
- Göç Araştırmaları Vakfı -
- 24 Şubat 2026
Hollanda’da parlamento çoğunluğu bulunmayan yeni hükümet, her yasa için farklı partilerin desteğine ihtiyaç duyacak kırılgan bir siyasi zeminde göreve hazırlanırken; koalisyon programında İslam okulları, Kur’an kursları, iltica politikası ve sosyal devlet uygulamalarına yönelik sert düzenlemeler öne çıktı. Özellikle dini eğitime yönelik kısıtlama planları Müslüman toplumu doğrudan ilgilendiriyor.
Hollanda’da Demokrat 66 (D66) lideri Rob Arnoldus Adrianus Jetten’in başbakanlığında kurulan yeni hükümetin ilk işi ülkedeki İslam okulları ile, Kur’an kursları ve camilerde verilen İslam din derslerine sıkı denetim getirmek olacak. Parlamentoda tek başına çoğunluğa sahip olmayan yeni hükümet bu programı ile aşırı sağın desteğini alabilmek için öncelik olarak Müslüman karşıtı uygulamaları yürürlüğe koyacak.
Meclis çoğunluğu olmaması, ülkede çıkarılacak her yasa için farklı partilerle müzakere zorunluluğu anlamına gelirken, hükümet böylece özellikle Müslümanları ilgilendiren başlıklarla partileri kendine çekmeye çalışıyor.
İslam Din Eğitimi Yasaklanabilecek mi?
Koalisyon metninde en dikkat çeken başlıklardan biri Kur’an kursları ve İslam okullarına yönelik düzenlemeler oldu. Hükümet, Kur’an kursları için daha sert bir teftiş yasası hazırlamayı planlıyor.
Hafta sonu ve akşam eğitimleri dahil olmak üzere dini kursların doğrudan devlet denetimine alınması hedefleniyor. Finansman kaynaklarının ayrıntılı şekilde incelenmesi ve gerektiğinde kapatma yetkisinin genişletilmesi gündemde.
İslam Okullarına ve Camilere Eğitimi Kötüye Kullanım Maskesi
İslam okullarının açılmasını kolaylaştıran ve kamuoyunda “Yeni Okullara Daha Fazla Alan Yasası” olarak bilinen düzenlemenin de yeniden ele alınacağı belirtiliyor. Bu adımın, fiilen yeni İslam okullarının açılmasını zorlaştırabilecek bir süreci başlatabileceği ifade ediliyor.
Anayasa’nın 23. maddesi olan eğitim özgürlüğüne dokunulmayacağı vurgulansa da, “kötüye kullanım” ifadesiyle çizilen çerçeve, dini eğitimi daha dar bir alana sıkıştırma niyetini ortaya koyuyor. Bu yaklaşım, Müslüman toplum açısından doğrudan ve yakından takip edilen bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
Hükümetin, Müslümanlar söz konusu olduğunda geçmişte aşırı sağ partiler tarafından dile getirilen bazı talepleri programına dahil etmesi ise dikkat çeken bir diğer unsur olarak öne çıkıyor.
İltica ve Göçte Sert Politika
Hükümetin programında göç ve iltica politikalarında da önemli değişiklikler öngörülüyor.
İltica başvurularında ani artış yaşanması halinde “acil durdurma” mekanizması devreye sokulabilecek. İkincil koruma statüsüne sahip kişilerin aile birleşimi geçici olarak askıya alınabilecek. Nihai hedef ise iltica başvurularının Avrupa dışında yapılması olarak ifade ediliyor.
Bu yaklaşım, Hollanda’nın uzun yıllar savunduğu insan hakları merkezli göç politikasından daha katı bir çizgiye yöneldiği şeklinde yorumlanıyor.
Kaynak: Camia Haber

