
- Göç Araştırmaları Vakfı -
- 31 Mayıs 2026
2026 yılı mayıs ayı içerisinde Türkiye’deki uluslararası göç hareketliliğinde meydana gelen değişimleri tespit etmek amacıyla; T.C. İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Başkanlığı (GİB) tarafından paylaşılan 28 Mayıs 2026 tarihli veriler, 30 Nisan 2026 tarihli istatistikler baz alınarak karşılaştırmalı analize tabi tutulmuştur.
Söz konusu inceleme toplam 29 günlük bir kesiti kapsamakta olup raporun ilerleyen bölümlerinde bu zaman zarfındaki göç istatistiklerine dair güncel veriler arası karşılaştırmalar sunulacaktır.
İkamet İzni ve Bölgesel Yoğunluk
2026 yılı mayıs ayı verilerine göre Türkiye’de ikamet izni ile bulunan yabancı uyrukluların sayısı bir önceki aya oranla %0,7 oranında artış göstererek 1.237.343 seviyesine ulaşmıştır. Bu dönemde ikamet izinli nüfusun uyruklara göre dağılımı incelendiğinde; Türkmenistan (%15,2), Azerbaycan (%7,8) ve Suriye (%6,8) vatandaşlarının ilk üç sıradaki ağırlığını koruduğu görülmektedir. İlgili dönemde Türkmenistan uyruklu yabancıların sayısı %2,1, Suriye uyruklu yabancıların sayısı ise %0,5 oranında artmıştır. Buna karşılık, Azerbaycan uyruklu yabancıların sayısında %0,14 oranında sınırlı bir düşüş gerçekleşmiştir.
Mayıs 2026 verilerine göre Türkiye’deki ikamet izinli yabancı nüfusun statü bazlı dağılımı incelendiğinde, kategoriler arasında farklılaşan hareketlilikler dikkat çekmektedir. Kısa dönem ikamet izni sahibi yabancı sayısı bir önceki aya kıyasla yüzde 0,85 oranında azalarak 430.063’e gerilemiştir. Bununla birlikte bu statüdeki nüfusun ülke bazlı bileşiminde kayda değer bir dönüşüm gözlemlenmemekte; Suriye, Türkmenistan ve Irak uyruklu kişiler ilk üç sıradaki konumlarını korumaktadır.
Öğrenci ikamet izni sahibi yabancı sayısı aynı dönemde yüzde 0,6 oranında gerileyerek 226.242’ye düşmüştür. Bu kategoride Türkmenistan, İran ve Azerbaycan uyrukluların ilk sıralardaki konumlarını koruması, öğrenci hareketliliğinin ülke bazlı dağılımında yapısal bir dönüşüm yaşanmadığına işaret etmektedir. Aile ikamet izni sahibi sayısı da yüzde 0,6’lık sınırlı bir düşüşle 173.003’e gerilemiş; Özbekistan, Türkmenistan ve Rusya Federasyonu uyrukluların bu kategorideki ağırlığı sürmüştür. Söz konusu veriler, aile ikamet izinleri bakımından ülke uyrukları dağılımının istikrarlı seyrini koruduğunu ortaya koymaktadır.
İnceleme döneminin en dikkat çekici bulgusu, tüm ikamet türleri arasında en yüksek büyüme oranını kaydeden “diğer ikamet izinleri” kategorisinde gözlemlenmiştir. Bu grup yüzde 3,8’lik artışla 408.035’e yükselmiş ve dönemin öne çıkan demografik hareketini oluşturmuştur. Genel bir değerlendirme yapıldığında, Türkiye’deki ikamet izinli yabancı nüfusun ülke bazlı bileşiminin büyük ölçüde istikrarını koruduğu; en belirgin sayısal değişimin ise “diğer” ikamet kategorisinde yaşandığı görülmektedir.
Türkiye’deki ikamet izinli yabancı nüfusun illere göre dağılımı incelendiğinde, İstanbul, Antalya ve Ankara’nın ilk üç sıradaki konumlarını koruyarak bölgesel yoğunluğun başlıca merkezleri olmayı sürdürdüğü görülmektedir. İstanbul’daki yabancı sayısı yüzde 0,8’lik sınırlı bir düşüşle 592.689’a, Ankara’daki sayı ise yüzde 0,09’luk düşüşle 77.125’e gerilemiştir. İnceleme döneminin en dikkat çekici il bazlı hareketi Antalya’da gözlemlenmiş; yabancı nüfus yüzde 6,4’lük artışla 144.113’e yükselerek bu ilde belirgin bir büyüme eğilimi kaydedilmiştir.
Düzensiz Göç ve Göçmen Kaçakçılığı Verileri
Mayıs ayı itibarıyla tespit edilen düzensiz göçmen sayısı aylık bazda 10.740 olarak kaydedilmiştir. Yıl genelinde mükerrer kayıtlar dahil toplam tespit sayısı bir önceki döneme kıyasla yüzde 23,7 oranında artarak 55.970’e ulaşmış; mükerrer kayıtlar arındırıldığında ise yıllık bazda tespit edilen düzensiz göçmen sayısının 51.807 olduğu görülmektedir.
Uyruk bazlı dağılım incelendiğinde, ilgili dönemde en yüksek artış oranlarının Afganistan, Suriye ve Özbekistan uyruklu kişilerde gözlemlendiği dikkat çekmektedir. Afgan uyruklu düzensiz göçmen tespitlerinde yüzde 21,4, Özbek uyruklu tespitlerde yüzde 19,5 ve Suriyeli tespitlerde yüzde 19,1 oranında artış kaydedilmiştir. Bu veriler, düzensiz göç hareketlerinin belirli ülke uyrukları üzerinde yoğunlaştığını ve söz konusu eğilimin dönemsel bir istikrar sergilediğini ortaya koymaktadır.
Aynı dönem içerisinde göçmen kaçakçılığıyla mücadele kapsamında toplam 1047 vaka kayıt altına alınmıştır. Ayrıca, göç hareketliliğinin bir diğer kritik boyutu olan insan ticareti suçuna yönelik incelemelerde, mayıs ayı içerisinde 14 kişinin insan ticareti mağduru olduğu belirlenmiştir. Bu veriler, düzensiz göçle mücadelenin yanı sıra göçmen kaçakçılığı ve insan ticareti gibi suçlara karşı yürütülen operasyonel sürecin kapsamını ortaya koymaktadır.
Geçici Koruma Kapsamındaki Suriyelilere İlişkin İstatistiksel Analiz
2026 yılı mayıs ayı itibarıyla Türkiye’de geçici koruma statüsüyle ikamet eden Suriyelilerin sayısı %0,68 oranında bir gerileme kaydederek 2.264.983 olarak tespit edilmiştir. İl bazlı dağılım incelendiğinde, geçici koruma altındaki Suriyeli nüfusun en yoğun olduğu illerde sınırlı düzeyde düşüşler gözlemlenmiştir. İstanbul’daki Suriyeli sayısı yüzde 0,67 oranında gerileyerek 399.475’e düşerken Gaziantep’te yüzde 0,74 oranında azalarak 318.818’e, Şanlıurfa’da ise yüzde 0,6 oranında gerileyerek 191.647’ye ulaşmıştır. Ayrıca, ilgili dönem içerisinde geçici koruma statüsündeki 22 Suriye vatandaşının üçüncü ülkelere yerleştirilme işlemleri tamamlanmıştır.
Demografik Yapı ve Yaş Gruplarına Göre Dağılım:
Mayıs ayı sonu verilerine göre, geçici koruma kapsamındaki nüfusun cinsiyet dağılımı 1.098.163 (%48,5) kadın ve 1.166.820 (%51,5) erkek olarak kayıtlara geçmiştir. Aylık değişimler incelendiğinde; kadın nüfusunda %0,65, erkek nüfusunda ise yaklaşık %0,71 oranında bir azalma yaşandığı görülmektedir.
Yaş grupları bazında yapılan analizde, özellikle genç nüfus üzerindeki düşüş ivmesi dikkat çekmektedir:
- 0-4 Yaş Grubu: Bu yaş aralığındaki çocuk nüfusu %1,7 oranında azalarak 295.779’a gerilemiştir.
- 18 Yaş Altı Nüfus: 18 yaşın altındaki Suriyelilerin toplam sayısı %0,68’lik bir düşüşle 1.076.067 olarak kaydedilmiştir.
- 18-64 Yaş Arası Nüfus: 18–64 yaş arası nüfus, %0,67 oranında azalarak 1.153.522’ye gerilemiştir.
- 65 Yaş ve Üstü Nüfus: Yaşlı nüfus grubunda ise %1,34 oranında sınırlı bir düşüş yaşanmış ve sayı 35.394 olmuştur.
Sonuç
Mayıs 2026 dönemine ait 29 günlük veriler üzerinden yapılan inceleme, Türkiye’deki uluslararası göç hareketlerinin mevcut eğilimlerindeki değişim ve süreklilikleri yansıtmaktadır.
Mayıs 2026 itibarıyla ikamet izniyle Türkiye’de bulunan yabancı uyruklu sayısında bir önceki aya kıyasla sınırlı bir artış gözlemlenmiş; ülke bazlı dağılım ve statü yapısı büyük ölçüde istikrarını korumuştur. Türkmenistan, Azerbaycan ve Suriye uyrukluların ilk sıralardaki konumlarını sürdürmesi, ikamet izinli nüfusun ülke bileşiminde yapısal bir süreklilik bulunduğunu teyit etmektedir. Statü bazlı dağılımda ise kısa dönem, öğrenci ve aile ikamet izinlerinde sınırlı düşüşler yaşanırken “diğer ikamet izinleri” kategorisindeki belirgin artış dönemin en dikkat çekici gelişmesi olarak öne çıkmaktadır. Bölgesel dağılım açısından İstanbul ve Ankara’daki sınırlı gerilemeye karşın Antalya’daki kayda değer artış, yabancı nüfusun coğrafi yoğunlaşma örüntüsünde kısmi bir dönüşümün işaretlerini taşımaktadır.
Mayıs ayında düzensiz göç tespitlerinde önceki döneme kıyasla bir artış eğilimi gözlemlenmiştir. Afganistan, Suriye ve Özbekistan uyruklu kişilerdeki yoğunlaşma, düzensiz göç hareketlerinin belirli coğrafyalarla bağlantısının sürdüğüne işaret etmektedir. Aynı dönemde göçmen kaçakçılığı vakalarının ve insan ticareti mağdurlarının tespit edilmiş olması, düzensiz göçün beraberinde getirdiği koruma ihtiyaçlarını gündeme taşımaktadır.
Geçici koruma kapsamındaki Suriyeli nüfusa ilişkin veriler değerlendirildiğinde, 2026 yılı Mayıs dönemi itibarıyla hem toplam sayı hem de il bazlı dağılımda sınırlı düzeyde bir gerileme kaydedildiği görülmektedir. En yoğun nüfusa ev sahipliği yapan İstanbul, Gaziantep ve Şanlıurfa’da gözlemlenen düşüşler, genel eğilimle uyumlu olmakla birlikte il bazında farklılaşan hız ve örüntüler dikkat çekmektedir. Cinsiyet dağılımında belirgin bir değişim yaşanmamış; kadın ve erkek nüfus oranları önceki dönemin yakınında düşüş seyretmiştir. Yaş gruplarına göre dağılım incelendiğinde, düşüşün tüm demografik kategorilerde görece dengeli bir seyir izlediği görülmektedir. En belirgin gerileme 0-4 yaş grubunda kaydedilirken 18 yaş altı ve 18-64 yaş arası nüfusta düşüş oranlarının birbirine yakın seyrettiği dikkat çekmektedir. 65 yaş ve üstü nüfusta ise diğer yaş gruplarıyla kıyaslandığında daha sınırlı bir değişim gözlemlenmiştir.
