Tag Archives: taşınacak

Fransa’da belediye alternatif menüyü kaldırdı

Fransa’da Ulusal Cepheli (FN) Belediye Başkanı, okul kantinlerinde domuz eti yemeyenler için hazırlanan alternatif menüleri kaldırdı.

Fransa’nın güneyindeki Gard Departmanı’nda bulunan Beaucaire Belediyesi, skandal bir uygulamaya imza attı. Okul kantinlerinde domuz eti yemeyen öğrenciler için bulunan alternatif menüleri kaldırdı.

Fransa’nın aşırı sağ partilerinden Ulusal Cepheli Belediye Başkanı Julien Sanchez, muhafazakâr bir dergi olan Valeurs Actuelles’e verdiği röportajda, domuz eti yemeyen Müslüman çocukların diğer çocuklardan farklı masalarda yemek yediğini, bunun da ayrışmaya neden olduğunu söyleyerek skandal kararını savundu.

Her Pazartesi günü menüde domuz eti olacağını söyleyen Sanchez, domuz eti yemeyenlerin ise başka yerde yemekte özgür olduklarını belirtti.

Beaucaire Belediye Başkanı, kantinin dört yıldızlı bir restoran olmadığını vurgulayarak gerekirse mahkemeye gidebileceklerini söyledi. 600 öğrencinin yaklaşık dörtte biri, 8 Ocak Pazartesi günü başlayan bu uygulamadan etkileniyor.

İlk değil

Okul kantinlerinde, yemekte domuz eti verildiği günlerde alternatif menü çıkarılmasını yasaklayan karar, 2015 yılında Chalon-sur-Saone Belediyesi tarafından da uygulamaya konulmuştu. Belediyenin domuz eti yemeyen öğrenciler için alternatif menüleri kaldırması üzerine, olay mahkemeye intikal etmişti.

Chalon-sur-Saone İdare Mahkemesi, belediyenin kararının, Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne ve çocuğun yüksek yararına aykırı olduğuna hükmetmişti. Mahkeme, veliler ve insan hakları derneklerinin yaptığı başvuruları dikkate alarak belediyenin söz konusu uygulamasını iptal etmişti.

Avusturya Eğitim Bakanı’ndan tepki çeken başörtüsü açıklaması

Avusturya’da kurulan aşırı sağcı koalisyon hükümetinin yeni Eğitim Bakanı Heinz Fassmann, öğretmenlerin başörtüsü takmasına karşı olduğu belirtti.

Avusturya’da, Avusturya Halk Partisi (ÖVP) ile aşırı sağcı Avusturya Özgürlükçü Partisi (FPÖ) tarafından kurulan koalisyon hükümetinin işbaşı yapmasının ardından kamuoyunda tepki çekecek açıklamaların yapılması uzun sürmedi.

Seçim evresinden bu yana başta Müslümanlar olmak üzere yabancı ve sığınmacı karşıtı bir retorik benimseyen koalisyon hükümetinin yeni Eğitim Bakanı Heinz Fassmann, ülkenin önde gelen medya kuruluşlarından Kurier’e mülakat verdi. Söz konusu mülakatta, “öğretmenlerin başörtüsü takmamaları” gerektiğini ifade etti.

Heinzman, Kurier muhabirinin “başörtüsü yasağına olumlu mu bakıyorsunuz?” sorusuna “seküler devlete yönelik bir sempatim var ve din dersleri ile özel okullar haricinde öğretmenlerin başörtüsü takmamaları gerektiğini düşünüyorum” yanıtını verdi. Eğitim Bakanı’nın bu ifadeleri Avusturya’da yaşayan Müslümanlar tarafından tepki çekti.

Heinzmann’ın aynı gün içinde Österreich adlı haber portalı ile yapılan mülakatta da söz konusu görüşlerini yineledi. Öte yandan mülakatta kendisine başörtüsü ile ilgili görüşlerine atıfla, sınıflarda bulunan haç sembolleri hakkındaki düşünceleri de soruldu. Çiçeği burnunda Bakan ise bu soruya “elma ile armutların karşılaştırılmaması gerektiğini ve bir kişideki etkileşim yoğunluğunun duvarda asılı bir nesneden çok farklı olduğu” yanıtını verdi.

 

İsveç’te cami saldırıları

İsveç’in güneyinde bulunan Saffle kasabasında bir cami ile başkent Stockholm’ün en büyük ve en eski camisine iki ayrı saldırı gerçekleştirildi.

İsveç’te geçtiğimiz gün (Salı) ülkenin güneyinde, Karlstad kentinin yakınlarında bulunan Saffle kasabasındaki İslam Kültür Merkezine ait camiye kimliği henüz belirlenemeyen kişi ya da kişilerce bir saldırı gerçekleşti.

Saldırı sonucunda caminin camları kırılırken, cami içine atılan patlayıcı maddeler nedeniyle duvarlar hasar gördü.  İslam Kültür Merkezi Başkanı Abdihakem Adan, ortalama her gün 100 kişinin ibadet etmek için geldiği camiye yönelik bu saldırıyı “korkunç bir olay” olarak nitelendirdi.

Saldırıya yönelik ön araştırma polis tarafından tamamlandı. Olayın nefret suçu olma ihtimali ağır basıyor.

Stockholm’daki saldırı

Saffle kasabasındaki camiye yönelik saldırının hemen ardından bir başka saldırı ise başkent Stockholm’den geldi. Kentin en büyük ve en eski camisi olan Stockholm camisinin giriş kapısına demirden bir haç bırakıldı. Cami yönetiminden yapılan yazılı açıklamada, yılda iki defa camiye yönelik ırkçı saldırıların söz konusu olduğu ve bundan dolayı büyük üzüntü içerisinde oldukları belirtildi.

Berlin’de Türkçe dersleri tekrar tartışılıyor

Berlin eyalet meclisine bağlı Eğitim, Gençlik ve Aile Senatosu tarafından açıklanan verilere göre, Berlin’de yaklaşık 90 okulda verilen konsolosluk dersleri kapsamında 2 bin 300 Türk öğrenciye Türkçe ve Türk Kültürü dersleri veriliyor.

Almanya’da Sosyal Demokrat Partisi’nin Berlin eyalet meclisi üyesi Joschka Langenbrick’in Berlin’de yapılan konsolosluk dersleri ile ilgili vermiş olduğu soru önergesi, eyalet meclisine bağlı Eğitim, Gençlik ve Aile Senatosu tarafından yanıtlandı.

Buna göre Berlin genelinde yaklaşık 90 okulda verilen dersler kapsamında 2 bin 300 Türk öğrenci Türkçe ve Türk Kültürü derslerini alıyor. Berlin’de bu derslerin en yoğun olarak yapıldığı yer ise Türklerin yoğun olarak yaşadığı Neukölln semti. Bu semtte 25 okulda 600 öğrenci Türkçe ve Türk Kültürü dersi alıyor.

Konsolosluk dersleri

Almanya’da günümüzde 8 eyalette Türkçe veriliyor. Gönüllük esasına dayanan bu dersler, Türk konsoloslukları tarafından düzenlenip, Türkiye’den gönderilen öğretmenler tarafından veriliyor. Bugüne kadar birçok tartışmanın odak noktası olan bu dersler, Türkiye ile Almanya arasında siyasi tansiyonun tırmanması nedeniyle de son aylarda Alman siyasetinin ve medyasının gündeminde sıkça geliyor.

Konu önce Eylül ayında Hamburg Eyalet Senatosu’nda gündeme gelmiş, daha sonra Berlin’de bazı belediyeler artık dersler için ücretsiz sınıf temin etmeyeceklerini belirtmişti. Son olarak ise Hamburg Eyalet Senatosu derslerle ilgili yeni bir düzenleme yapılmasına kanaat getirmiş, bu düzenleme yapılana kadar derslerin konsolosluklar tarafından verilebileceğin hükmetmişti.

İsviçreliler Müslüman nüfus artışından endişeli

İsviçre’de bir araştırma, ülkedeki 10 İsviçreli’den 7’sinin Müslümanların sayısının artmasından endişe ettiğini ortaya koydu.

İsviçre’deki en büyük özel medya grubu olan Tamedia, İsviçre’de Müslüman nüfusun artmasıyla ilgili, İsviçrelilerin tutumlarını ortaya koyan bir araştırma gerçekleştirdi. Katılımcıların yüzde 70’i Müslüman nüfusun artması konusunda rahatsızlık duyduğunu ifade etti.

Yaşlı nüfus ve sağcılar daha tepkili

Araştırma, İslam’la ilgili yaşlı insanların daha fazla korkularının olduğunu da ortaya çıkarıyor. Buna göre, 65 yaş ve üzeri kişilerin dörtte üçünden fazlası İsviçre’de Müslüman nüfusun artmasına endişeyle bakıyor. Bu oran 18-34 yaş arası kişilerde yüzde 57 civarında.

Araştırmaya göre, İsviçre’nin sağ kanadı Müslüman nüfusun artması konusunda daha tepkili. Örneğin; sağ partilerden İsviçre Halk Partisi (UDC) seçmenlerinin yüzde 93’ü Müslüman nüfusun artmasından endişe duyduğunu belirtirken, Sosyalist Parti seçmenlerinin yüzde 38’i bu durumdan endişe ettiğini söyledi.

Şaşırtıcı değil!

Dünyanın en kalabalık nüfuslu ikinci dininin reddi anlamına gelen bu sonuçlar, Lozan Üniversitesi’nde İslam üzerine çalışma yürüten Christophe Monnot’ya göre, şaşırtıcı değil. Monnot, azınlık gruplarına ilişkin algının çoğu zaman gerçekte olanın ötesine geçtiğini ifade eden açıklamalarda bulundu. İslam dinini de sarsan ve gerginliklere neden olan birtakım olayların kamusal alana yansımasının ve bu gerginliklerin Müslümanlara mal edilmesinin, onları daha görünür kıldığını ifade eden Monnot, toplumun bu nedenle yanlış algılara sahip olduğunu belirtti.

 

Quimper Türk Kültür Derneği 30. yılını kutladı

Fransa’nın Quimper şehrinde faaliyet gösteren Türk Kültür Derneği bu yıl 30. yaşını kutladı.

Bretonya Bölgesi’nde bulunan Quimper’de, hâlihazırda yaklaşık 1300 kişiden oluşan 240 Türk aile yaşıyor. Neredeyse yarım asırdır burada yaşayan Türkler, şehrin tarihinin bir parçası olmuş durumda.

30. yıl kutlaması kapsamında hafta sonu gerçekleştirilen etkinlikte konuşma yapan dernek başkanı Ali Dere, Türk toplumunun Quimper’deki 44 yıllık hikâyesine değindi. Türk toplumunun üç nesildir bu şehirde yaşadığını belirten dernek başkanı Dere, ilk neslin şehrin inşası için çalıştığını, şu anki üçüncü neslin yaklaşık yüzde 80’inin ise Quimper’de işletme sahibi, polis ya da öğretmen olduğunu belirtti.

Türk toplumun Fransa’nın bir parçası olduğuna vurgu yapan Ali Dere, “Bizler yüzde yüz Türk’üz, yüzde yüz Fransız’ız ve yüzde yüz Bretonuz. Derneğimizin 30. yılı kutlamaları vesilesiyle sizlerle birlikte olmaktan mutlu ve gururluyuz” şeklinde konuştu.

Dernek başkanı konuşmasında, derneğin kuruluş hikâyesine de değindi. İlk olarak 1983 yılında Türk Evi olarak kurulan derneğin, 1987 yılında Türk Kültür Derneği olarak faaliyete geçtiğini ifade etti.

Etkinliğe katılan davetlilerden, Quimper Belediye Başkanı Ludovic Jolivet de “Türk toplumu 1973 yılından bu yana Breton ailemizin ayrılmaz bir parçasıdır” diyerek Türklerin Quimper şehrindeki önemine dikkat çekti.