Tag Archives: sığınmacı

Almanya’da yeni bir ayrımcılık vakası

Almanya’da bir Suriyeli sığınmacıya meslek eğitimi için başvurduğu iş yerinden “ülkenize geri dönün” yanıtı geldi.

Salim F. (isim temsili) iki yıl önce ülkesindeki iç savaş nedeniyle Suriye’den Almanya’ya gelen ve hayatında yeni bir sayfa açmak isteyen milyonlarca sığınmacıdan biri. 26 yaşında olan ve Almanya’da bulunduğu kısa sürede ülkenin dilini öğrenen Salim, gerekli koşulları sağladıktan sonra meslek eğitimi almak için bir araç satış bayisine başvuruda bulundu.

Bu başvurusu karşılığında aldığı yanıt ise genç Suriyeliyi hayrete düşürecek nitelikte idi. Zira söz konusu yanıtta Salim’e “ülkesindeki savaşın bittiği ve kendisine orada daha fazla ihtiyaç duyulacağı için geri dönmesi” salık verilmekteydi. Olayın, Almanya’da spesifik olarak göç olgusuna yönelik bir haber portalı olan MiGAZIN tarafından ortaya çıkarılması ile birlikte iş yerinin sosyal medyadaki hesabına insanlar tarafından tepki mesajları yağdı.

İş yerinden özür açıklaması

Tepkilerin çoğalması üzerine iş yerinin sosyal medya hesabından özür mahiyetinde bir mesaj yayınlandı. Mesajda “yaşanan olayın kabul edilemez bir durum olduğu ve yanıtı veren çalışanla ilgili gerekli işlemlerin yapılacağı” belirtildi.

İş yerinin müdürü Carsten Budde, MiGAZIN ile yapmış olduğu görüşmede söz konusu çalışanın iş yeri ilişiğinin kesildiğini ve Salim ile mülakat için bir tarih belirlediklerini ifade etti. Öte yandan, aynı kaynaktan aktarıldığına göre, Salim’e meslek eğitimi vermek isteyen birçok iş yerinin yazı işlerine başvurdukları belirtildi.

Fransa’da güvenli üçüncü ülke uygulaması yasa metninden çıktı

Fransız hükümetine yönelik güvenli üçüncü ülke uygulaması karşıtı eleştiriler sonuç verdi.

Fransa İçişleri Bakanlığı, toplumun çeşitli kesimlerinden gelen baskılar nedeniyle 2018 yılında yürürlüğe girmesi planlanan göç yasası taslağından “güvenli üçüncü ülke” uygulamasını çıkardı.

20 Aralık Çarşamba günü İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada güvenli üçüncü ülke uygulamasının yasa metninde yer alması gerektiğinin düşünülmediği belirtildi. Konuyla ilgili açıklama yapan milletvekili Sacha Houlié, İçişleri Bakanı Gerard Collomb’la bizzat görüştüğünü belirterek bakanın güvenli üçüncü ülke kavramının yasa metinlerine dâhil edilmeyeceği konusunda garanti verdiğini ifade etti.

Son dönemlerde, Macron hükümetinin yasadışı göçle mücadele için izlediği politika eleştirilerin hedefi haline gelmişti. Özellikle daha önce yasada yer alacağı duyurulan güvenli üçüncü ülke uygulaması, tartışmaları daha da alevlendirmişti.

Hükümetin geri adımı sivil toplum kuruluşlarının öncülük ettiği yoğun kampanyalarının ardından geldi. Fransa Ulusal İnsan Hakları Danışma Komisyonu da sığınma hakkının içinin boşaltıldığı gerekçesiyle hükümete söz konusu uygulamayı yasaya koymaktan vazgeçmesi yönünde çağrıda bulunmuştu.

Avrupa Birliği İltica Usulleri Yönergesi’ne göre, üye ülkeler güvenli olmaları koşuluyla göçmenlerin AB’ye gelirken geçtikleri ülkelere sığınmacıları başvuruları dahi değerlendirilmeden geri gönderebiliyor.

 

Küresel ısınma yeni göç dalgalarına neden olabilir

Yeni yayınlanan bir çalışmaya göre küresel ısınma kaynaklı göç hareketleri önümüzdeki yüzyıla damgasını vurabilir.

Göç hareketleri günümüze kadar politik veya ekonomik sebeplerle tetikleniyordu. Ancak yeni bir araştırmaya göre artık küresel ısınma kaynakları devasa göç hareketleri gözlemlenebilir.

Science dergisi için yapılan ve yine bu dergide yayınlanan bir araştırmaya göre, küresel ısınma trendi böyle devam ettiği takdirde iklim değişikliği kaynaklı göçün bu yüzyılın sonunda günümüze kıyasla üç katına çıkması bekleniyor.

Araştırma kapsamında 2000-2014 yılları arasında AB ülkelerine yapılan iltica başvurularını değerlendiren akademisyenler, bu süreçte her yıl ortalama 350 bin kişinin iltica başvurusunda bulunduğunu saptadı. Yıllık sayıları kategorize eden araştırmacılar iklim koşullarının etkisini öğrenmeye çalıştı.

Göçmenlerin geldikleri ülkelerdeki iklim koşullarını da inceleyen araştırmacılar, tarım ürünlerinin yetişme mevsiminde hava sıcaklıklarının yirmi santigrat dereceyi aştığı bölgelerden daha yoğun göç geldiğini ortaya koydu. Bu ülkelere Irak ve Pakistan’ı örnek gösteren araştırmacılar, bu sezonu soğuk geçiren ülkelerdeyse de sıcaklıklar 20 dereceye doğru yükseldikçe göç yoğunluğunun azaldığını ispatladı.

Öte yandan yaptıkları projeksiyon neticesinde dünya genelinde hava sıcaklıklarının yıllık ortalama 2.6 derece ile 4.8 derece arasında artmasını bekleyen araştırmacılar, 2100 yılı itibariyle Avrupa’ya her yıl 660 bin göçmenin sadece iklim değişikliği sebebiyle geleceğini hesapladı.

İklim değişikliğinin beraberinde sadece kuraklığı değil savaş veya düşük yoğunluklu çatışmaları da getirdiğini söyleyen araştırmacılar, bu tip toplumsal olayların da artmasıyla birlikte rakamların tahmin ettiklerinden yüksek olabileceğini savunuyor.

Küresel ısınma kaynaklı göç başladı

Aslında iklim değişikliğinin göç hareketlerine neden olması geleceğe ait bir durum değil. Günümüzde özellikle Afrika, Ortadoğu ve Okyanusya’daki göç hareketlerinin ana etkenlerinden birisi küresel ısınma.

Yeni Zelanda hali hazırda küresel ısınmadan etkilenen ada ülkeleri sakinlerine göçmen statüsü vermeye devam ediyor. 2014 yılında Yeni Zelanda’ya iltica başvurusunda bulunan Ioane Teitiota, deniz seviyesinin yükselmesi sonucu Kiribati’yi terk ettiğini belirtmiş ve başvurusu kabul etmişti. Teitiota dünyanın ilk resmi iklim göçmeni olurken Yeni Zelanda hükümeti Pasifik’teki iklim değişikliklerinden etkilenen ada sakinlerinin işlemlerini kolaylaştırmak için yeni bir göçmen statüsünü hizmete almayı planlıyor.

IOM tarafından yayınlanan rapor, göçün geldiği noktayı gösteriyor

Geçtiğimiz günlerde Uluslararası Göç Örgütü tarafından yayınlanan Dünya Göç Raporu, göçün gelmiş olduğu son noktayı gözler önüne seriyor.

Birleşmiş Milletler’in göç konusunda uzmanlaşmış kurumlarından biri olan Uluslararası Göç Örgütü (IOM, International Organization for Migration), geçtiğimiz günlerde 2018 Dünya Göç Raporunu yayınladı.

Göçün küresel anlamda geldiği noktayı ele alan rapor, bu olgunun daha uzun süre dünya gündeminde kalacağını bir kez daha göstermiş oldu. Rapora göre, şu anda dünyada 248 milyon göçmen var. Bu da tüm göçmenlerin dünya nüfusunun yüzde 3.3’ünü oluşturduğu anlama geliyor. Yani dünyada her 30 kişiden biri göçmen.

Rapora göre, dünyada en çok göçmenin yaşadığı ülke Amerika Birleşik Devletleri. Başka bir ülkede doğup şu anda ABD’de yaşayan insan sayısı 45 milyonun üzerinde. İkinci sırayı ise yaklaşık 13 milyonla Almanya alıyor.

En çok göç veren ülkeler sıralamasında, yurtdışında 15 milyon vatandaşı yaşayan Hindistan ilk sırada. Meksika ise 12 milyon göçmenle ikinci sırada yer alıyor. Hindistanlıların ve Meksikalıların en yoğun yaşadıkları yer ise Amerika Birleşik Devletleri.

Öte yandan, rapora göre dünyada 22.5 milyon mülteci ve 2.8 milyon sığınmacı bulunuyor. BMMYK (Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği, UNHCR) rakamlarına göre bu kimselerin yüzde 51’i 18 yaşından küçük.

Öte yandan aynı ülke içinde çeşitli sebeplerden yer değiştiren insanlar da göçmen statüsü kazanıyor. Örneğin rapora göre 2016 yılında 31.1 milyon kişi yaşadığı ülke içinde farklı bir şehirde yaşamaya başladı. Bu hareketin iki temel sebebi ise şiddet içeren çatışmalar ve doğal felaketler oluştururken 2016 yılında 25 milyon kişi doğal afetler sebebiyle aynı ülke içinde farklı bir şehre yerleşti. 6 milyon kişinin ülke içinde yer değiştirmesinin sebebi ise şiddet unsuru içeren toplumsal meseleler oldu.

Bugün, Dünya Göçmenler Günü

18 Aralık Dünya Göçmenler Günü, göç olgusunu bir kez daha dünyanın gündemine taşıdı.

Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, şu an dünyada 250 milyon göçmen bulunuyor. Bu sayı, zorla yerlerinden edilmiş göçmenlerden bir ülke oluşturulsa, dünyanın en kalabalık beşinci ülkesi olacağı anlamına geliyor. Aynı zamanda veriler, her otuz kişinden birinin göçmen olduğunu ortaya koyuyor.

Son yıllarda Türkiye de son yıllarda en çok göçmen alan ülkeler arasında yer alıyor.

Nasıl kutlanmaya başlandı?

Göçmenlerin haklarının korunması ve göç yollarındaki emniyetin sağlanması, uzun yıllardır Birleşmiş Milletler’in temel görevlerinden biri. Bu sebeple Birleşmiş Milletler, 18 Aralık 1990 tarihinde Tüm Göçmen İşçilerin ve Aile Fertlerinin Haklarının Korunmasına Dair Uluslararası Sözleşmesi’ni kabul etti.

1990’lı yılların sonunda Asya ülkelerinde bu anlaşmanın yıldönümü, Göçmenler Günü olarak kutlanmaya başlandı. Daha sonra 2000 yılında BM tarafından alınan bir kararla 18 Aralık Dünya Göçmenler günü ilan edildi.

BM Genel Sekreterinin mesajı

Bu yıl da Göçmenler Günü nedeniyle konuyla ilgili açıklama yapan BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, söz konusu sözleşmenin hayati öneme sahip olduğunu vurguladı ve göç konusundaki işbirliğinin artırılması temennisinde bulundu.

Guterres, “Göç her zaman bizimle oldu. İklim değişim, nüfus sorunları, istikrarsızlık, büyüyen eşitsizlikler ve daha iyi yaşam için umutlar; bunlarla birlikte işgücü piyasasında karşılanamamış talepler; göçün kalıcı olacağı anlamına geliyor.” diyerek konuşmasında göçün kalıcılığını da ayrıca vurguladı.

Öte yandan Dünya Göçmenler Günü yurdumuzda da çeşitli kurumlarca kutlandı. Göç İdaresi Genel Müdürlüğü tarafından Ankara’da fotoğraf sergisi ve resepsiyon düzenlendi. Resepsiyon çerçevesinde göçmen öğretmen ve öğrenciler konser gerçekleştirdi.

Fransa İçişleri Bakanından düzensiz göçle mücadele talimatı

Fransa, başvuruları reddedilen sığınmacılar konusundaki katı tutumunu sürdürüyor. Bu konuda yeni bir talimat Fransa İçişleri Bakanından geldi. Fransız Bakan, valilere, reddedilen sığınmacıların ülkeden uzaklaştırılması ve düzensiz göçle mücadelenin “güçlendirilmesi” konusunda oldukça sert bir talimata imza attı.

Fransa İçişleri Bakanı Gerard Collomb, yeni göç yasasının 2018 yılının ilk yarısında yürürlüğe girmesinden önce, valilerden, düzensiz göçle mücadeleyi birinci öncelikleri hâline getirmelerini istedi. Daha önce de yasadışı göçle mücadelenin hükümetin öncelikli eylemi olduğunu ifade eden Collomb, valilere gönderdiği talimatta, reddedilen sığınmacıların ülkeden uzaklaştırılması konusunda, yasalar çerçevesinde ivedilikle hareket edilmesi gereğinin altını çizdi.

Bakan Collomb, Fransa Göç ve Entegrasyon Ofisi (OFII) tarafından hazırlanan ve internet üzerinden valiliklere gönderilen ve başvuruları reddedilen sığınmacı listelerinin, haftalık olarak düzenli şekilde takip edilmesi konusunda dikkatli davranılması gereğini vurguladı. Sığınma talebi kesin olarak reddedilen göçmenlerin, sistematik olarak ve mümkün olan en kısa sürede Fransız topraklarını terk etmeleri için çalışmaların titizlikle yürütülmesini istedi.

Talimatta, göçmenlerin gönüllü geri dönüşlerinin teşvik edilmesi de yer aldı

Geçtiğimiz yazdan bu yana ülkesine gönüllü olarak dönüş yaban göçmenlere yapılan maddi yardım dört kat artmıştı. Gönüllü geri dönüş için verilen yardımlar özellikle ünlü göçmen kampı Calais’deki kişi sayısının azalmasını sağlamıştı. Kampta bulunan çok sayıda Afgan, İngiltere hayallerinden vazgeçerek verilen yardımları kabul edip ülkelerine geri dönmüştü. 650 Euro’dan 2500 Euro’ya çıkarılan ve 2017 yılı sonuna kadar geçerli olan dönüş teşvik yardımları aracılığıyla, valiliklerden, gönüllü geri dönüşlerin arttırılması istendi.