Tag Archives: ırkçılık

Irkçılığa karşı “Büyük Festival” hazırlıkları başladı

Fransa’da ırkçılık ve anti-semitizme karşı eylem ve eğitim kapsamında düzenlenen “Büyük Festival” hazırlıkları başladı.

Paris’te bulunan Porte Doree Sarayı’nın ev sahipliğinde gerçekleştirilecek olan festival, yükselen ırkçılığa karşı farkındalık uyandırmayı amaçlıyor. 17-25 Mart tarihleri arasında düzenlenecek olan Büyük Festival’de farklı konu ve konukların yer alması bekleniyor.

Etkinliklerle farkındalık oluşturma

Festival, son dönemlerde ayrımcılığın gittikçe daha keskin bir hâle gelmesi ve ırkçı söylemlerin yükselmesiyle oluşan toplumdaki ayrışmanın önüne geçmeyi hedefliyor.

Etkinlik programı kapsamında çeşitli tiyatro, stand up ve dans gösterileri, atölye çalışmaları, konserler ve toplantılar gerçekleştirilecek. Bu çerçevede düzenlenecek olan tartışma platformlarıyla ırkçılığa karşı eylem planlarının hazırlanması amaçlanıyor. Atölye çalışmaları ve paneller aracılığıyla konuyla ilgili eğitim verilmesi de etkinlik programında yer alıyor.

Hayatın içinden konular

Irkçılık ve anti-semitizme karşı düzenlenen festival, toplumun ön yargılarının yıkılması için, hayatın içinden konuları farklı bir gözle izleyiciye sunacak. Porte Doree Sarayı’nda gerçekleşecek olan festivale hem Fransız hem de farklı kökenlerden pek çok sanatçının katılması bekleniyor.

 

AfD’li vekile suç duyurusu

Köln polisi, aşırı sağcı Almanya için Alternatif Partisi (AfD) milletvekili Beatrix von Storch hakkında halkı “kin ve düşmanlığa tahrik” gerekçesiyle suç duyurusunda bulundu.

AfD milletvekili ve aynı zamanda Federal Meclis AfD Grubu Başkan Yardımcısı olan Beatrix von Storch’un yeni yıla girerken yapmış olduğu sosyal medya paylaşımlarının yankıları devam ediyor.

Storch, Twitter hesabından, Köln polisinin yılbaşı gecesinde, Arapça dâhil olmak üzere çeşitli dillerde bilgilendirme mesajı yayınlamasına tepki göstererek; “Bu ülkede neler oluyor? Neden Kuzey Ren Vestfalya polisinin resmi sitesi Arapça tweet atıyor? Barbar, Müslüman, grup halinde tecavüz eden bir güruhun gönlünü almak için mi?” paylaşımında bulunmuştu.

Söz konusu paylaşım üzerine Storch’un Twitter hesabı 12 saat boyunca engellendi. Köln polisinden yapılan açıklamada ise AfD’li vekil hakkında suç duyurusunda bulunulduğu ifade edildi. Bununla birlikte açıklamanın devamında uzun bir süredir teşkilatın resmi sitesinde farklı dillerde bilgilendirme mesajlarının yayınlandığı belirtilirken, ilk kez bu yıl Arapça bir mesaj yayınlandığına dikkat çekildi.

Almanya’da sığınmacılara yönelik saldırılar

Pro Asyl örgütü ve Amadeu Antonio Vakfı’nın verilerine göre 2017 yılında Almanya’da sığınmacılara yönelik 1713 saldırı gerçekleşti. 2016 yılında 3768 saldırı söz konusu olmuştu.

Son yıllarda Avrupa’ya yönelik artan göç akını, beraberinde birçok sorunu da getirmiş durumda. Kuşkusuz bu sorunların başında Avrupa’da yaygınlaşan ırkçılığın olumsuz yansımaları geliyor.

Özellikle Almanya yoğun göç alan bir ülke olarak bu sorunların yoğun bir şekilde yaşandığı ülkelerin başında gelmekte. Yapılan araştırmalar bu gerçeği somut bir şekilde gözler önüne seriyor.

Zira Almanya’da faaliyet gösteren Pro Asyl örgütü ve Amadeu Antonio Vakfı’nın verilerine göre 2016 yılında sığınmacılara yönelik 3768 saldırı gerçekleşti. İçinde bulunduğumuz yıl itibariyle bu sayı 1713’e kadar düşmüş durumda.

Yayınlanan rapora göre ırkçı şiddet her ne kadar azalma eğilimi gösterse de halen Almanya’da genel bir problemi teşkil ediyor. Bununla birlikte saldırıların ekseriyeti daha çok yeni eyaletlerde gerçekleşmiş durumda.

Buna göre en fazla saldırı sırasıyla Brandenburg (85), Saksonya (61) ve Saksonya-Anhalt’ta (55) söz konusu olurken, en az saldırı Hamburg (7), Kuzey Ren Vestfalya (5) ve Bremen (3) eyaletlerinde vuku buldu.

 

İsviçre’de göçmenlerin dörtte biri ayrımcılığa uğruyor

İsviçre’de yaşayan göçmen kökenlilerin yaklaşık dörtte biri, ayrımcı veya ırkçı eylemlere maruz kalıyor.

İsviçre Federal İstatistik Ofisi’nin (OFS) “Göçmen Nüfusun Entegrasyon Göstergeleri 2016” adıyla 15 Aralık’ta yayınladığı çalışması, İsviçre’de yabancı kökenli kişilerin yaklaşık dörtte birinin en az bir kez ayrımcılığa uğradığını gösterdi.

Araştırmaya göre, İsviçre’nin yetişkin nüfusunun yüzde 37’sini yabancılar oluşturuyor. Bu oranın içinde İsviçre’de yaşayan yabancılar, vatandaşlığa kabul edilen göçmenler, ailesi yurt dışında doğan İsviçre vatandaşları bulunuyor.

2016 yılı için yapılan araştırma, İsviçre’deki yabancıların yüzde 22,6’sının ayrımcı veya ırkçı bir deneyim yaşadığını gösterdi. Göçmen kökenli olmayan kişiler içinse bu oran üç kat daha düşük.

Araştırmaya göre yabancılar, köken, din ya da ten renkleri nedeniyle ayrımcılığa maruz kalıyor. Ayrımcılığın en çok yaşandığı alanlar ise konut bulma, istihdam, eğitim ve iş ortamları olarak sıralanıyor.

OFS’nin araştırması, en çok ayrımcılık deneyimi yaşayanların, 25-39 yaş arasındaki İsviçre’de yaşayan yabancı kökenli kişiler olduğunu ortaya koydu. Bu yaş aralığındaki yabancıların yüzde 32’si en az bir kez olmak üzere ayrımcılığa maruz kaldığını belirtti. Bu oran, 14-24 yaş arası yüzde 29,4; 40-54 yaş arası ise yüzde 21,2 civarında.

Araştırmada aynı zamanda yabancı kökenli kişilerin devlet kurumlarına güvenirlik düzeyi de yer aldı. Buna göre, İsviçre’de yaşayan 18 yaş üstü yabancı kökenli kişilerin yüzde 58,5’inin devlet kurumlarına güvendiği ortaya çıktı.

Irkçı profesör görevine devam edecek

Almanya’da sosyal medya aracılığıyla ırkçı paylaşımlarda bulunan profesörün görevine devam etmesi kararı alındı.

Leipzig Üniversitesi’nde hukuk profesörü olan Thomas Rauscher, sosyal medyada yapmış olduğu paylaşımlar nedeniyle büyük tepki toplamıştı. 62 yaşındaki Alman profesör, Ağustos 2013 tarihinde “Almanya’daki üç milyon Türk’ün çözümü olmayan bir entegrasyon problemi olduklarını” belirtmiş ve Ocak 2016 yılındaki paylaşımlarında İslamiyet hakkında hakarete varan ifadeler kullanmıştı.

Profesörün son olarak 14 Kasım 2017 tarihinde yapmış olduğu “Afrikalılara ve Araplara hiçbir şey borçlu değiliz. Onlar kendi kıtalarını yolsuzluk, tembellik, kontrolsüz çoğalma ve kabile/din savaşları ile tahrip ettiler. Şimdi de özenle inşa ettiklerimizi elimizden alıyorlar” paylaşımı ise kamuoyunda büyük tepkilere yol açmış ve profesör hakkında soruşturma açılmıştı.

Ne var ki profesörün bu paylaşımları herhangi bir yaptırıma maruz kalmadı. Bilim Bakanlığı tarafından geçtiğimiz Cuma günü yapılan bir açıklamada, profesörün anayasa ile güvence altına alınmış olan düşünce özgürlüğünden faydalandığı ve bu nedenle kendisine karşı yasal bir işlem uygulanmasının mümkün olmadığı ifade edildi.

Siyahlara yönelik ayrımcılık İsviçre’nin bir gerçeği

İsviçre’deki Irkçılıkla Mücadele Federal Komisyonu, siyahların işe giriş, konut bulma, adalet gibi konularda karşılaştığı zorlukları ortaya koydu. Bunların başında, ten renklerinden ötürü şüpheli sıfatıyla karşılaşmaları geliyor.

Irkçılıkla Mücadele Federal Komisyonu (CFR), 5 Aralık 2017 tarihine Siyahlara yönelik ırkçılığa ilişkin rapor yayınladı. Söz konusu rapora göre, siyahlara yönelik ayrımcılık İsviçre’nin bir gerçeği. Siyahilere, fiziksel ve sözlü saldırılarla değersizlik hissi yaratıldığına yer verilen raporda ırkçılıkla mücadele konusunda tavsiyelerde de bulunuldu.

Siyahlar “olağan şüpheli”

Raporda İsviçre’de yaklaşık 100 bin siyahın yaşadığı ve siyahların özellikle kolluk kuvvetleri tarafından ayrımcılığa uğradığı belirtildi.

Siyahlar, tutuklama için yeterli neden olmaması durumunda bile sırf ten renklerinden ötürü şüphelenilerek, polis memurları ya da güvenlik görevlileri tarafından tutuklanıyor. Bu nedenle İsviçre’de siyahi kişilerin tutuklanma oranı oldukça yüksek.

“Güvensiz” kiracı

Rapora göre, istihdam alanında da pek çok zorlukla karşılaşan siyahlar, özellikle işe alımlarda ayrımcılığa maruz kalıyor. İş bulmakta zorlanmalarının yanı sıra konut kiralama konusunda da ten renklerinden dolayı kendilerine güvenilmiyor.

Siyasete ve medyaya görev düşüyor

Federal Komisyon raporda, kamu kurumlarının yanı sıra, toplumun bütün katmanlarının ayrımcılıkla mücadelede rol oynaması gerektiğini belirtti. Bu konuda siyaset dünyasına ve medyaya önemli görevler düştüğünün altını çizen Komisyon, ırkçılıkla mücadele için ciddi ve kararlı adımlar atılması gerektiğini vurguladı.

Öncelikle kolluk kuvvetlerinin önyargılardan kurtulması ve toplumun bu konuda bilinçlendirilmesi için gerekli çalışmaların bir an önce yapılması Komisyonun tavsiyeleri arasında yer aldı.