumuna geldiğine işaret ederek, artık aşırı sağcıların hedefinde ve tehdit altındaki insanlar hakkında konuşulması zamanının geldiğini vurguladı.
“İnsanları kovalamaları, evleri kundaklamaları an meselesi”
Saksonya-Anhalt’taki liste başı adayı Ulrich Siegmund’un, göçmen ve göçmen kökenlilerin ülkelerine geri gönderilmesini öngören “tersine göç” planlarını silah zoruyla gerçekleştirebileceklerini ima eden açıklamalarına işaret eden Sofuoğlu, bu söylemlerin göçmenlerin hedef alınacağı şiddet eylemlerine dönüşebileceği uyarısında bulundu.
Sofuoğlu, “AfD çevresindeki aşırı sağcı şiddet yanlılarının, bu sözlü şiddetten güç alarak insanları kovalamaya ve evleri ateşe vermeye başlaması an meselesi” dedi.
Almanya’da yaşayan insanların, bu gibi tehdit ve tehlike anlarında korunacaklarından emin olmak istediklerini söyleyen Sofuoğlu, “Kim iktidarda olursa olsun, insanlar acil durumlarda polis ve itfaiyenin kendilerini hızlı ve kararlı bir şekilde koruyacağına güvenebilmelidir. Bunu sorgular hale gelmek zorunda kalmamız bile durumun ne kadar ciddi olduğunu gösteriyor” diye konuştu.
“Tehdit altındakileri koruma için önlerine geçin”
Temel toplumsal değerlerin tartışmaya açılmasıyla, göç toplumunun temelinin sarsılacağına işaret eden ve artık milyonlarca insanın gündelik yaşamını etkileyen bir sürece girildiğini söyleyen Sofuoğlu, demokratik partilere şu çağrıyı yaptı:
“Kitlesel aşağılama, damgalama ve korkuları istismar etme, artık siyasi tartışmanın meşru araçları olarak kabul edilmemelidir. Siyaset, toplumsal bölünmeleri derinleştirmemeli, net tavır sergilemeli. Tüm demokratik partilerden ve sorumluluk sahibi kişilerden, kendilerini tehdit altında hisseden insanların önüne geçmelerini, onları korumalarını bekliyoruz. Açık, net ve seçim taktikleri uğruna manevralar yapmadan, gerçek anlamda katılımcılığı savunmalarını bekliyoruz.”
AfD seçmenine: Yaşamak istediğiniz ülke bu mu?
Sofuoğlu açıklamasında, AfD’ye oy veren seçmene de seslendi.
“TGD, Doğu Almanya’da seçmenlerin neredeyse yüzde 40’ının, göç geçmişine sahip insanların artık yaşamadığı bir ülke istediğine inanmak istemiyor” diyen Sofuoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
“AfD’ye oy verenler, komşularını, iş arkadaşlarını ve göç geçmişine sahip doktorları kendi günlük yaşamlarından çıkardıklarını düşünmeli ve kendilerine şu soruyu sormalıdır: Yaşamak istedikleri ülke hâlâ bu mu?”
Schwesig ve Eralp’e tebrik
TGD ayrıca açıklamasında “ortak geleceğin, Almanya Anayasası’nın değerlerini küçümseyen siyasetçilere bırakılmaması çağrısını” yaparken, Mecklenburg-Vorpommern’de Sosyal Demokrat Parti’nin (SPD) liste başı adayı Manuela Schwesig’i AfD’ye karşı yürüttüğü zorlu mücadele için tebrik etti.
Sol Partili Elif Eralp’in Berlin seçimlerini kazanması konusunda da açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Berlin’de Elif Eralp’in zaferinden ve kentin ilk kez Türk kökenli hükümet eden bir belediye başkanına sahip olma ihtimalinden memnuniyet duyuyoruz. Üstelik bu, Almanya ile Türkiye arasındaki İşgücü Anlaşmas’ının 65’inci yılında gerçekleşiyor.”
6 Eylül’de Saksonya-Anhalt seçimlerini açık ara farkla kazanan AfD, hafta sonunda Mecklenburg-Vorpommern’de yüzde 38,2 oy oranıyla eyalet seçimlerinden galip çıktı. Berlin’deki seçimlerde de oylarını iki kat artırarak yüzde 16,3 oranında oy aldı.
BKMO: Derhal somut önlemler alınsın
TGD’nin açıklamasını, Göçmen Örgütleri Federal Konferansı’nın (BKMO) “göçmen geçmişine sahip insanlar için şimdi somut önlemler alma” uyarısının yer aldığı açıklaması izledi.
Açıklamada demokratik partilere, Mecklenburg-Vorpommern’de birinci parti çıkan AfD’ye net bir mesafe koyma, AfD ile koalisyon kurumama ve AfD’nin oylarına dayanan çoğunlukları kabul etmeme çağrıları yapıldı, ayrıca Alman devletinin, seçimlerde oluşan çoğunluklardan bağımsız olarak Anayasaya ve temel haklara bağlı kalmaya devam etmek zorunda olduğu da hatırlatıldı.
BKMO Eş Başkanı Karen Taylor, AfD’nin seçimlerden galip çıktığı eyaletlerde, güvenlik ve gelecek perspektifi ile ilgili endişelerin artığına vurgu yaparak, bireylerin “Burada hâlâ güvende miyim? Tehdit edildiğimde kim bana yardım edecek? Gerekirse ailemle birlikte başka bir yerde yeni bir hayata başlayabilir miyim?” sorularına yanıt aradıklarına dikkat çekti.
Taylor, “Bu sorular, bir şey olduktan sonra değil, olmadan önce yanıtlanması gerekiyor” dedi.
BKMO’nun diğer Eş Başkanı Ehsan Djafari ise “Hiç kimse tehditler nedeniyle endişeye sürüklenerek, evini terk etmek zorunda kalıp kalmayacağını düşünmek zorunda bırakılmamalı. Koruma ve güvenilir danışmanlık hizmetleri ikamet edilen yere bağlı olmamalı. Eyaletler danışmanlık yapılarını kalıcı olarak güvence altına almalı ve mağdurların acil durumda hızlıca yardım alabilmesi için bağlayıcı bir prosedür belirlemelidir” dedi.
BKMO tarafından yapılan yazılı açıklamada ayrıca Federal Hükümetten talepler şöyle sıralanıyor:
– Eyaletleri aşan sabit irtibat noktaları içeren bir hazırlık planı oluşturulmalı. Her eyalet, kendini tehdit altında hisseden insanların ulaşabileceği bir birim belirlemeli. Aynı zamanda eyalet başbakanları ile içişleri ve uyum bakanları koordineli bir müdahale üzerinde uzlaşmalıdır.
– Gönüllü kabul programları ve taşınma yardımları değerlendirilmeli. Eyaletler, ikamet ettikleri yerde kendilerini artık güvende hissetmeyen insanların başka bir eyalete taşınabilmesi için hukuki ve fiziki koşulları netleştirmeli. Bu kapsamda taşınma masraflarına yardım, konut, okul ve kreş yerleri gibi ihtiyaçlar gözetilmeli.
– Danışmanlık ve koruma sağlayan yapılar güvence altına alınmalı. Eyaletlerde ayrımcılıkla mücadele, mağdur desteği, iltica prosedürleri gibi alanlarda hizmet verenlere birden fazla yılı kapsayan finansman taahhütleri hızla verilmeli. Federal Hükümet, 2027 bütçe taslağında bu alanda öngördüğü kesintileri kaldırmalı.
Kaynak: DW Türkçe: https://www.dw.com/tr/almanya-t%C3%BCrk-toplumundan-afd-tepkisi-b%C4%B1%C3%A7ak-kemi%C4%9Fe-dayand%C4%B1/a-79354546
