
- Göç Araştırmaları Vakfı -
- 28 Şubat 2026
2026 yılı Şubat ayı içerisinde Türkiye’deki uluslararası göç hareketliliğinde meydana gelen değişimleri tespit etmek amacıyla; T.C. İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Başkanlığı (GİB) tarafından paylaşılan 26 Şubat 2026 tarihli veriler, 29 Ocak 2026 tarihli istatistikler baz alınarak karşılaştırmalı analize tabi tutulmuştur.
Söz konusu inceleme, toplam 29 günlük bir kesiti kapsamakta olup raporun ilerleyen bölümlerinde bu zaman zarfında göç istatistiklerinde gözlemlenen temel eğilimler, sayısal veriler ve yapısal değişimler akademik bir perspektifle değerlendirilecektir.
İkamet İzni ve Bölgesel Yoğunluk
2026 yılı Şubat ayı verilerine göre Türkiye’de ikamet izni ile bulunan yabancı uyrukluların sayısı bir önceki aya oranla %1,3 oranında artış göstererek 1.185.701 seviyesine ulaşmıştır. Bu dönemde ikamet izinli nüfusun uyruklara göre dağılımı incelendiğinde; Türkmenistan (%15), Azerbaycan (%8) ve Suriye (%7) vatandaşlarının ilk üç sıradaki ağırlığını koruduğu görülmektedir. İlgili dönemde Türkmenistan, Azerbaycan ve Suriye uyruklu yabancıların sayısında artış gözlenmiştir. Türkmenistan uyruklu yabancıların sayısı 175.743’ten 178.954’e yükselirken, Azerbaycan uyrukluların sayısı 93.672’den 94.638’e, Suriye uyrukluların sayısı ise 80.185’ten 82.079’a ulaşmıştır.
Türkiye genelinde ikamet izni sahibi yabancı sayıları şubat ayı itibarıyla tüm kategorilerde artış göstermiştir: Türkiye’deki kısa dönem ikamet izni sahibi yabancı sayısı 432.507’den 433.475’e yükselerek %0,22 oranında sınırlı bir artış göstermiştir. Şubat ayında uyruk bazlı sıralama değişmemiş; Suriye, Türkmenistan ve Irak ilk üç sıradaki yerini koruyarak demografik istikrarını sürdürmüştür. Öğrenci ikamet izni sahibi sayısı ise 225.214’ten 226.157’ye yükselerek %0,42 oranında sınırlı bir artış göstermiştir. Bu dönemde uyruk bazlı sıralama değişmemiş; Türkmenistan, İran ve Azerbaycan ilk üç sıradaki yerini koruyarak öğrenci hareketliliğindeki demografik yapıyı sürdürmüştür. Son olarak aile ikamet izni sahibi yabancı sayısı 170.744’ten 172.687’ye yükselerek %1,14 oranında bir artış göstermiştir. Şubat ayında uyruk bazlı sıralama değişmemiş; Özbekistan, Türkmenistan ve Rusya ilk üç sıradaki yerini koruyarak aile birleşimi temelli yerleşik nüfustaki ağırlığını sürdürmüştür. Diğer ikamet izni kategorisindeki yabancı sayısı ise 342.126’dan 353.382’ye yükselerek, %3,29’luk artış oranıyla tüm ikamet türleri arasında en belirgin büyümenin yaşandığı grup olmuştur. İkamet izni türlerine göre gerçekleştirilen nicel analizde, tüm kategorilerde yukarı yönlü bir ivme kaydedilmiştir.
Türkiye’deki ikamet izinli yabancı nüfusun illere göre dağılımı incelendiğinde; İstanbul, Antalya ve Ankara ilk üç sıradaki yerini koruyarak bölgesel yoğunluğun merkezleri olmaya devam etmiştir. İstanbul’daki yabancı sayısı %0,59 artışla 593.835’e, Ankara’daki sayı %1,30 artışla 75.074’e yükselirken; en dikkat çekici büyüme %3,42’lik artış oranıyla nüfusu 114.189’a ulaşan Antalya’da kaydedilmiştir. Bu veriler, Şubat 2026 döneminde yabancı nüfus hareketliliğinin Türkiye’nin büyük metropollerinde dengeli bir artış eğilimi sergilediğini ortaya koymaktadır.
Düzensiz Göç ve Göçmen Kaçakçılığı Verileri
2026 yılı Şubat ayı içerisinde kaydedilen düzensiz göç istatistikleri incelendiğinde; mükerrer kayıtlar dahil edildiğinde 20.324, mükerrer kayıtlar hariç tutulduğunda ise 19.544 düzensiz göçmenin tespit edildiği görülmektedir. Şubat ayı içerisinde gerçekleştirilen operasyonel faaliyetler neticesinde, mükerrer tespitler de dahil olmak üzere toplam 10.333 düzensiz göçmen kayda geçmiştir. İlgili dönemin düzensiz göç verileri uyruk bazında incelendiğinde; %30’luk payla (6.099 kişi) Afganistan uyruklular ilk sırada yer almaktadır. Bu grubu %13,8 (2.817 kişi) ile Suriye, %8 (1.635 kişi) ile Özbekistan uyruklu bireyler takip etmektedir.
Aynı dönem içerisinde göçmen kaçakçılığıyla mücadele kapsamında toplam 946 vaka kayıt altına alınmıştır. Ayrıca, göç hareketliliğinin bir diğer kritik boyutu olan insan ticareti suçuna yönelik incelemelerde, Şubat ayı içerisinde 43 kişinin insan ticareti mağduru olduğu belirlenmiştir. Bu veriler, düzensiz göçle mücadelenin hem operasyonel hem de koruyucu tedbirler açısından sürekliliğini koruduğunu göstermektedir.
Geçici Koruma Kapsamındaki Suriyelilere İlişkin İstatistiksel Analiz
2026 yılı Şubat ayı itibarıyla Türkiye’de geçici koruma statüsüyle ikamet eden Suriyelilerin sayısı %0,8 oranında bir gerileme kaydederek 2.310.408 olarak tespit edilmiştir. İl bazlı veriler incelendiğinde, yabancı nüfusun yoğun olduğu merkezlerde şubat ayı itibarıyla sınırlı bir düşüş gözlemlenmiştir. İstanbul’daki yabancı sayısı 406.410’a gerileyerek %0,55 oranında bir azalma kaydetmiştir. Benzer şekilde Gaziantep’te nüfus 325.008’e düşerek %0,83 oranında, Şanlıurfa’da ise 193.842’ye gerileyerek %0,20 oranında bir azalış sergilemiştir.
Ayrıca, ilgili dönem içerisinde geçici koruma statüsündeki 31 Suriye vatandaşının üçüncü ülkelere yerleştirilme işlemleri tamamlanmıştır.
Demografik Yapı ve Yaş Gruplarına Göre Dağılım:
Şubat ayı sonu verilerine göre, geçici koruma kapsamındaki nüfusun cinsiyet dağılımı 1.118.731 (%48,4) kadın ve 1.191.677 (%51,6) erkek olarak kayıtlara geçmiştir. Aylık değişimler incelendiğinde; kadın nüfusunda %0,7, erkek nüfusunda ise yaklaşık %0,9 oranında bir azalma yaşandığı görülmektedir.
Yaş grupları bazında yapılan analizde, özellikle genç nüfus üzerindeki düşüş ivmesi dikkat çekmektedir:
- 0-4 Yaş Grubu: Bu yaş aralığındaki çocuk nüfusu %1,4 oranında azalarak 309.218’e gerilemiştir.
- 18 Yaş Altı Nüfus: 18 yaşın altındaki Suriyelilerin toplam sayısı %0,7’lik bir düşüşle 1.097.442 olarak kaydedilmiştir.
- 65 Yaş ve Üstü Nüfus: Yaşlı nüfus grubunda ise %0,4 oranında sınırlı bir düşüş yaşanmış ve sayı 36.374 olmuştur.
Sonuç
Şubat 2026 dönemine ait 29 günlük veriler üzerinden yapılan inceleme, Türkiye’deki uluslararası göç hareketlerinin mevcut eğilimlerindeki değişim ve süreklilikleri yansıtmaktadır.
Şubat 2026 verileri, Türkiye’de ikamet izni ile bulunan yabancı nüfusun genel olarak istikrarlı ve sınırlı bir artış eğilimi sergilediğini göstermektedir. Uyruk dağılımında ve ikamet izni türlerine göre sıralamalarda önemli bir değişiklik yaşanmaması, yabancı nüfusun demografik yapısının kısa vadede büyük ölçüde korunduğuna işaret etmektedir. Bununla birlikte bazı ikamet kategorilerinde ve belirli şehirlerde gözlenen görece daha yüksek artış oranları, yabancı nüfus hareketliliğinin belirli alanlarda yoğunlaştığını göstermektedir. Genel çerçevede değerlendirildiğinde, söz konusu dönemde Türkiye’de ikamet izniyle bulunan yabancı nüfusun hem uyruk dağılımı hem de mekânsal yerleşim açısından dengeli ve öngörülebilir bir seyir izlediği söylenebilir.
Şubat 2026 dönemine ait düzensiz göç verileri, Türkiye’de düzensiz göç hareketliliğinin belirli uyruklar etrafında yoğunlaşarak devam ettiğini göstermektedir. Aynı dönemde göçmen kaçakçılığı vakalarına ilişkin kayıtların ve insan ticareti mağdurlarının tespit edilmesi, düzensiz göç olgusunun yalnızca sınır geçişleriyle sınırlı olmayıp farklı boyutlar içeren bir yapıya sahip olduğunu ortaya koymaktadır. Bu çerçevede söz konusu veriler, düzensiz göçle mücadele kapsamında yürütülen operasyonel faaliyetler ile koruyucu mekanizmaların birlikte ele alındığı çok yönlü bir yaklaşımın sürdürüldüğünü göstermektedir.
Şubat 2026 verileri, Türkiye’de geçici koruma kapsamındaki Suriyeli nüfusun genel olarak düşüş eğilimi sergilediğini göstermektedir. İl bazlı dağılım incelendiğinde, Suriyeli nüfusun yoğun bulunduğu şehirlerde de benzer şekilde küçük ölçekli azalma yaşandığı görülmektedir. Demografik yapı açısından değerlendirildiğinde ise cinsiyet dağılımının dengeli görünümünü koruduğu, yaş grupları içinde özellikle çocuk ve genç nüfusta daha belirgin bir düşüşün öne çıktığı anlaşılmaktadır. Genel olarak söz konusu veriler, geçici koruma kapsamındaki Suriyeli nüfusun demografik yapısının büyük ölçüde korunmakla birlikte toplam nüfus büyüklüğünde kademeli bir düşüş eğiliminin sürdüğüne işaret etmektedir.

