Tag Archives: YTB

İslamofobi ile Mücadele Çalıştayı İstanbul’da başladı

YTB katkılarıyla, GAV ve CCIF işbirliğinde düzenlenen “İslamofobi ile Mücadele” çalıştayı başladı.

“İslamofobi ile Mücadele: Kapsamlı ve Etkin Çözümlere Doğru” başlıklı çalıştay, bugün (10 Mart) İstanbul’da başladı. İki gün boyunca devam edecek olan çalıştaya Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı’nın (YTB) katkılarıyla Göç Araştırmaları Vakfı (GAV) ve İslamofobi ile Mücadele Kolektifi (CCIF) ev sahipliği yapıyor.

Çalıştay, İslamofobi’yeilişkin farklı konuların detaylı olarak ele alındığı oturumlar öncesinde, açılış konuşmaları ile başladı. Açılış konuşmalarından ilkini gerçekleştiren CCIF Türkiye Temsilcisi Fırat Daş, İslamofobi’snin 11 Eylül sonrasında şiddetle arttığını ve buna karşı mücadelede en temel aktörlerin medya, basın ve sivil toplum kuruluşları olması gerektiğini vurguladı. CCIF Temsilcisi Daş’ın ardından selamlama konuşması gerçekleştiren Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu (TİHEK) Başkanı Süleyman Arslan ise İslamofobi’nin dünyada geniş bir coğrafyaa yayılarak küresel bir olgu hâline geldiğine işaret etti.

Köse: “İslamofobi’nin zihinsel altyapısı araştırılmalı”

Çalıştay kapsamında konuşma yapan bir diğer isim ise YTB Başkanı Mehmet Köse oldu. Mehmet Köse, İslamofobi meselesinin zihinsel altyapısını oluşturan temel kavramların tartışılmasını ve bu kapsamda atılması gereken adımların ivedilikle belirlenmesi gerektiğini dile getirdi.

İslamofobi’nin marjinal bir düşünce olmaktan çıktığını vurgulayan Köse, “Bir zamanların marjinal olan söylemleri günümüzde popüler kültürün bir parçası hâline geldi. Birçok kesim tarafından kabul görmeyen pek çok yaklaşım bu minvalde normal karşılanmaya başlandı. Dolayısıyla başta devletlerin ve uluslararası örgütlerin bu konuda önlem almaları büyük bir önem arz ediyor” diyerek sorunun çözümünde kamu kurumlarının rolünün büyük olduğunu vurguladı.
Mehmet Köse, Ssvil toplum kuruluşlarının da İslamofobi ile mücadelede önemli bir rolü olduğu görüşünde. Köse, sivil toplumun özellikle önleyici etkilerinin olabileceğini düşünüyor: “Bizim amacımız ise siyasi mücadeleye gerek kalmadan en temel sosyal hakların teminat altına alınmasını sağlamaktır. Bu bağlamda sivil toplum kuruluşlarına da büyük görev düşmektedir.”

Yeneroğlu: “Küreselleşen dünyada ırkçı yaklaşımlara yer yok”

YTB Başkanı Köse’nin ardından Göç Araştırmaları Vakfı Başkanvekili ve AK Parti İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu da açılış konuşmaları bağlamında konuştu. Yeneroğlu, Müslümanlarının en büyük sorunlarının başında dışlanmanın, ırkçılığın, ayrımcılığın geldiğini belirtirken özellikle son dönemde İslamofobik vakaların had safhaya ulaştığını ifade etti. “Almanya’da 2017 istatistiklerine göre her gün üç İslam karşıtı saldırı olmakta, bu da Avrupa ülkelerinde gelinen son noktayı gösteriyor” diyen Yeneroğlu, dün gece (9 Mart) Lauffen’de yaşanan cami saldırısını örnek vererek bu tip vakaların artık sadece aşırı sağdan gelmediğini vurguladı: “Lauffen’de yaşanan olaya benzer saldırıları eskiden ırkçı dazlaklar yapıyordu. Şimdi bunu PKK’lılar da yapmaya başladı.”

Saldırıların failleri değişse de devletin bu saldırıları aydınlatma konusunda isteksiz olduğuna ilişkin sitemde bulunan Yeneroğlu, “Bu tür saldırılarda failler bir türlü bulunamıyor. Buradaki temel problem de esasında devletin Müslümanlara yönelik saldırıların üstüne gitmemesi” dedi. Yeneroğlu bu gibi durumların önüne geçmek için sivil toplum inisiyatiflerinin önemini vurgularken çalıştayın bu amaca hizmet edebileceğini söyledi: “Kamuoyunda bu olaylardan pek bahsedilmiyor. Halbuki küreselleşen dünyada ırkçı yaklaşımlara artık yer olmamalı. Dolayısıyla bunları daha fazla duyurmak ve kamuoyu hassasiyetini çekmek için dünyanın her bölgesinden gelen uzmanlarla gerçekleştireceğimiz bu çalıştay oldukça arz ediyor.”

Kalın: “Ötekileştirilmeyi reddetmeliyiz”

Çalıştayın spesifik oturumları öncesi yapılan açılış konuşmalarında son olarak Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın söz aldı. İslamofobi olgusuna Batı-İslam İlişkileri çerçevesinde değinen Kalın, ırkçı söylemlerin geçmişte aşırı olarak nitelendirildiğini ancak günümüzde giderek normalleşmeye başladığını dile getirirken “Batı’da üretilen sahte sorunların gerçek problemlere sebep gösterildiğini” belirtti.

Batı toplumunda yaygın olan Müslüman imajını eleştiren İbrahim Kalın, basmakalıp yargıların gerçeklikle bağdaşmadığını söyledi. Kalın, sözlerinin devamında Müslüman devletlerin sahip oldukları güçle orantısız bir şekilde tehdit olarak görüldüğünü belirtti: “Bugün objektif olarak baktığımız zaman dünyanın en büyük orduları İslam ülkelerinde değil, Müslüman ülkeler de dünyanın en büyük ekonomilerine sahip değil. Nükleer silahlar bir-iki ülke haricinde neredeyse hiçbir İslam ülkesinin elinde değil. Nüfus yoğunluğuna bakıldığında Avrupa’da yaşayan Müslümanların sayısı belli. Ancak öyle bir hava yaratılıyor ki sanki yarın apokaliptik bir savaş olacak ve Müslüman ülkeler dünyanın en ileri silah teknolojileri ile ortaya çıkıp Batı toplumlarını ortadan kaldıracak. Böyle bir şey yok.”

İbrahim Kalın, genel kanının aksine “İşgal edilen ülkeler Müslüman ülkeler, ayrımcılığa uğrayanlar yine Müslüman toplumlar. Ancak tüm bunlara rağmen fatura yine Müslümanlara kesiliyor” dedi.

Kalın, konunun ciddiyetine dair net bir tutumun gerekliliğine işaret ederek “eğer bugün bir tedbir alınmazsa İslamofobik yaklaşımlar yarın Avrupa’da, Batı dünyasında başka felaketlere yol açabilir” diyerek İslamofobinin muhtemel olumsuz sonuçlarını hatırlattı.

İslamofobi ile mücadele için Batı’da yaşayan Müslümanlara da büyük bir görev düştüğü görüşünde olan Kalın, “Orada yaşayan Müslüman toplulukların, kendi temel hak ve hürriyetlerini savunma konusunda daha büyük bir gayret içinde olmaları gerekiyor. Bununla birlikte İslam karşıtlığının modern dünyanın yeni normali olarak kabul edilmesine her fırsatta karşı çıkmamız gerekiyor. Biz nasıl başkalarını ötekileştirmeden sarfınazar etmeliysek, başkaları tarafından ötekileştirilmeyi de reddetmek durumundayız” dedi.

Açılış konuşmalarının ardından başlayan çalıştay, yarın (11 Mart) ikinci gün oturumlarının gerçekleştirilmesi ardından bitecek. Çalıştaya ilişkin rapor daha sonra GAV ve CCIF tarafından yayınlanacak.

 

Yurtdışında yaşayan gençler Türkiye’de staj yapabilecek

Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) tarafından düzenlenen program, eğitimine Türkiye dışında devam eden gençlere Türkiye’deki kurum ve kuruluşlarda staj yapma imkânı sunuyor.

Yurt dışında yaşayıp Türkiye vatandaşı veya mavi kart sahibi olan gençler, iş hayatına başlamadan önce tecrübe kazanmak için artık Türkiye’deki devlet kurum ve kuruluşlarında staj yapma imkânına sahip olabiliyor.

Başbakanlık Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) tarafından düzenlenen “Türkiye Stajları” programıyla lisans ve yüksek lisans öğrenimlerine devam eden veya yeni mezun olmuş kişiler, kamu kurum ve kuruluşlarında dört hafta süreyle staj yapabilecek. Staj süresince konaklama masrafları karşılanacak öğrencilere yönelik eğitim ve kültür programları da düzenlenecek.

YTB Başkanı Mehmet Köse yurtdışında yükseköğrenime devam eden 200 bin civarında Türk vatandaşının bulunduğunu ifade ederek bu kişilerin istihdam sorununa dikkat çekti.

“Türkiye’nin, başka ülkelerde yaşayan gençlerini eğitim alanında desteklemesi ve kendi birikimini onlara aktarması, gençlerimizin bulundukları toplumlarda daha saygın bireyler olarak yer edinmelerine katkı sağlayacaktır” diyen Köse, Türkiye Stajları’nın gençlere Türkiye’deki kamu sektöründe staj imkânı sunduğunu belirtti.

Katılım koşulları

Türkiye Stajları Programı’na katılmak için yükseköğrenim gören veya yeni mezun olmuş gençlerin 1991-1999 yılları arasında doğmuş olması ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olması veya mavi kart sahibi olması gerekiyor. Staj programına Türk toplumunun yoğun olarak yaşadığı Avrupa’nın yanı sıra ABD, Kanada ve Avustralya’dan da başvuru yapılabiliyor.

3 dönem halinde gerçekleşecek programın ilk etabı 2-27 Temmuz 2018, ikincisi 3-28 Eylül 2018’de; sonuncusu ise 7 Ocak-1 Şubat 2019’da gerçekleşecek.

1 Şubat’ta başlayacak başvurularda son tarihler de başvurulacak döneme göre değişiyor. İlk döneme başvurmak isteyen gençlerin 30 Nisan’a kadar başvurmaları gerekirken ikinci dönem için 30 Haziran’a kadar süre var. Üçüncü döneme başvurmak için ise son tarih 31 Ekim 2018.

Başvurular YTB’nin internet sitesi üzerinde online gerçekleşecek. Adayların sisteme kayıt yaptıktan sonra istenen belgeleri sisteme yüklemesi gerekiyor.

Gençlik Köprüleri programına başvurular başladı

YTB tarafından yürütülen Evliya Çelebi Gençlik Köprüleri Destek Programı’nın ikinci dönemine ilişkin başvurular başladı.

T.C. Başbakanlık Yurtdışı Türkler Başkanlığı (YTB) tarafından diasporada yaşayan gençlerin Türkiye ile bağlarının güçlendirilmesi amacıyla yürütülen Evliya Çelebi Gençlik Köprüleri Destek Programı’nın başvuruları başlamış durumda. Başvurular 29 Eylül tarihine kadar sürecek ve internet üzerinden yapılacak.

Programa, yurt dışında gençlik alanında faaliyet yürüten Türk sivil toplum kuruluşları ve kar amacı gütmeyen eğitim kurumları başvurabilecek. Projeye başvuracak kuruluşların aynı zamanda Türkiye’den bir proje ortağı kuruluş bulması da gerekiyor. Herhangi bir kuruluşun proje ortağı olarak kabul edilmesi için Türkiye’de gençlik alanında faaliyet göstermesi, kâr amacı gütmeyen bir sivil toplum kuruluşu veya bir yerel yönetim kuruluşu olması gerekiyor.

Program kapsamında, diasporada ikamet etmekte olan gençler Türkiye’de gezi, seminer ve atölye programlarına katılacak; gençlerin yurtdışı ve yurtiçi ulaşım giderleri YTB tarafından karşılanacak. Gençlerin geziler, seminerler ve atölyelere gidecekleri rotalar YTB tarafından belirlenmiş durumda. Her biri dört şehir içeren rotalar ise şöyle:

  1. Rota: İstanbul-Bursa-Çanakkale-Edirne
  2. Rota: İstanbul-Ankara-Konya-Nevşehir
  3. Rota: Ordu-Giresun-Trabzon-Rize
  4. Rota: Hatay-Şanlıurfa-Gaziantep-Mardin

Bu şehirlerde gençler, tarihi ve kültürel mekânlara gerçekleştirecekleri ziyaretin yanı sıra tarih, kültür, sanat, edebiyat ve medeniyet temalı seminerler ile atölye çalışmalarına katılacaklar. Söz konusu çalışmalar, şehirlerin kültürüne odaklanacak ve şehre özgün olacak şekilde planlanmış.

1-17 Kasım tarihlerinde sonuçları açıklanacak destek programına başvuru yapmak isteyen kuruluşların, YTB’nin internet sitesinde yer alan başvuru rehberini incelemesi gerekiyor.