Tag Archives: Fransa

Fransa’da sözleşmesiz özel okullara sıkı denetim geliyor

21 Şubat’ta onaylanan yeni yasayla birlikte Fransa’da özel okullara yönelik denetimler sıkılaşıyor.

Fransız senatör Françoise Gatel, sözleşmesi olmayan özel okulların radikalleşme riskleri barındırdıklarını ve pedagojik olarak yetersiz olduklarını öne sürerek 21 Şubat 2018 tarihinde “sözleşmesiz özel okulların” daha sıkı denetilmesi için Senato’ya bir yasa tasarısı sundu. Tasarı 240 oyla kabul edildi. Sağcı siyasetçiler ve Müslüman kuruluşlar durumdan endişeli.

Sözleşmesiz özel okul nedir?

Fransa eğitim sistemi devlet okullarının yanı sıra özel okulları da barındırıyor. Özel okullar arasında yer alan “sözleşmesiz özel okullar” ise ilkokul, ortaokul ve lise eğitimi kapsayan ve devletle sözleşmesi olmayan okullar. Devletten hiçbir ödenek almadıkları için de eğitim masrafları aileler tarafından karşılanıyor. Bu okullar, çoğunlukla dini okulları ve “alternatif” denilen pedagojik eğitim sunan okulları içerirken iki dilli çocuklar gibi özel eğitim verilen okulları da kapsıyor.

Tahminlere göre, Fransa’da eğitim gören toplam 15 milyon öğrenciden 45 ila 65 bin tanesi sözleşmesiz özel okullarda eğitim görüyor.

Denetimden muaf okullar

Sözleşmesiz özel okulların en önemli özellikleri resmî müfredatı takip etmek zorunda olmamaları ve kullanacakları pedagojik yöntemler konusunda özgür olmaları. Konuyla ilgili güncel tartışmalar ise tam da bu noktadan doğuyor. Zira devlet yetkilileri sözleşmesiz okulları yalnızca teknik bakımdan kontrol edebilme imkânına sahipler.

Senatör Françoise Gatel, özellikle son zamanlarda yoğun olarak Fransa gündemini meşgul eden “radikalleşme” tartışmalarından yola çıkarak sözleşmesiz okulların daha kapsamlı şekilde kontrol edilmesini teklif etti. Sözleşmesiz özel okulların yeterince kontrol edilmediği için radikalleşme riskleri barındırdıklarını, pedagojik olarak yetersiz kaldıklarını ve çok kolay şartlarda açıldıklarını ileri sürdü. Eğitim Bakanı Jean-Michel Blanquer’nin de desteğini alan yasa tasarısı 21 Şubat tarihinde Senato’da 94’e karşı 240 oyla kabul edildi.

Yasaya tepkiler

Yasa, Katolik okulları da ilgilendirdiği için Fransa’da sağcı siyasetçiler arasında yoğun tepkilere neden oldu.

Ancak sadece Katolik okulları değil, Müslümanlara ait okullar da yeni yasadan yoğun olarak etkilenecek. Bu yüzden “Avrupa Birliği için Müslüman Özel Eğitim” kuruluşu (Union Européenne pour l’Enseignement Privé Musulman-UEPM) yasaya tepki olarak internet üzerinden imza kampanyası başlattı.

Uzmanlara göre yeni yasa, sadece dini okulların açılmasını zorlaştırmayacak. Aynı zamanda okul içindeki kılık kıyafet düzenlemelerini ve müfredattaki dini dersleri de kısıtlayacak.

Fransa’da Müslüman karşıtı eylemler düşüşte

2017 yılında Fransa’da Müslüman karşıtı eylemlerde yüzde 34,6 oranında düşüş yaşandığı açıklandı.

Fransa İslam Konseyi’ne (CFCM) bağlı, İslamofobi’ye Karşı Ulusal Gözlemevi (ONCI) tarafından, 1 Şubat Perşembe günü yapılan açıklamada, 2017 yılında bir önceki yıla göre Müslüman karşıtı eylemlerde yüzde 34,6 oranında düşüş yaşandığı belirtildi.

2016 yılında Müslümanlara yönelik 186 saldırı kayıtlara geçerken, 2017 yılında bu rakamın 121’e düştüğü görüldü. Bu saldırıların 68’i ibadethanelere yönelik olurken bir önceki yılda 78 cami ve mescit İslamofobik saldırılardan nasibini almıştı.

Buna ek olarak, 2016 yılında Müslüman mezarlarına yönelik kayıtlara geçmiş 7 saldırı bulunmaktaydı. 2017 yılında bu alanda yapılan saldırıların da azaldığı ve 4 Müslüman mezarının tahrip edildiği görüldü.

Gözlemevi başkanı Abdallah Zekri konuyla ilgili yaptığı açıklamada, politikacıların ve bazı kesimlerin, İslam’ı ve Müslümanları damgalamaktan çekinmeyen konuşmalarının, Müslüman karşıtı eylemlerin faillerini cesaretlendirdiğinin altını çizdi ve bu otoriteleri tavırlarını değiştirmeye davet etti.

Öte yandan, Müslümanlara yönelik saldırılarla ilgili savcılığa yapılan bazı şikâyetlerin bir yıldır sonuçlanmadığını belirten Zekri, bu konuda adaletin daha hızlı işlemesini umut ettiklerini açıkladı.

Irkçılığa karşı “Büyük Festival” hazırlıkları başladı

Fransa’da ırkçılık ve anti-semitizme karşı eylem ve eğitim kapsamında düzenlenen “Büyük Festival” hazırlıkları başladı.

Paris’te bulunan Porte Doree Sarayı’nın ev sahipliğinde gerçekleştirilecek olan festival, yükselen ırkçılığa karşı farkındalık uyandırmayı amaçlıyor. 17-25 Mart tarihleri arasında düzenlenecek olan Büyük Festival’de farklı konu ve konukların yer alması bekleniyor.

Etkinliklerle farkındalık oluşturma

Festival, son dönemlerde ayrımcılığın gittikçe daha keskin bir hâle gelmesi ve ırkçı söylemlerin yükselmesiyle oluşan toplumdaki ayrışmanın önüne geçmeyi hedefliyor.

Etkinlik programı kapsamında çeşitli tiyatro, stand up ve dans gösterileri, atölye çalışmaları, konserler ve toplantılar gerçekleştirilecek. Bu çerçevede düzenlenecek olan tartışma platformlarıyla ırkçılığa karşı eylem planlarının hazırlanması amaçlanıyor. Atölye çalışmaları ve paneller aracılığıyla konuyla ilgili eğitim verilmesi de etkinlik programında yer alıyor.

Hayatın içinden konular

Irkçılık ve anti-semitizme karşı düzenlenen festival, toplumun ön yargılarının yıkılması için, hayatın içinden konuları farklı bir gözle izleyiciye sunacak. Porte Doree Sarayı’nda gerçekleşecek olan festivale hem Fransız hem de farklı kökenlerden pek çok sanatçının katılması bekleniyor.

 

Fransa’da bu yıl 26 bin sığınmacı ülkelerine geri gönderildi

2017 yılında Fransa’dan ülkelerine geri gönderilen sığınmacıların sayısı yüzde 14 artarak 26 bine yükseldi.

Fransa İçişleri Bakanı Gerard Collomb, Fransa’daki göç ve sığınmacı sayılarına dair 2017 yılı istatistiklerini açıkladı. Yaptığı açıklamada 2017 yılında 100 binin üzerinde sığınma talebi başvurusu yapıldığına dikkat çeken bakan, bu rakamın diğer Avrupa ülkelerinin neredeyse iki katı olduğunu söyledi.

Sığınma talebindeki olağanüstü artışa vurgu yapan Collomb, ülkelerine geri dönüş yapan sığınmacı sayısının bir önceki yıla oranla yüzde 14 civarında artmasını bu konuya bağladı. Ayrıca Collomb, hükümetin hazırlamakta olduğu yeni göç ve sığınmacı yasasının gerekliliğine dikkat çekti ve hedeflerinin zorunlu veya gönüllü geri dönüş koşullarının iyileştirilmesi olduğunu ifade etti.

Son günlerde tartışmaların odağında olan yeni göç yasası ve sığınmacıların geri dönüşleri ile ilgili şüphelerin ortadan kalkması için parlamentodaki milletvekilleri ile istişarelerde bulunulması gerektiğini belirten İç İşleri Bakanı Collomb, konuyla ilgili yüz yüze görüşmelere başladıklarını da ifade etti.

Fransa Hükümeti, 2017 yılında sığınmacıların gönüllü geri dönüşlerini arttırmak için maddi yardımların oranını arttırmış ve eleştirilerin hedefi olmuştu. 650 Euro’dan 2500 Euro’ya çıkarılan dönüş yardımıyla özellikle Clais’de bulunan göçmenlerin sayısı oldukça azalmıştı.

Fransa’da belediye alternatif menüyü kaldırdı

Fransa’da Ulusal Cepheli (FN) Belediye Başkanı, okul kantinlerinde domuz eti yemeyenler için hazırlanan alternatif menüleri kaldırdı.

Fransa’nın güneyindeki Gard Departmanı’nda bulunan Beaucaire Belediyesi, skandal bir uygulamaya imza attı. Okul kantinlerinde domuz eti yemeyen öğrenciler için bulunan alternatif menüleri kaldırdı.

Fransa’nın aşırı sağ partilerinden Ulusal Cepheli Belediye Başkanı Julien Sanchez, muhafazakâr bir dergi olan Valeurs Actuelles’e verdiği röportajda, domuz eti yemeyen Müslüman çocukların diğer çocuklardan farklı masalarda yemek yediğini, bunun da ayrışmaya neden olduğunu söyleyerek skandal kararını savundu.

Her Pazartesi günü menüde domuz eti olacağını söyleyen Sanchez, domuz eti yemeyenlerin ise başka yerde yemekte özgür olduklarını belirtti.

Beaucaire Belediye Başkanı, kantinin dört yıldızlı bir restoran olmadığını vurgulayarak gerekirse mahkemeye gidebileceklerini söyledi. 600 öğrencinin yaklaşık dörtte biri, 8 Ocak Pazartesi günü başlayan bu uygulamadan etkileniyor.

İlk değil

Okul kantinlerinde, yemekte domuz eti verildiği günlerde alternatif menü çıkarılmasını yasaklayan karar, 2015 yılında Chalon-sur-Saone Belediyesi tarafından da uygulamaya konulmuştu. Belediyenin domuz eti yemeyen öğrenciler için alternatif menüleri kaldırması üzerine, olay mahkemeye intikal etmişti.

Chalon-sur-Saone İdare Mahkemesi, belediyenin kararının, Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne ve çocuğun yüksek yararına aykırı olduğuna hükmetmişti. Mahkeme, veliler ve insan hakları derneklerinin yaptığı başvuruları dikkate alarak belediyenin söz konusu uygulamasını iptal etmişti.

Fransa’da göçmen ölümleriyle ilgili endişeler artıyor

Son dönemlerde artan göçmen ölümleriyle ilgili Fransa’daki sivil toplum kuruluşlarının endişeleri gittikçe artıyor.

Fransa’nın kuzeyinde Grande-Synthe yakınlarındaki bir otoyolda, 24 Aralık’ta bir aracın çarpması sonucu, Irak kökenli bir göçmen ağır yaralandı. Hastanede ölüm kalım savaşı veren 22 yaşındaki Iraklı göçmen Grande-Synthe yakınlarındaki Puythouck kampında yaşıyordu. Kazanın ardından kaçan şoför yakalanarak gözaltına alındı.

İlk değil!

Fransa’nın kuzeyinde yaşanan bu kaza ne yazık ki ilk değil. 21 Aralık’ta Calais limanı yakınlarında 22 yaşındaki Afgan kökenli bir göçmen yine bir aracın çarpması sonucu öldü. Bu kazayla birlikte 2017 yılında sadece Calais çevresinde üç göçmen hayatını kaybetti.

Benzer kazaların arka arkaya yaşanması Fransa’daki sivil toplum kuruluşlarınca endişeyle karşılandı. 2008 yılından bu yana Calais ve Kuzey Fransa’da göçmenlere yardım ve destek sağlayan bir kuruluş olan Auberge des Migrants Derneği’nin başkan yardımcı François Guennoc, konuyla ilgili kaygılarını dile getirdi. Kamyon veya kamyonetlerin arkasına binerek sınırı geçmeye çalışırken veya gece otoyolda yürürken kaza riskiyle karşı karşıya olan çok sayıda göçmen olabileceğinin endişe verici olduğunu belirtti.

Yanlış politikalar intihara sürüklüyor

v  Kazaların yanı sıra yaşanan intihar olayları da sivil toplum kuruluşlarınca kaygı verici bulunuyor. Son olarak Marsilya’daki Adli Tutukluluk Merkezi’nde 23 yaşındaki Arnavutluk kökenli bir sığınmacı, intihar girişiminin ardından kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmişti. Son iki ay içinde sadece Marsilya’da 8 sığınmacının intihar etmesi hükümete yönelik eleştirilerin dozunu arttırdı. Sivil toplum kuruluşları, hükümetin göç konusunda yanlış politikalar izlediğinin belirterek, Macron’un daha insani ve temel hakları ihlal etmeyecek şekilde bir yol izlemesi gerektiğinin altını çizdi.