Tag Archives: Kadın

Hem göçmen hem kadın: Diasporanın başarılı kadınları

Yabancı bir topluma göç eden Türk kadınları bugün başarılı çalışmaları ile diaspora Türklerine öncü oldular. Hem göçmen hem kadın olarak fazlasıyla engel aşmak zorundalar…

Her yıl gelecek daha iyi olsun diye umutla kutlanan “Dünya Kadınlar Günü”ne bu yıl da toplumsal cinsiyet eşitliğinin bir insan hakkı olduğu vurgusu hâkim. Dünya genelinde kutlanan bu günde kadınların cinsiyet ayrımı, psikolojik veya fiziksel şiddet ve işgücüne katkıları gibi konular gündemde.

2018’de aktivist kadın teması

Birleşmiş Milletler’in 8 Mart gününe sabitlediği “Dünya Kadınlar Günü”, insan hakları bağlamında kadın hakları ve cinsiyete dayalı eşitsizliklere karşı mücadele edebilmek adına kutlanıyor.

Feminist aktivistlerin çalışmalarının sonucu olarak ilk kez 1909 yılında ABD’de kutlanan “Ulusal Kadın Günü” daha sonra evrensel çerçevede tüm dünya kadınlarının eşitliğini hedefledi. 1977’den bu yana 41. kez kutlanan kadınlar günü bu yıl da “Vakit geldi: aktivistler kırsal ve kentsel alanlarda kadınların yaşamlarını dönüştürüyorlar” temasıyla öne çıktı. Türkiye’de kadınlar günü ise ilk defa 1921 yılında “Dünya Emekçi Kadınlar Günü” olarak kutlanmaya başlandı.

Kadınların işgücüne katılımı

Dünya nüfusunun yarısını oluşturan kadınların toplumsal gelişmeye katkıları göz ardı edilemeyecek kadar önemli bir mesele. Fakat Türkiye’de kadınların işgücüne katılımı, OECD ve AB ülkelerinde yüksek düzeyde seyreden oranlara kıyasla, daha düşük bir seviyede kalmış durumda.

Öte yandan rekabetin yüksek olduğu işgücü piyasasında kadınların işgücü piyasasına katılımının daha az olması bir yana, kadınların erkeklere eşit işe eşit ücret alamaması ise hâlâ dünya genelinde çözülememiş bir sorun.

Örnek teşkil eden ‘diaspora kadınları’

Kadının işgücüne katılımı meselesi açılınca, 1960’lı yıllardan itibaren Batı Avrupa’daki istihdam açığına katkı sunmak amacıyla yapılan anlaşmalar neticesinde Avrupa’ya göç eden Türkleri de atlamamak gerekiyor. Gittikleri ülkenin şartlarına yabancı olan Türkiye kökenli pek çok kadın hayata tutunabilmek adına cinsiyet ayrımı gözetmeksizin yoğun şartlar altında çalıştı. Yurtdışına göçlerle birlikte yeni bir çevre edinen kadın, söz konusu dönemde kırsal alanda edinmesi zor bir hayat içerisinde aktif olarak rol almaya başladı.

Bugün artık Türk diasporasının bir parçasını oluşturan göçmen kadınlar, ülkemiz adına olumlu örnekler oluşturuyorlar. Konya Kulu’dan 30 yıl önce İsveç’e göç eden Fatma İpek Alcı, mahallesindeki kadınlarla bir güvenlik derneği kurdu. Sayıları yaklaşık 20’ye ulaşan kadınlar yaşadıkları mahallenin güvenliğini sağlamaya başladı. Türk kadınlarının sosyal hayata katkılarını öne süren 63 yaşındaki Alcı, İsveç’in önde gelen gazetelerinden olan “Aftonbladet” tarafından “yılın kahramanı” ödülünü aldı.

Bir diğer başarı öyküsü ise Belçika Türklerinden olan Mahinur Özdemir’e ait. Özdemir, Brüksel Üniversitesi’nde eğitimini tamamlamasının ardından bir kadın milletvekili figürü olarak 2009 yılından beri Brüksel Parlamentosu’nda görev alıyor. Yaşadığı ülkenin değerleriyle Türk kültürünü birleştiren genç siyasetçi, başörtülü olarak girdiği mecliste entegrasyon konusunda olumlu örneklerden biri. Mahinur Özdemir, hâlihazırda Belçika’da birçok kadın ve gencin siyaset içerisinde aktif rol almalarına öncülük ediyor.

Yurtdışında yerleştikleri toplumlarda, hem siyasette hem de girişimcilikleri ile başarı sağlayan daha pek kadın bulunuyor. Söz konusu kadınların hepsi, hem göçmen hem de kadın olarak bulundukları ülkelerde önlerine çıkan pek çok engel ile kat be kat mücadele ederek başarılara imza atmış durumda.

Akdeniz’de can veren 26 kadın dünyanın gündeminde

Geçtiğimiz hafta sonu İtalya açıklarında 26 kadının ölü bulunması, soru işaretlerini beraberinde getirdi. İtalya polisi konu hakkında soruşturma başlatırken hayatlarını kaybeden kadınların durumuna ilişkin belirlenenler dünya medyasının gündemine oturdu.

Pazar günü İtalya karasularında İspanyol bandıralı Cantabria gemisi aracılığıyla 26 kadının cansız bedenine ulaşıldı. Yaşları 14 ila 18 arasında değişen kadınların Nijerya ve Nijer kökenli olduğu belirtilirken kazadan kurtarılan diğer kişilerle birlikte söz konusu kadınların cansız bedenleri de İtalya’nın güneyindeki Salerno kentine getirildi.

Yoğun şekilde darp ve istismar izleri gözlemlenen bedenler, akıllara fuhuş için Avrupa’ya götürülen Nijeryalı kadınları getirdi. Nijerya’dan kaçakçılar tarafından getirilen kadınlar, Akdeniz yoluyla Avrupa’ya götürülüyor ve burada pazarlanıyor.

Aynı gün aynı bölgede iki bot batmış, toplamda 375 kişi sağ kurtarılmıştı. Kayıp 53 kişiyi arama çalışmalarına ise bölgede devam ediliyor. Konuyla ilgili olarak Salerno’da biri Libyalı biri de Mısırlı olmak üzere iki kişi gözaltına alındı. Bu kişilerin batan botlardan birini yola çıkaranlar olduğu düşünülüyor.

Kaçakçıların sorgusu sürse de polis, iki kişinin ölen 26 kadınla bir bağlantısı olduğunu düşünmüyor. 26 kadının Avrupa’ya fuhuş nedeniyle götürüldüğü ihtimali üzerinde durulurken UNHCR İtalya sözcüsü Marco Rotunno da bu ihtimalin güçlü olduğunu belirtti.

“Çok zor bir tecrübeydi. Nijerya’dan bir kadın üç kızını da kaybetti. Buraya ulaşan tüm göçmen kadınların yüzde doksanı yaralarla veya başka şiddet belirtileriyle varıyor. İstismar edilmemiş bir kadın bulmak oldukça nadiren, sadece istisnai bazı durumlarda oluyor. Belki kocalarıyla seyahat edenler… Ama aynı zamanda çocuklarıyla birlikte seyahat eden kadınlar da istismar ediliyor.”

Ayrıca kazadan kurtulan kimsenin genç kadınların akrabası olduğunu söylememesi, Rotunno’ya göre kadınların fuhuş için Avrupa’ya götürüldüğü görüşünü destekliyor: “Nijeryalı kızlar için insan ticaretinin nesnesi olmak epey standart bir şey. Ne yazık ki bu bölgesel bir ağ. Ben yaşları 14’ten küçük olanlarını da gördüm. Hepsi de yalnızdı ve Nijerya’dandı.”

Ek olarak, Uluslarararsı Göç Örgütü (IOM) Akdeniz Koordinasyon Ofisi Direktörü Federico Soda, batan gemide yalnız seyahat eden çok küçük yaşta Nijeryalı pek çok kız olduğunu ve 50 kadar göçmeni aramayı sürdürdüklerini söyledi. “Bu kızların aslında fuhuş ticaretinin kurbanları olması çok muhtemel” diyen Soda, İtalya’ya deniz yoluyla ulaşan Nijeryalı kadınların yüzde 80’inin fuhuş amacıyla buraya getirildiğini de ekledi.

Öte yandan başta Feminist kurumlar olmak üzere olayla ilgili tepkiler Avrupa ve Dünya kamuoyunda yer alırken en sert tepkilerden biri de Avrupa Göçmen Kadınlar Ağı’ndan geldi. Konuyla ilgili bir bildiri yayınlayan kuruluş, vakanın kadın cinayeti olarak değerlendirilmesi ve suçluların kanun önüne çıkarılması gerektiğini söyledi.

Öte yandan Afrika’nın gayrimeşru “kaçakçılık, cinsel istismar ve köle pazarı” hâline gelmiş olan göçmen kamplarının artık AB tarafından fonlanmaması gerektiğini söyleyen kurum, Avrupa sınırlarının militarizasyonunun dehşet verici sonuçlarının Avrupalı otoriteler tarafından tanınmasını talep etti.

 

Müslüman Kadınlar İngiltere’de İş Hayatında Zorlanıyor

Avrupa’nın pek çok noktasında olduğu gibi, 3 milyona yakın Müslüman’a ev sahipliği yapan İngiltere’de de Müslümanlar ayrımcılığa hedef olmaktan kurtulamıyor. İngiliz Parlamentosu’nun alt kanadı Avam Kamarası’nın Kadın ve Eşitlikler Komisyonu da hazırladığı bir raporla bu ayrımcılığı gözler önüne serdi.

“Müslümanlar için Birleşik Krallık’ta İş Fırsatları” başlıklı raporda, toplum içinde ve iş hayatında en çok ezilen kesimin Müslümanlar olduğu belirtildi. Rapora göre; ülkenin tüm kesimleri değerlendirildiğinde, en yüksek işsizlik oranı yüzde 12,8 ile Müslümanlar arasında görülüyor.

Ayrıca iş hayatında diğer inanç ve etnik gruplarla karşılaştırıldığında Müslüman kadınların, işsiz kalma olasılığı tüm kadınların ortalamasından 3 kat daha fazla. Bir Müslüman kadın ile Hristiyan beyaz bir kadın karşılaştırıldığında, aynı eğitim ve özelliklere sahip olsalar bile, Müslüman kadının işsiz kalma olasılığı yüzde 71 düzeyinde.

Öte yandan çalışmayan Müslümanların yüzde 65’inin kadın olması da dikkat çekiyor. Raporda bu durumun; kadınların ya gördükleri baskı ya da toplum tarafından önlerine koyulan engeller nedeniyle oluştuğu söyleniyor.  Müslüman kadınlar, iş hayatında veya iş ararken, tercih ettikleri kıyafetler sebebiyle ayrımcılığa maruz kalmaktan da kurtulamıyor. Bunlara ek olarak iş arayan veya çalışan Müslüm kadınlar, İslamofobi mağduru oluyor.

Raporda hükümete ve ilgili bakanlıklara, Müslüman kadınlar için koşulların iyileştirilmesi için çağrı yapılıyor. Hükümet kanadı ise yaptığı açıklamada bu konuda ilerleme kaydedildiğini ve çalışmaların süreceğini ifade ediyor. Rapora bu adresten ulaşabilirsiniz:

http://www.publications.parliament.uk/pa/cm201617/cmselect/cmwomeq/89/89.pdf