
- Göç Araştırmaları Vakfı -
- 31 Mart 2026
2026 yılı Mart ayı içerisinde Türkiye’deki uluslararası göç hareketliliğinde meydana gelen değişimleri tespit etmek amacıyla; T.C. İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Başkanlığı (GİB) tarafından paylaşılan 26 Mart 2026 tarihli veriler, 26 Şubat 2026 tarihli istatistikler baz alınarak karşılaştırmalı analize tabi tutulmuştur.
Söz konusu inceleme toplam 29 günlük bir kesiti kapsamakta olup, raporun ilerleyen bölümlerinde bu zaman zarfındaki göç istatistiklerine dair güncel veriler arası karşılaştırmalar sunulacaktır.
İkamet İzni ve Bölgesel Yoğunluk
2026 yılı Mart ayı verilerine göre Türkiye’de ikamet izni ile bulunan yabancı uyrukluların sayısı bir önceki aya oranla %1 oranında artış göstererek 1.197.197 seviyesine ulaşmıştır. Bu dönemde ikamet izinli nüfusun uyruklara göre dağılımı incelendiğinde; Türkmenistan (%15), Azerbaycan (%8) ve Suriye (%7) vatandaşlarının ilk üç sıradaki ağırlığını koruduğu görülmektedir. İlgili dönemde Türkmenistan, Azerbaycan ve Suriye uyruklu yabancıların sayısında artış gözlenmiştir. Türkmenistan uyruklu yabancıların sayısı 178.954’ten 180.997’ye yükselirken, Azerbaycan uyrukluların sayısı 94.638’den 95.305’e, Suriye uyrukluların sayısı ise 82.079’dan 82.547’ye ulaşmıştır.
Türkiye’deki ikamet izinli yabancı nüfusun statü bazlı dağılımı, Mart ayı verilerine göre genel bir demografik istikrar sergilese de kategoriler arasında farklılaşan hareketlilikler dikkat çekmektedir. Bu dönemde kısa dönem ikamet izni sahibi yabancı sayısı 433.475’ten 431.901’e gerileyerek %0,36 oranında sınırlı bir düşüş göstermiş; Suriye, Türkmenistan ve Irak uyruklu kişilerin ilk üçteki yerini korumasıyla bu gruptaki temel yapı değişmemiştir. Öğrenci ikamet izinlerinde ise 226.157’den 226.548’e ulaşan %0,17’lik sınırlı bir artış yaşanmış, Türkmenistan, İran ve Azerbaycan vatandaşları öğrenci hareketliliğinin merkezinde kalmaya devam etmiştir. Benzer şekilde aile ikamet izni sahiplerinin sayısı 172.687’den 172.873’e yükselerek %0,11 oranında dar bir bantta artış göstermiş; bu kategoride Özbekistan, Türkmenistan ve Rusya Federasyonu uyrukluların ağırlığı sürmüştür. İnceleme döneminin en dikkat çekici verisi ise, 353.382’den 365.875’e yükselen ve %3,54’lük artış oranıyla tüm ikamet türleri arasında en belirgin büyümeyi kaydeden “diğer ikamet izinleri” grubunda gözlemlenmiştir. Sonuç olarak, Türkiye’deki yabancı nüfusun genel dağılımı büyük ölçüde aynı kalırken, en belirgin sayısal artışın “diğer” ikamet kategorisinde yaşandığı görülmektedir.
Türkiye’deki ikamet izinli yabancı nüfusun illere göre dağılımı incelendiğinde; İstanbul, Antalya ve Ankara ilk üç sıradaki yerini koruyarak bölgesel yoğunluğun merkezleri olmaya devam etmiştir. İstanbul’daki yabancı sayısı %0,10’luk sınırlı bir düşüşle 593.212’ye gerilerken, Ankara’daki sayı %0,75 artışla 75.641’e yükselmiştir. Bu dönemde en dikkat çekici büyüme ise, yabancı nüfusu 121.003’e ulaşan ve %5,97’lik artış oranıyla öne çıkan Antalya’da kaydedilmiştir.
Düzensiz Göç ve Göçmen Kaçakçılığı Verileri
2026 yılının ilk çeyreği (Ocak-Mart) verilerine göre; mükerrer kayıtlar dahil edildiğinde 30.380, hariç tutulduğunda ise 28.912 düzensiz göçmen tespit edilmiştir. Bu genel tablo içerisinde sadece Mart ayı özelinde gerçekleştirilen operasyonel faaliyetler neticesinde ise toplam 10.056 düzensiz göçmen kayda geçmiştir. İlgili dönemin düzensiz göç verileri uyruk bazında incelendiğinde; %30,40’lık payla Afganistan uyruklular ilk sırada yer almaktadır. Bu grubu %14,11 ile Suriye ve %7,99 ile Özbekistan uyruklu bireyler takip etmektedir.
Aynı dönem içerisinde göçmen kaçakçılığıyla mücadele kapsamında toplam 893 vaka kayıt altına alınmıştır. Ayrıca, göç hareketliliğinin bir diğer kritik boyutu olan insan ticareti suçuna yönelik incelemelerde, Mart ayı içerisinde 13 kişinin insan ticareti mağduru olduğu belirlenmiştir. Bu veriler, düzensiz göçle mücadelenin yanı sıra göçmen kaçakçılığı ve insan ticareti gibi suçlara karşı yürütülen operasyonel sürecin kapsamını ortaya koymaktadır.
Geçici Koruma Kapsamındaki Suriyelilere İlişkin İstatistiksel Analiz
2026 yılı Mart ayı itibarıyla Türkiye’de geçici koruma statüsüyle ikamet eden Suriyelilerin sayısı %0,51 oranında bir gerileme kaydederek 2.298.712 olarak tespit edilmiştir. İl bazlı veriler incelendiğinde, yabancı nüfusun yoğun olduğu merkezlerde mart ayı itibarıyla sınırlı bir düşüş gözlemlenmiştir. Bu kapsamda İstanbul’daki yabancı sayısı 405.399’a gerileyerek %0,25 oranında bir azalma kaydetmiştir. Benzer şekilde nüfus; Gaziantep’te 323.594’e gerileyerek %0,43, Şanlıurfa’da ise 192.912’ye gerileyerek %0,48 oranında bir düşüş sergilemiştir.
Ayrıca, ilgili dönem içerisinde geçici koruma statüsündeki 47 Suriye vatandaşının üçüncü ülkelere yerleştirilme işlemleri tamamlanmıştır.
Demografik Yapı ve Yaş Gruplarına Göre Dağılım:
Mart ayı sonu verilerine göre, geçici koruma kapsamındaki nüfusun cinsiyet dağılımı 1.113.654 (%48,4) kadın ve 1.185.058 (%51,6) erkek olarak kayıtlara geçmiştir. Aylık değişimler incelendiğinde; kadın nüfusunda %0,45, erkek nüfusunda ise yaklaşık %0,56 oranında bir azalma yaşandığı görülmektedir.
Yaş grupları bazında yapılan analizde, özellikle genç nüfus üzerindeki düşüş ivmesi dikkat çekmektedir:
- 0-4 Yaş Grubu: Bu yaş aralığındaki çocuk nüfusu %1,3 oranında azalarak 305.300’e gerilemiştir.
- 18 Yaş Altı Nüfus: 18 yaşın altındaki Suriyelilerin toplam sayısı %0,5’lik bir düşüşle 1.091.559 olarak kaydedilmiştir.
- 65 Yaş ve Üstü Nüfus: Yaşlı nüfus grubunda ise %0,06 oranında sınırlı bir düşüş yaşanmış ve sayı 36.351 olmuştur.
Sonuç
Mart 2026 dönemine ait 29 günlük veriler üzerinden yapılan inceleme, Türkiye’deki uluslararası göç hareketlerinin mevcut eğilimlerindeki değişim ve süreklilikleri yansıtmaktadır.
Mart ayında Türkiye’de ikamet izinli yabancı nüfusun genel olarak istikrarlı bir seyir izlediği ve sınırlı bir artış eğilimi gösterdiği görülmektedir. Uyruk dağılımında belirgin bir değişim olmaması, mevcut göç yapısının korunduğunu göstermektedir. İkamet türleri açısından bakıldığında, kısa dönem izinlerde hafif bir gerileme görülürken, öğrenci ve aile ikametlerinde düşük düzeyde artış devam etmektedir. En dikkat çekici değişim ise “diğer” ikamet izinleri kategorisinde yaşanmakta olup, bu durum sistem içinde belirli bir yön değişimine işaret etmektedir. Bölgesel olarak İstanbul’daki durağanlık dikkat çekerken, Antalya’nın daha belirgin bir artış sergilediği görülmektedir.
2026 yılının ilk çeyreğine ilişkin düzensiz göç verileri incelendiğinde, toplam tespit sayılarının belirli bir düzeyde seyrettiği, Mart ayına ait operasyonel tespitlerin ise bu toplam içinde daha sınırlı bir yer tuttuğu görülmektedir. Uyruk dağılımında Afganistan ilk sıradaki konumunu korurken, Suriye ve Özbekistan uyrukluların onu takip ettiği ve mevcut sıralamanın değişmediği anlaşılmaktadır. Aynı dönemde göçmen kaçakçılığı vakalarının devam ettiği, insan ticareti mağdurlarının ise sınırlı sayıda tespit edildiği görülmektedir.
Mart ayı verileri, geçici koruma kapsamındaki Suriyeli nüfusta genel olarak sınırlı bir azalış eğiliminin devam ettiğini göstermektedir. Toplam nüfustaki düşüşe paralel olarak, yoğunluğun yüksek olduğu illerde de benzer şekilde küçük oranlı gerilemeler gözlemlenmiş ve bölgesel dağılımda önemli bir değişiklik yaşanmamıştır. Cinsiyet dağılımında hem kadın hem erkek nüfusta azalış görülmekle birlikte, düşüş oranının erkeklerde nispeten daha belirgin olduğu dikkat çekmektedir. Yaş grupları incelendiğinde ise en belirgin düşüşün daha genç yaş gruplarında yoğunlaştığı, buna karşılık ileri yaş grubundaki düşüşün oldukça sınırlı kaldığı anlaşılmaktadır.
