Tag Archives: İtalya

GAV, Genç Mülteciler Projesi ikinci toplantısına katıldı

İtalya’da 12-26 Şubat 2018 tarihleri arasında gerçekleştirilen Suriyeli Gençlerin eğitimine yönelik projenin ikinci toplantısına proje partneri olarak Göç Araştırmaları Vakfı da katıldı.

“Türkiye’deki Suriyeli Gençlerin Eğitime Dâhil Edilmesi” başlığını taşıyan proje, Türkiye Ulusal Ajansı tarafından destekleniyor. Proje, Göç Araştırmaları Vakfı ve Yıldırım Beyazıt Üniversitesi işbirliğinde yürütülüyor. Aynı zamanda proje, Avrupa’dan beş farklı partnerle birlikte yürütülüyor. Projenin bu kapsamda gerçekleştirilen ikinci yürütme toplantısına Göç Araştırmaları Vakfı adına Fatma Feyza Yıldırım ve Dr. Elif Şimşek katıldı.

Projeye ilişkin ikinci toplantı, İtalya’da bulunan e-Campus Üniversitesi’nin ev sahipliğinde gerçekleşti. Programa projenin partnerleri arasında yer alan Cojep, Usdad, Rightchallenge, Iserundschmidt ve Tera da katıldı.

Toplantıda Türkiye’de yaşayan Suriyeli gençlerin profili hakkında araştırmacımız Elif Şimşek de bir sunum gerçekleştirdi. Elif Şimşek sunumunda, ülkemizde ikamet eden Suriyeli gençlerin eğitim durumuna değinerek konuyla ilgili sayısal verileri katılımcılara aktardı.

Ardından genel olarak Suriyeli göçmenlerle ilgili sunum yapan Yıldırım Beyazıt Üniversitesi’nden Prof. Dr. Mustafa Sıtkı Bilgin ise konuşmasında, Türkiye’de yaşayan Suriyelilerin durumunun akademik bir çalışma konusu olduğu kadar insani bir mesele olduğunu vurgulayarak konuya bu boyutuyla yaklaştı.

Öte yandan projeye İtalya’dan katılım sağlayan e-Campus Üniversitesi’nden akademisyenler, Akdeniz göç rotasının trendleri ve geçmişiyle ilgili bilgi verdi. Sunumda İtalya’daki sığınmacılar ve mültecilerle ilgili geniş bilgiler de yer alırken Akdeniz rotasının geleceği tartışıldı.

Toplantı sonunda ise Türkiye’deki göçmen kamplarına yapılması planlanan ziyaretlerle ilgili bilgi alışverişi yapılarak gelecek ziyaretlere ilişkin bir taslak oluşturuldu.

Akdeniz’de can veren 26 kadın dünyanın gündeminde

Geçtiğimiz hafta sonu İtalya açıklarında 26 kadının ölü bulunması, soru işaretlerini beraberinde getirdi. İtalya polisi konu hakkında soruşturma başlatırken hayatlarını kaybeden kadınların durumuna ilişkin belirlenenler dünya medyasının gündemine oturdu.

Pazar günü İtalya karasularında İspanyol bandıralı Cantabria gemisi aracılığıyla 26 kadının cansız bedenine ulaşıldı. Yaşları 14 ila 18 arasında değişen kadınların Nijerya ve Nijer kökenli olduğu belirtilirken kazadan kurtarılan diğer kişilerle birlikte söz konusu kadınların cansız bedenleri de İtalya’nın güneyindeki Salerno kentine getirildi.

Yoğun şekilde darp ve istismar izleri gözlemlenen bedenler, akıllara fuhuş için Avrupa’ya götürülen Nijeryalı kadınları getirdi. Nijerya’dan kaçakçılar tarafından getirilen kadınlar, Akdeniz yoluyla Avrupa’ya götürülüyor ve burada pazarlanıyor.

Aynı gün aynı bölgede iki bot batmış, toplamda 375 kişi sağ kurtarılmıştı. Kayıp 53 kişiyi arama çalışmalarına ise bölgede devam ediliyor. Konuyla ilgili olarak Salerno’da biri Libyalı biri de Mısırlı olmak üzere iki kişi gözaltına alındı. Bu kişilerin batan botlardan birini yola çıkaranlar olduğu düşünülüyor.

Kaçakçıların sorgusu sürse de polis, iki kişinin ölen 26 kadınla bir bağlantısı olduğunu düşünmüyor. 26 kadının Avrupa’ya fuhuş nedeniyle götürüldüğü ihtimali üzerinde durulurken UNHCR İtalya sözcüsü Marco Rotunno da bu ihtimalin güçlü olduğunu belirtti.

“Çok zor bir tecrübeydi. Nijerya’dan bir kadın üç kızını da kaybetti. Buraya ulaşan tüm göçmen kadınların yüzde doksanı yaralarla veya başka şiddet belirtileriyle varıyor. İstismar edilmemiş bir kadın bulmak oldukça nadiren, sadece istisnai bazı durumlarda oluyor. Belki kocalarıyla seyahat edenler… Ama aynı zamanda çocuklarıyla birlikte seyahat eden kadınlar da istismar ediliyor.”

Ayrıca kazadan kurtulan kimsenin genç kadınların akrabası olduğunu söylememesi, Rotunno’ya göre kadınların fuhuş için Avrupa’ya götürüldüğü görüşünü destekliyor: “Nijeryalı kızlar için insan ticaretinin nesnesi olmak epey standart bir şey. Ne yazık ki bu bölgesel bir ağ. Ben yaşları 14’ten küçük olanlarını da gördüm. Hepsi de yalnızdı ve Nijerya’dandı.”

Ek olarak, Uluslarararsı Göç Örgütü (IOM) Akdeniz Koordinasyon Ofisi Direktörü Federico Soda, batan gemide yalnız seyahat eden çok küçük yaşta Nijeryalı pek çok kız olduğunu ve 50 kadar göçmeni aramayı sürdürdüklerini söyledi. “Bu kızların aslında fuhuş ticaretinin kurbanları olması çok muhtemel” diyen Soda, İtalya’ya deniz yoluyla ulaşan Nijeryalı kadınların yüzde 80’inin fuhuş amacıyla buraya getirildiğini de ekledi.

Öte yandan başta Feminist kurumlar olmak üzere olayla ilgili tepkiler Avrupa ve Dünya kamuoyunda yer alırken en sert tepkilerden biri de Avrupa Göçmen Kadınlar Ağı’ndan geldi. Konuyla ilgili bir bildiri yayınlayan kuruluş, vakanın kadın cinayeti olarak değerlendirilmesi ve suçluların kanun önüne çıkarılması gerektiğini söyledi.

Öte yandan Afrika’nın gayrimeşru “kaçakçılık, cinsel istismar ve köle pazarı” hâline gelmiş olan göçmen kamplarının artık AB tarafından fonlanmaması gerektiğini söyleyen kurum, Avrupa sınırlarının militarizasyonunun dehşet verici sonuçlarının Avrupalı otoriteler tarafından tanınmasını talep etti.

 

Yabancı karşıtlığı İtalya’da ders kitaplarında

İtalya’da ders kitaplarında geçen yabancı karşıtı ifadeler, ülkenin gündemine oturdu. Bir velinin fark edip Facebook hesabından paylaştığı bölüm şimdilerde siyasetin gündeminde.

“Özellikle Asya ve Kuzey Afrika’dan gelen yabancıların sayısı arttı. Çoğu mülteci yardım merkezlerinde kalıyor. İkâmetleri yasal değil, yani İtalya yasaları buna izin vermiyor. Şehirlerimizde göçmenlerin yaşam koşulları genelde belirsiz: Ne iş bulabiliyorlar ne de ev. Bu yüzden entegrasyonları da zor. Sosyal ve ekonomik sebeplerle vatandaşlar onları kendi refahları için bir tehdit olarak görüyor ve onlara karşı hoşgörüsüz yaklaşıyor.”

Bu cümleler İtalya’da okutulan bir ders kitabında geçiyor. Geçtiğimiz günlerde ortaya çıkan skandal her yıl on binlerce göçmenin Akdeniz’i geçerek geldiği İtalya’da yabancı düşmanlığı tartışmalarının fitilini ateşledi. Geçtiğimiz sene deniz yoluyla 180 bini aşkın göçmenin geldiği ülkeye bu sene aynı rotayı kullanarak şimdiye kadar 110 bin kişi geldi. Başta göçmenler olmak üzere yabancıların sayısının her sene hızla arttığı İtalya’da çocuklara okutulan ders kitaplarında ön yargılı cümlelerin bulunuyor olması endişeleri de beraberinde getirdi.

Göçmenler hakkında tuhaf ifadeleriyle dikkat çeken kısımlar Anlatıcı Ol (İtl: Diventa Protagonista) isimli kitapta yer alıyor. Görev süresi boyunca göçmen yanlısı tutumuyla takdir kazanan eski Lampedusa belediye başkanı Giusi Nicolini, “Bu kitaplar vatandaşları hoşgörüsüzlük konusunda eğitmek için uygulamaya konuluyor. Bunları kim seçti?” diyerek konuyu Twitter hesabından ders kitabında yer alan skandal cümleleri gündeme taşıdı.

Ne var ki Kitapta geçen cümlelere destek verenler de oldu. Zengin kuzey bölgelerinin ayrılmasını hedefleyen ırkçı Kuzey Ligi (İtl: Lega Nord) Partisi’nin lideri Matteo Salvini, ifade özgürlüğünün bu konuda neden işletilmediğini sordu ve kitapta geçen ifadelerin yanlış olmadığını savundu. Salvini bununla kalmayarak kitabın daha fazla kişiye ulaşması gerektiğini de kaydetti. Irkçı lider kitaptan yüz adet alarak öğretmen ve öğrencilere dağıtacak.

Skandal, kitaplardaki ifadeleri farkeden bir velinin Facebook’ta söz konusu cümlelerin fotoğrafını paylaşmasıyla ortaya çıkmış, sosyal medyada hızla yayılan görseller sonucu bir çok kişi Yayıncılar Birliği’ne ve Eğitim Bakanlığı’na tepki göstermişti. Artan baskılar sonucu Eğitim Bakanı Valeria Fedeli’nin İtalyan Yayıncılar Birliği’ne ırkçı ifadelerin gözden geçirilmesi için başvuruda bulunmaya karar verdi. Bakanlığın talebi sonrası cümlelerin değiştirilmesi ya da kitabın toplatılması bekleniyor. (meb)

İtalyan belediye başkanlarının İslamofobik sözleri maksadı aştı

İtalya’da terörizmin tartışıldığı bir toplantıda iki belediye başkanının Müslümanları ve terör mağdurlarını rencide edici şakalaşmaları tartışma yarattı. İkilinin İslamofobik sözler içeren şakalaşmasına ilişkin hızla yayılan görüntüler, İslam ile terör arasında bağlantı kuran İslamofobik zihniyetin bir yansıması.

İngiliz gazetesi Daily Mail’in haberine göre, İtalya’nın Rimini şehrinde düzenlenen bir etkinlikte söz alan Venedik Belediye Başkanı Luigi Brugnaro, “Vendik’te San Marco Meydanı’nda ‘Allahu Ekber’ diye bağıranı vururuz” diyerek Avrupa’daki terör dalgası hakkında İslamofobik bir açıklamada bulundu.

Bu açıklamadan kısa bir süre sonra aynı etkinlikte Floransa Belediye Başkanı Dario Nardella, Brugnaro ile karşılaşınca “Allahu Ekber” diye bağırarak selam verdi. İkili bu şakalaşmanın üzerine kahkahalar atarken bu anların görüntüleri sosyal medyada hızla yayıldı. Hem Müslümanlar hem de terör mağdurlarına saygısızlık olarak görülen bu olay geniş bir kesim tarafından büyük tepki ile karşılandı. Özellikle de Barselona’da 15 kişinin hayatını kaybettiği terör saldırısının üzerinden çok az bir zaman geçmişken bu olayın yaşanması tepkilerin daha da büyümesine sebep oldu.

Diğer İtalyan siyasetçiler de bu duruma tepkisiz kalmadı. Sağ görüşlü İtalya’nın Kardeşleri Partisi lideri Giorgia Meloni, Nardella’ya “embesil” şeklinde hitap ederek “İtalyan ya da değil, terör saldırılarında hayatını kaybeden insanlar için hâlâ gözyaşı dökenler var; onlara hiç mi saygın yok?” diye seslendi. Ayrıca Nardella’nın kendi partisi olan İtalyan Solu Partisi yetkilileri de tepki göstermekte gecikmediler ve bu tarz hareketlerin Müslümanlar açısından da talihsiz olduğunu özellikle vurgulayarak Nardella’ya özür dilemesi veya istifa etmesi yönünde çağrıda bulundular.

Nardella tepkilere karşılık olarak bir açıklama ile özür diledi. Nardella, açıklamasında “Kimseyi, özellikle de İslam dünyasını incitmek veya İslam diniyle ilgili şaka yapmak veya son günlerde yaşanan trajik olayları anımsatmak amacında değildim. Tam aksine o sırada, Brugnaro’nun Müslümanlarla ilgili açıklamasına karşı durmayı amaçlıyordum.” dedi.

Son olarak İtalya İslam Cemaatleri Birliği Başkanı İzzedin Elzir de Nardella’ya sahip çıktı. Elzir, Nardella’nın İslam cemaatine karşı hiçbir düşmanlık beslemediğini bildiğini ve aksine o toplantıda Venedik Belediye Başkanı ile Müslümanlar arasında köprü görevi üstlendiğini belirtti.

Temeli olmayan bir İslam korkusuna dayanan bir anlayışın ürünü olan İslamofobi, 11 Eyül terör saldırılarıyla beraber, din ile şiddet arasındaki sözde ilişkiye İslam dinini alet etmeye çalışıyor. İtalya’da yaşanan bu son olay da yıllardır Batı’da kökleşen bu algının güncel bir örneği olarak yorumlanabilir.

Ünlü basketbolcu ve oyuncu İtalya’da göçmen sanıldı

İtalya’nın Toscane şehrinde tatil yapan ünlü Hollywood aktörü Samuel L. Jackson ve eski basketbolcu Magic Johnson’ın sosyal medyada paylaştıkları bir fotoğraf, İtalyan bir karikatürist tarafından bir sosyal deneye konu edilince sosyal medyanın gündemine oturdu.

The Independent’in haberine göre, Magic Johnson’ın Twitter hesabından “Sam ve ben İtalya’da Forte dei Marmi’de bir bankta dinleniyoruz. Birden hayranlarıız bizimle fotoğraf çektirmek için kuyruk olmaya başladılar.” ifadesiyle paylaştığı fotoğraf, daha sonra sosyal medyada ikiliyi göçmen sanan öfkeli kişilerin tepkisini çekti.

İtalyan karikatürist Luca Bottura da aynı fotoğrafı İtalyan Temsilciler Meclisi Başkanı Boldrini’yi hedef alarak; “Boldrini’nin kaynaklarının nereye gittiği belli oluyor: Forte dei Marmi’deki Prada için hepimizden kişi başı 35 euro alınıyor! Sen de çileden çıkıyorsan bu fotoğrafı paylaş” ifadeleriyle paylaşıyor ve üzerine de ”Utanç!” başlığını ekliyor. Bunun üzerine fotoğraf sosyal medyada hızla yayılmaya devam ediyor. Göçmen karşıtlığı ve ırkçılık içeren aşırı sağ paylaşımlarda, ülkenin sığınmacılara haddinden fazla yardım edildiği ve sığınmacıların da bu devlet yardımlarını lüks harcamaları için kötüye kullandığı yorumları öne çıkıyor.

Sosyal deneyin sahibi Bottura daha sonra yaptığı bir açıklamada, gönderinin binlerce kez paylaşıldığını,insanların sadece %40’ının bu paylaşımın gerçek maksadının provokasyon olduğunu anladığını, yüzde 30’unun deliye döndüğünü belirtiyor. Ünlü karikatürist Bottura, sadece %20’lik bir kesimin fotoğraftakileri tanımasalar da paylaşımı ırkçı bulduğu için eleştirdiğini ekliyor.

Bottura, bu sosyal deneyiyle önyargıların gerçeklerden daha hızlı yayıldığını ve Avrupa’da hızla artan göçmen karşıtlığının boyutlarını bir kere daha gözler önüne sermiş oluyor. Ayrıca sosyal medya kullanıcılarının çoğunun gerçeğin ne olduğunu araştırmadan fikir belirttiğini ve çoğunlukla sosyal medyayı önyargılarını teyit etmek için kullandıklarını görmüş oluyoruz.

Birkaç hafta önce benzer bir sosyal deney de Norveç’te yapılmıştı.  Aşırı sağcılara ait bir Facebook grubunda bir fotoğraf paylaşılmış, boş otobüs koltukları burkalı kadınlara benzetilerek ülkenin gidişatı hakkında bir tartışma başlatılmıştı.

Daha sonra fotoğraf sosyal medyada yayılmış ve Norveçli aşırı sağcılar birçok kesimin alay konusu olmuştu.

İtalya’da Irkçı Söylemlere Para Cezası

İtalya’nın ilk siyahi bakanı Cécile Kyenge’ye nefret dolu ırkçı söylemlerde bulunan, aşırı sağcı Lega Norte partisinden Mario Borghezio ile ilgili mahkeme kararı açıklandı. Mahkeme, ırkçılığın bir düşünce olarak nitelendirilemeyeceğini ifade ederek, Borghezio’nun eski bakan Kyenge’ye 50 bin Avro tazminat ve bin Avro para cezası ödemesine karar verdi.

Mario Borghezio, 2013 yılında “Afrikalılar, bizim etnik kökenimizden daha farklı bir etnik kökene sahipler. Onların geni iyi üretilmemiş.” şeklinde açıklamalarda bulundu. Borghezio, bu olayın öncesinde ise terörist Andrei Breivik’in manifestosundan bazı bölümleri övmüştü.

Entegrasyondan Sorumlu Eski Devlet Bakanı Cécile Kyenge, göreve geldiği andan itibaren birçok ırkçı saldırıya maruz kalmıştı. Ayrıca Kyenge, diğer ırkçı politikacılar ve aşırı sağcılar tarafından da dışlanarak nefretle karşılanmıştı. Senatör Roberto Calderoli de siyahi bakana orangutan benzetmesinde bulunmuştu.

  • 1
  • 2