
- Göç Araştırmaları Vakfı -
- 31 Ocak 2026
2026 yılı Ocak ayı içerisinde Türkiye’deki uluslararası göç hareketliliğinde meydana gelen değişimleri tespit etmek amacıyla; T.C. İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Başkanlığı (GİB) tarafından paylaşılan 29 Ocak 2026 tarihli veriler, 31 Aralık 2025 tarihli istatistikler baz alınarak karşılaştırmalı analize tabi tutulmuştur.
Söz konusu inceleme, toplam 29 günlük bir kesiti kapsamakta olup raporun ilerleyen bölümlerinde bu zaman zarfında göç istatistiklerinde gözlemlenen temel eğilimler, sayısal veriler ve yapısal değişimler akademik bir perspektifle değerlendirilecektir.
İkamet İzni ve Bölgesel Yoğunluk
2026 yılı Ocak ayı verilerine göre Türkiye’de ikamet izni ile bulunan yabancı uyrukluların sayısı bir önceki aya oranla %1,62 oranında artış göstererek 1.170.591 seviyesine ulaşmıştır. Bu dönemde ikamet izinli nüfusun uyruklara göre dağılımı incelendiğinde; Türkmenistan (%15), Azerbaycan (%8) ve Suriye (%7) vatandaşlarının ilk üç sıradaki ağırlığını koruduğu görülmektedir. İlgili dönemde, en belirgin artış oranının %3,2 ile Türkmenistan vatandaşlarında olduğu tespit edilmiştir. Bu grubu sırasıyla %1,7 ile Azerbaycan ve %0,9 ile Suriye uyruklu kişiler takip etmektedir.
Kısa dönem ikamet izinlerinin uyruk bazlı dağılımı incelendiğinde, ikinci ve üçüncü sıralarda yer alan Türkmenistan ve Irak’ın yer değiştirdiği; Ocak 2026 itibarıyla sıralamanın Suriye, Türkmenistan ve Irak şeklinde güncellendiği tespit edilmiştir. Bu değişim, ilgili uyrukların ülkedeki dönemsel hareketliliğinin bir yansıması olarak değerlendirilmektedir.
Öğrenci ikamet izinleri incelendiğinde, uyruk bazlı dağılımda bir önceki aya göre herhangi bir farklılık gözlemlenmemiş. Türkmenistan, İran ve Azerbaycan uyruklu yabancılar ilk üç sıradaki yerlerini korumuştur. Buna karşın, aile ikamet izinlerinin uyruk hiyerarşisinde değişim yaşandığı tespit edilmiştir. Bir önceki dönemde Özbekistan, Rusya ve Türkmenistan şeklinde olan sıralama; Ocak 2026 itibarıyla Türkmenistan’ın Rusya’nın önüne geçmesiyle Özbekistan, Türkmenistan ve Rusya olarak güncellenmiştir.
İkamet izni türlerine göre gerçekleştirilen nicel analizde, tüm kategorilerde yukarı yönlü bir ivme kaydedilmiştir. Kısa dönem ikamet izinleri %1,3 oranında bir artışla 432.507 seviyesine yükselmiştir. En yüksek oransal büyüme %2,2 ile öğrenci ikamet izinlerinde gözlemlenmiş ve toplam sayı 225.214’e ulaşmıştır. Aile ikamet izinleri ise %1,4 oranında artarak 170.744 olarak kaydedilmiştir. Bunların dışında kalan diğer ikamet izni türlerinin toplamı 342.126’ya ulaşmış olup, bu veri bir önceki aya oranla %1,8’lik bir genişlemeye tekabül etmektedir.
Bölgesel bazda ikamet izinli yabancı nüfusun yoğunlaştığı iller incelendiğinde; ilk sırada yer alan İstanbul’da %1,8 oranında bir artış yaşandığı görülmektedir. İkinci sıradaki Antalya’da %0,8, üçüncü sıradaki Ankara’da ise %1,2 oranında bir yükseliş meydana gelmiştir. Bu veriler, Ocak 2026 döneminde yabancı nüfus hareketliliğinin Türkiye’nin büyük metropollerinde dengeli bir artış eğilimi sergilediğini ortaya koymaktadır.
Düzensiz Göç ve Göçmen Kaçakçılığı Verileri
2026 yılı Ocak ayı içerisinde kaydedilen düzensiz göç istatistikleri incelendiğinde; mükerrer kayıtlar dahil edildiğinde 9.991, mükerrer kayıtlar hariç tutulduğunda ise 9.760 düzensiz göçmenin tespit edildiği görülmektedir. Tespit edilen düzensiz göçmenlerin uyruk bazlı dağılımında; 3.053 kişi ile Afganistan (%30,6) en yüksek paya sahip grup olarak öne çıkmaktadır. Bu grubu sırasıyla 1.201 kişi ile Suriye (%12) ve 825 kişi ile Özbekistan (%8) uyruklu yabancılar takip etmektedir.
Aynı dönem içerisinde göçmen kaçakçılığıyla mücadele kapsamında toplam 818 vaka kayıt altına alınmıştır. Ayrıca, göç hareketliliğinin bir diğer kritik boyutu olan insan ticareti suçuna yönelik incelemelerde, Ocak ayı içerisinde 21 kişinin insan ticareti mağduru olduğu belirlenmiştir. Bu veriler, düzensiz göçle mücadelenin hem operasyonel hem de koruyucu tedbirler açısından sürekliliğini koruduğunu göstermektedir.
Geçici Koruma Kapsamındaki Suriyelilere İlişkin İstatistiksel Analiz
2026 yılı Ocak ayı itibarıyla Türkiye’de geçici koruma statüsüyle ikamet eden Suriyelilerin sayısı %0,8 oranında bir gerileme kaydederek 2.329.547 olarak tespit edilmiştir. Söz konusu azalış trendi, Suriyeli nüfusun en yoğun olduğu illerde de paralellik göstermiştir. Bu kapsamda; İstanbul’daki Suriyeli nüfusu %0,4 oranında azalarak 408.608’e, Gaziantep’te %0,8 oranında bir düşüşle 327.732’ye ve Şanlıurfa’da %1,5 oranında azalışla 194.223 seviyesine gerilemiştir. Ayrıca, ilgili dönem içerisinde geçici koruma statüsündeki 21 Suriye vatandaşının üçüncü ülkelere yerleştirilme işlemleri tamamlanmıştır.
Demografik Yapı ve Yaş Gruplarına Göre Dağılım:
Ocak ayı sonu verilerine göre, geçici koruma kapsamındaki nüfusun cinsiyet dağılımı 1.127.416 (%48,4) kadın ve 1.202.131 (%51,6) erkek olarak kayıtlara geçmiştir. Aylık değişimler incelendiğinde; kadın nüfusunda %0,7, erkek nüfusunda ise %0,9 oranında bir azalma yaşandığı görülmektedir.
Yaş grupları bazında yapılan analizde, özellikle genç nüfus üzerindeki düşüş ivmesi dikkat çekmektedir:
- 0-4 Yaş Grubu: Bu yaş aralığındaki çocuk nüfusu %1,5 oranında azalarak 313.659’a gerilemiştir.
- 18 Yaş Altı Nüfus: 18 yaşın altındaki Suriyelilerin toplam sayısı %1,2’lik bir düşüşle 1.105.200 olarak kaydedilmiştir.
- 65 Yaş ve Üstü Nüfus: Yaşlı nüfus grubunda ise %0,4 oranında sınırlı bir azalış yaşanmış ve sayı 36.537 olmuştur.
Sonuç
Ocak 2026 dönemine ait 29 günlük veriler üzerinden yapılan inceleme, Türkiye’deki uluslararası göç hareketlerinin mevcut eğilimlerindeki değişim ve süreklilikleri yansıtmaktadır.
2026 yılı Ocak ayı verileri, Türkiye’deki yasal yerleşik yabancı nüfusun tüm ikamet kategorilerinde istikrarlı bir artış eğilimi sergilediğini ortaya koymaktadır. Bu dönemde özellikle öğrenci ikamet izinlerindeki artış, ülkenin uluslararası eğitim alanındaki cazibesini koruduğuna işaret ederken aile ve kısa dönem izinlerindeki uyruk bazlı hiyerarşik değişimler, yerleşiklik tercihlerinin dinamik bir seyir izlediğini kanıtlamaktadır. Türkmenistan vatandaşlarının farklı ikamet türlerinde ön plana çıkan demografik ağırlığı ve büyük metropollerdeki dengeli yoğunlaşma, göç hareketliliğinin sosyo-ekonomik merkezlere odaklandığını göstermektedir.
Ocak 2026 verileri, düzensiz göçle mücadelenin tüm hızıyla devam ettiğini ve denetimlerin sürdüğünü göstermektedir. Afganistan ve Suriye uyruklu kişilerin ağırlıkta olduğu bu hareketliliğe karşı yapılan operasyonlar, yasa dışı geçişleri önleme noktasındaki kararlılığı yansıtmaktadır. Ayrıca mağdur durumdaki kişilerin tespit edilmesi, güvenlik önlemleri alınırken insani boyutun da göz önünde bulundurulduğunu kanıtlamaktadır. Sonuç olarak bu ay, hem sınır güvenliğinin hem de koruyucu tedbirlerin öncelikli olduğu bir dönem olmuştur.
Ocak 2026 verileri, Türkiye’deki geçici koruma altındaki Suriyeli nüfusun hem ülke genelinde hem de yoğun olarak bulundukları büyükşehirlerde aşağı yönlü bir eğilim sergilediğini göstermektedir. Bu düşüşün sadece genel toplamda değil; kadın, erkek ve tüm yaş gruplarına yayılmış olması, nüfus hareketliliğinin genel bir seyir izlediğini kanıtlamaktadır. Özellikle çocuk ve genç nüfus oranlarındaki gerileme, demografik yapıda bir değişim yaşandığını ortaya koyarken; yaşlı nüfustaki sınırlı azalış bu grubun daha yerleşik bir profil çizdiğine işaret etmektedir. Sonuç olarak bu dönem, geçici koruma kapsamındaki nüfusun hem coğrafi hem de demografik olarak azalma eğiliminde olduğu bir süreç olarak değerlendirilmektedir.

