
- Göç Araştırmaları Vakfı -
- 9 Eylül 2026
Almanya’nın Saksonya-Anhalt eyaletinde göç politikası, aşırı sağcı Almanya için Alternatif’in (AfD) seçim programının en önemli başlıklarından biri. Göçün sınırlandırılmasını ve Almanya’nın nitelikli işgücü ihtiyacının öncelikle ülke içinden karşılanmasını savunan parti, yabancı çalışanlara bağımlılığın azaltılmasını hedefliyor. Ancak eyaletin sağlık sistemine ilişkin güncel veriler, özellikle hastanelerde yabancı doktorların halihazırda önemli bir rol üstlendiğini ortaya koyuyor. Eyaletin demografik
Almanya’nın Saksonya-Anhalt eyaletinde göç politikası, aşırı sağcı Almanya için Alternatif’in (AfD) seçim programının en önemli başlıklarından biri. Göçün sınırlandırılmasını ve Almanya’nın nitelikli işgücü ihtiyacının öncelikle ülke içinden karşılanmasını savunan parti, yabancı çalışanlara bağımlılığın azaltılmasını hedefliyor. Ancak eyaletin sağlık sistemine ilişkin güncel veriler, özellikle hastanelerde yabancı doktorların halihazırda önemli bir rol üstlendiğini ortaya koyuyor. Eyaletin demografik yapısı ve sağlık çalışanlarının yaş dağılımı da dikkate alındığında, göç politikasında kapsamlı bir sıkılaşmanın sağlık hizmetlerinin geleceği üzerindeki olası sonuçları tartışma konusu.
Mediendienst Integration tarafından Saksonya-Anhalt Tabip Odası’nın verilerine dayanılarak yapılan araştırmaya göre, eyaletteki hastanelerde görev yapan doktorların yüzde 27,1’i Alman vatandaşı değil. Başka bir ifadeyle hastanelerde çalışan her dört doktordan birinden fazlası yabancı pasaporta sahip.
Bu oran Almanya genelindeki ortalamanın belirgin biçimde üzerinde. Mediendienst Integration’un Mayıs 2026’da yayımladığı araştırmaya göre Almanya genelinde doktorların yaklaşık yüzde 16’sı Alman vatandaşı değil. Dolayısıyla ülke genelinde yaklaşık her altı doktordan biri yabancı pasaport taşırken, Saksonya-Anhalt hastanelerinde bu oran dörtte birin üzerine çıkıyor.
Hastanelerin yanı sıra muayenehaneler, kamu kurumları ve diğer çalışma alanlarındaki doktorlar da hesaba katıldığında Saksonya-Anhalt’taki yabancı doktorların oranı yüzde 18,7’ye geriliyor. Ancak bu veri de eyalette görev yapan yaklaşık her beş doktordan birinin Alman vatandaşı olmadığını gösteriyor.
AfD’nin Seçim Programında Neler Var?
Bu tablo, AfD’nin “Vizyon 2026” başlıklı seçim programında ortaya koyduğu göç ve nitelikli işgücü politikalarıyla birlikte değerlendirildiğinde dikkat çekici bir karşıtlık ortaya çıkarıyor.
AfD programında, Almanya’nın ihtiyaç duyduğu “gerçek anlamda nitelikli” kişilerin ülkeye göçüne kategorik olarak karşı çıkılmadığını belirtirken, bu personelin Almanya’da yetiştirilmesini tercih ettiğini ifade ediyor. Parti, ihtiyaç duyulan uzmanların, Almanya’ya getirilmesi yerine Alman eğitim sisteminin bu işgücünü üretmesi gerektiğini savunuyor. Bu nedenle eğitim sisteminin “temel kültürel becerileri ve bilgiyi aktarma” görevine yeniden odaklanması gerektiği görüşünü dile getiriyor.
Programın başka bölümlerinde ise göç çok daha sert bir güvenlik perspektifinden ele alınıyor. AfD, Almanya’da sokakların ve meydanların artık yeterince güvenli olmadığını öne sürüyor ve 2024’te Magdeburg Noel pazarına yönelik araçlı saldırıyı göç ve sınır dışı politikalarıyla ilişkilendiriyor. Saldırganın daha önce sınır dışı edilebileceğini savunan parti, yetkili makamları yabancılara karşı “gevşek ve hoşgörülü” davranmakla suçluyor ve devam eden kitlesel göçün Almanya’ya zarar verdiğini ileri sürüyor.
AfD’nin programında göçmen işgücüne yönelik eleştiriler yalnızca düzensiz göçle sınırlı değil. Parti, farklı kültürel çevrelerden gelen nitelikli çalışanların istihdam edilmesinin de birtakım sorunlar yarattığını savunuyor. Yabancı çalışanların kimi zaman yeterli Almanca bilgisine sahip olmadığını ve eğitimlerinin Alman standartlarıyla uyuşmayabildiğini ileri süren AfD, özellikle sağlık ve bakım sektöründe bunun hasta güvenliği açısından risk oluşturabileceğini iddia ediyor.
Parti, Magdeburg Noel pazarına araçla girerek saldırı düzenleyen Suudi Arabistanlı psikiyatrist Taleb A. vakasını da bu görüşüne örnek gösteriyor. AfD’ye göre saldırı, “yabancı kültürel çevrelerden” gelen nitelikli çalışanların iç güvenlik açısından da risk oluşturabileceğini gösteren bir örnek. Parti ayrıca bu tür sorunların entegrasyon kursları veya “entegrasyon rehberleri” aracılığıyla çözülemeyeceğini savunuyor.
AfD’nin bir başka itirazı, yabancı nitelikli çalışanların işgücü piyasasına entegrasyonu için kullanılan kaynaklara yönelik. Parti, Saksonya-Anhalt hükümetinin 2024’te başlattığı ve başlangıçta üç yıl sürmesi planlanan entegrasyon programını eleştiriyor. Program kapsamında yabancı çalışanlara destek olmak amacıyla “Job Buddy” olarak adlandırılan görevlerde 50’ye kadar Alman nitelikli çalışanın istihdam edilmesine dikkat çeken AfD, bu kişilerin yabancı çalışanların entegrasyonuyla ilgilenmeleri nedeniyle işgücü piyasasının başka alanlarında eksik kaldığını öne sürüyor.
Partiye göre Almanya’nın nitelikli işgücü sorununun kalıcı çözümü göç değil, doğum oranlarının yükselmesi ve ülkeden nitelikli insanların göçünün, yani “beyin göçünün”, durdurulması. AfD ayrıca gelişmekte olan ve yükselen ekonomilerden nitelikli personel alınmasını etik açıdan da eleştiriyor. Bu ülkelerin zaten sınırlı sayıdaki doktor, mühendis veya diğer uzmanlarını Almanya gibi daha zengin ülkelere kaptırmasının kaynak ülkelerde yeni personel açıkları oluşturduğunu savunuyor.
Program, düzensiz göç konusunda ise çok daha kesin bir politika öneriyor. AfD, yasa dışı yollarla Almanya’ya gelen kişilerin nitelikli işgücü açığının çözümüne katkıda bulunmadığını, aksine kamu hizmetleri üzerindeki personel ihtiyacını artırarak açığı büyüttüğünü ileri sürüyor. Göçmenlerin varlığının eğitimci, öğretmen, idari personel, hâkim, savcı ve polis ihtiyacını artırdığı görüşünü savunan parti, AfD yönetimindeki bir eyalet hükümetinin düzensiz göçmenleri Saksonya-Anhalt işgücü piyasasına entegre etmeye çalışmayacağını belirtiyor. Parti bunun yerine yasa dışı ve düşük üretkenliğe sahip olduğunu tanımladığı göçmenlerin ülkeyi mümkün olan en kısa sürede terk etmesi gerektiğini savunuyor.
Yabancı Doktorların Yüzde 83’ü Hastanelerde
Buna karşın Saksonya-Anhalt sağlık sisteminin mevcut personel yapısı ise AfD’nin seçim programındaki iddialarından çok daha farklı bir gerçekliği ortaya koyuyor. Eyaletteki yabancı doktorların yüzde 83,4’ü hastanelerde çalışıyor. Bu yoğunlaşma, yabancı doktorların olası kaybının etkisinin sağlık sisteminin tamamına eşit biçimde dağılmayacağı, özellikle hastanelerde daha belirgin hissedilebileceği anlamına geliyor.
En fazla yabancı doktor eyalet başkenti Magdeburg’da kayıtlı. Kentte 354 yabancı doktor görev yapıyor. Magdeburg’u 222 doktorla Harz ilçesi, 197 doktorla Dessau-Roßlau, 181 doktorla Halle ve 177 doktorla Salzlandkreis takip ediyor.
Ancak yabancı doktorların önemi yalnızca büyük kentlerle sınırlı değil. Veriler, nüfusun seyrek olduğu kırsal bölgelerde yabancı doktorların toplam sağlık personeli içindeki payının daha da yüksek olabildiğini gösteriyor.
Kaynak: Perspektif EU: https://perspektif.eu/2026/09/09/afdnin-guclendigi-eyalette-hastaneler-gocmen-doktorlara-muhtac
