
- Göç Araştırmaları Vakfı -
- 30 Eylül 2026
2026 yılı eylül ayı içerisinde Türkiye’deki uluslararası göç hareketliliğinde meydana gelen değişimleri tespit etmek amacıyla; T.C. İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Başkanlığı (GİB) tarafından paylaşılan 1 Ekim 2026 tarihli veriler, 3 Eylül 2026 tarihli istatistikler baz alınarak karşılaştırmalı analize tabi tutulmuştur.
Söz konusu inceleme toplam 29 günlük bir kesiti kapsamakta olup raporun ilerleyen bölümlerinde bu zaman zarfındaki göç istatistiklerine dair güncel veriler arası karşılaştırmalar sunulacaktır.
İkamet İzni ve Bölgesel Yoğunluk
2026 yılı Eylül ayı verilerine göre, Türkiye’de ikamet izniyle bulunan yabancı uyrukluların sayısı bir önceki aya göre %0,66 oranında azalarak 1.268.369’a gerilemiştir. Bu dönemde ikamet izinli nüfusun uyruklara göre dağılımı incelendiğinde; Türkmenistan (%16), Azerbaycan (%7) ve Suriye (%6) vatandaşlarının ilk üç sıradaki ağırlığını koruduğu görülmektedir. Türkmenistan vatandaşlarının sayısı bir önceki aya göre %1,72 artarak 206.750’den 210.300’e yükselmiştir. Aynı dönemde Azerbaycan vatandaşlarının sayısı %3,36 azalarak 98.235’ten 94.939’a gerilerken, Suriye vatandaşlarının sayısı ise %1,24 artışla 87.321’den 88.401’e ulaşmıştır.
Eylül 2026 verilerine göre Türkiye’deki ikamet izinli yabancı nüfusun statü bazlı dağılımı incelendiğinde, kategoriler arasında farklılaşan hareketlilikler dikkat çekmektedir. Kısa dönem ikamet izni sahibi yabancı sayısı bir önceki aya kıyasla yüzde 1,49 oranında artarak 459.784’e ulaşmıştır. Bununla birlikte bu statüdeki nüfusun ülke bazlı bileşiminde kayda değer bir dönüşüm gözlemlenmemekte; Suriye, Türkmenistan ve Irak uyruklu kişiler ilk üç sıradaki konumlarını korumaktadır.
Aile ikamet izniyle Türkiye’de bulunan yabancı uyrukluların sayısı, bir önceki aya göre %0,28 oranında artarak 174.786’ya sınırlı bir şekilde yükselmiştir. Bu dönemde Özbekistan, Türkmenistan ve Rusya Federasyonu uyrukluların aile ikamet izni kategorisindeki ağırlığı devam etmiş olup söz konusu veriler, aile ikamet izinlerinin uyruklara göre dağılımında genel olarak istikrarlı bir seyrin korunduğunu göstermektedir.
Diğer ikamet izni türleri kapsamında Türkiye’de bulunan yabancı uyrukluların sayısı, bir önceki döneme göre %48,15 oranında artarak 633.799’a yükselmiştir. Bu artışla birlikte diğer ikamet izni türleri, söz konusu dönemde ikamet izni kategorileri arasında en yüksek oransal artışın yaşandığı kategori olmuştur.
2026 yılı Eylül ayına ilişkin açıklanan verilerde, öğrenci ikamet izniyle Türkiye’de bulunan yabancı uyrukluların sayısına yer verilmediği görülmektedir. Önceki dönemlerde düzenli olarak paylaşılan bu verilerin söz konusu dönemde yayımlanmaması, öğrenci ikamet izinli nüfusun aylık değişiminin değerlendirilmesini ve önceki dönemlerle karşılaştırmalı analiz yapılmasını sınırlandırmaktadır.
Türkiye’deki ikamet izinli yabancı nüfusun illere göre dağılımı incelendiğinde, İstanbul, Antalya ve Ankara’nın ilk üç sıradaki konumlarını koruyarak bölgesel yoğunluğun başlıca merkezleri olmayı sürdürdüğü görülmektedir. İstanbul’daki yabancı sayısı yüzde 0,43’lük sınırlı bir düşüşle 607.611’e, Ankara’daki sayı ise yüzde 0,42’lik düşüşle 149.655’e gerilemiştir. İnceleme döneminin en dikkat çekici il bazlı hareketi Antalya’da gözlemlenmiş; yabancı nüfus yüzde 0,11’lik artışla 79.103’e yükselerek bu ilde sınırlı bir büyüme eğilimi kaydedilmiştir.
Düzensiz Göç ve Göçmen Kaçakçılığı Verileri
Eylül ayı itibarıyla tespit edilen düzensiz göçmen sayısı aylık bazda 12.041 olarak kaydedilmiştir. Yıl genelinde mükerrer kayıtlar dahil toplam tespit sayısı bir önceki döneme kıyasla yüzde 12,30 oranında artarak 109.913’e ulaşmış; mükerrer kayıtlar arındırıldığında ise yıllık bazda tespit edilen düzensiz göçmen sayısının 96.522 olduğu görülmektedir.
Uyruk bazlı dağılım incelendiğinde, ilgili dönemde en yüksek artış oranlarının Afganistan, Suriye ve Özbekistan uyruklu kişilerde gözlemlendiği dikkat çekmektedir. Afgan uyruklu düzensiz göçmen tespitlerinde yüzde 13,60, Özbek uyruklu tespitlerde yüzde 8,27 ve Suriyeli tespitlerde yüzde 7,95 oranında artış kaydedilmiştir. Bu veriler, düzensiz göç hareketlerinin belirli ülke uyrukları üzerinde yoğunlaştığını ve söz konusu eğilimin dönemsel bir istikrar sergilediğini ortaya koymaktadır.
Aynı dönem içerisinde göçmen kaçakçılığıyla mücadele kapsamında toplam 1523 vaka kayıt altına alınmıştır. Ayrıca, göç hareketliliğinin bir diğer kritik boyutu olan insan ticareti suçuna yönelik incelemelerde, eylül ayı içerisinde 10 kişinin insan ticareti mağduru olduğu belirlenmiştir. Bu veriler, düzensiz göçle mücadelenin yanı sıra göçmen kaçakçılığı ve insan ticareti gibi suçlara karşı yürütülen operasyonel sürecin kapsamını ortaya koymaktadır.
Geçici Koruma Kapsamındaki Suriyelilere İlişkin İstatistiksel Analiz
2026 yılı eylül ayı itibarıyla Türkiye’de geçici koruma statüsüyle ikamet eden Suriyelilerin sayısı %0,52 oranında bir gerileme kaydederek 2.206.483 olarak tespit edilmiştir. İl bazlı dağılım incelendiğinde, geçici koruma altındaki Suriyeli nüfusun en yoğun olduğu illerde sınırlı düzeyde düşüşler gözlemlenmiştir. İstanbul’daki Suriyeli sayısı yüzde 0,44 oranında gerileyerek 388.166’ya düşerken Gaziantep’te yüzde 0,67 oranında azalarak 310.129’a, Şanlıurfa’da ise yüzde 0,36 oranında gerileyerek 189.214’e ulaşmıştır. Ayrıca, ilgili dönem içerisinde geçici koruma statüsündeki 125 Suriye vatandaşının üçüncü ülkelere yerleştirilme işlemleri tamamlanmıştır.
Demografik Yapı ve Yaş Gruplarına Göre Dağılım:
Eylül ayı sonu verilerine göre, geçici koruma kapsamındaki nüfusun cinsiyet dağılımı 1.068.842 (%48,44) kadın ve 1.137.641 (%51,56) erkek olarak kayıtlara geçmiştir. Aylık değişimler incelendiğinde; kadın nüfusunda %0,54, erkek nüfusunda ise yaklaşık %0,51 oranında bir azalma yaşandığı görülmektedir.
Yaş grupları bazında yapılan analizde, özellikle genç nüfus üzerindeki düşüş ivmesi dikkat çekmektedir:
- 0-4 Yaş Grubu: Bu yaş aralığındaki çocuk nüfusu %1,33 oranında azalarak 270.190’a gerilemiştir.
- 18 Yaş Altı Nüfus: 18 yaşın altındaki Suriyelilerin toplam sayısı %0,41’lik bir düşüşle 1.050.485 olarak kaydedilmiştir.
- 18-64 Yaş Arası Nüfus: 18–64 yaş arası nüfus, %0,61 oranında azalarak 1.122.564’e gerilemiştir.
- 65 Yaş ve Üstü Nüfus: Yaşlı nüfus grubunda ise %1,34 oranında sınırlı bir düşüş yaşanmış ve sayı 33.434 olmuştur.
Sonuç
Eylül 2026 dönemine ait 29 günlük veriler üzerinden yapılan inceleme, Türkiye’deki uluslararası göç hareketlerinin mevcut eğilimlerindeki değişim ve süreklilikleri yansıtmaktadır.
Eylül 2026 itibarıyla Türkiye’de ikamet izinli yabancı nüfusun sınırlı bir azalış eğilimi gösterdiği, buna karşın ikamet izni türleri arasında farklılaşan hareketliliklerin yaşandığı görülmektedir. Özellikle diğer ikamet izni türlerindeki belirgin artış dikkat çekerken, yabancı nüfusun uyruklara ve illere göre dağılımında mevcut yoğunlaşmanın büyük ölçüde korunduğu anlaşılmaktadır. Bununla birlikte öğrenci ikamet izni verilerinin paylaşılmaması, dönemsel değişimlerin bütüncül biçimde değerlendirilmesini güçleştirmektedir.
Düzensiz göç ve göçmen kaçakçılığı verileri değerlendirildiğinde, Eylül 2026 itibarıyla düzensiz göçmen tespitlerinde artış yaşandığı ve bu hareketliliğin belirli ülke uyruklarında yoğunlaştığı görülmektedir. Özellikle Afganistan, Özbekistan ve Suriye uyruklu kişilere ilişkin tespitlerdeki artış dikkat çekerken, göçmen kaçakçılığı ve insan ticareti vakaları, göç yönetiminin güvenlik ve insan hakları boyutlarıyla birlikte ele alınmasının önemini ortaya koymaktadır. Bu çerçevede, düzensiz göçle mücadele faaliyetlerinin yanı sıra göçmenlerin korunmasına yönelik mekanizmaların da önemini koruduğu değerlendirilmektedir.
Geçici koruma kapsamındaki Suriyelilere ilişkin veriler değerlendirildiğinde, Eylül 2026 itibarıyla nüfustaki azalış eğiliminin devam ettiği ve bu gerilemenin başta İstanbul, Gaziantep ve Şanlıurfa olmak üzere nüfusun yoğunlaştığı illerde de gözlemlendiği anlaşılmaktadır. Demografik açıdan değerlendirildiğinde ise hem kadın hem de erkek nüfusunda düşüş yaşandığı, özellikle küçük yaş grupları ile yaşlı nüfustaki oransal azalışların dikkat çektiği görülmektedir. Genel olarak söz konusu veriler, geçici koruma kapsamındaki Suriyeli nüfusun hem toplam büyüklüğünde hem de demografik yapısında sınırlı değişimlerin sürdüğünü ortaya koymaktadır.
