Tag Archives: Fransa

Irkçılığa karşı “Büyük Festival” hazırlıkları başladı

Fransa’da ırkçılık ve anti-semitizme karşı eylem ve eğitim kapsamında düzenlenen “Büyük Festival” hazırlıkları başladı.

Paris’te bulunan Porte Doree Sarayı’nın ev sahipliğinde gerçekleştirilecek olan festival, yükselen ırkçılığa karşı farkındalık uyandırmayı amaçlıyor. 17-25 Mart tarihleri arasında düzenlenecek olan Büyük Festival’de farklı konu ve konukların yer alması bekleniyor.

Etkinliklerle farkındalık oluşturma

Festival, son dönemlerde ayrımcılığın gittikçe daha keskin bir hâle gelmesi ve ırkçı söylemlerin yükselmesiyle oluşan toplumdaki ayrışmanın önüne geçmeyi hedefliyor.

Etkinlik programı kapsamında çeşitli tiyatro, stand up ve dans gösterileri, atölye çalışmaları, konserler ve toplantılar gerçekleştirilecek. Bu çerçevede düzenlenecek olan tartışma platformlarıyla ırkçılığa karşı eylem planlarının hazırlanması amaçlanıyor. Atölye çalışmaları ve paneller aracılığıyla konuyla ilgili eğitim verilmesi de etkinlik programında yer alıyor.

Hayatın içinden konular

Irkçılık ve anti-semitizme karşı düzenlenen festival, toplumun ön yargılarının yıkılması için, hayatın içinden konuları farklı bir gözle izleyiciye sunacak. Porte Doree Sarayı’nda gerçekleşecek olan festivale hem Fransız hem de farklı kökenlerden pek çok sanatçının katılması bekleniyor.

 

Fransa’da bu yıl 26 bin sığınmacı ülkelerine geri gönderildi

2017 yılında Fransa’dan ülkelerine geri gönderilen sığınmacıların sayısı yüzde 14 artarak 26 bine yükseldi.

Fransa İçişleri Bakanı Gerard Collomb, Fransa’daki göç ve sığınmacı sayılarına dair 2017 yılı istatistiklerini açıkladı. Yaptığı açıklamada 2017 yılında 100 binin üzerinde sığınma talebi başvurusu yapıldığına dikkat çeken bakan, bu rakamın diğer Avrupa ülkelerinin neredeyse iki katı olduğunu söyledi.

Sığınma talebindeki olağanüstü artışa vurgu yapan Collomb, ülkelerine geri dönüş yapan sığınmacı sayısının bir önceki yıla oranla yüzde 14 civarında artmasını bu konuya bağladı. Ayrıca Collomb, hükümetin hazırlamakta olduğu yeni göç ve sığınmacı yasasının gerekliliğine dikkat çekti ve hedeflerinin zorunlu veya gönüllü geri dönüş koşullarının iyileştirilmesi olduğunu ifade etti.

Son günlerde tartışmaların odağında olan yeni göç yasası ve sığınmacıların geri dönüşleri ile ilgili şüphelerin ortadan kalkması için parlamentodaki milletvekilleri ile istişarelerde bulunulması gerektiğini belirten İç İşleri Bakanı Collomb, konuyla ilgili yüz yüze görüşmelere başladıklarını da ifade etti.

Fransa Hükümeti, 2017 yılında sığınmacıların gönüllü geri dönüşlerini arttırmak için maddi yardımların oranını arttırmış ve eleştirilerin hedefi olmuştu. 650 Euro’dan 2500 Euro’ya çıkarılan dönüş yardımıyla özellikle Clais’de bulunan göçmenlerin sayısı oldukça azalmıştı.

Fransa’da belediye alternatif menüyü kaldırdı

Fransa’da Ulusal Cepheli (FN) Belediye Başkanı, okul kantinlerinde domuz eti yemeyenler için hazırlanan alternatif menüleri kaldırdı.

Fransa’nın güneyindeki Gard Departmanı’nda bulunan Beaucaire Belediyesi, skandal bir uygulamaya imza attı. Okul kantinlerinde domuz eti yemeyen öğrenciler için bulunan alternatif menüleri kaldırdı.

Fransa’nın aşırı sağ partilerinden Ulusal Cepheli Belediye Başkanı Julien Sanchez, muhafazakâr bir dergi olan Valeurs Actuelles’e verdiği röportajda, domuz eti yemeyen Müslüman çocukların diğer çocuklardan farklı masalarda yemek yediğini, bunun da ayrışmaya neden olduğunu söyleyerek skandal kararını savundu.

Her Pazartesi günü menüde domuz eti olacağını söyleyen Sanchez, domuz eti yemeyenlerin ise başka yerde yemekte özgür olduklarını belirtti.

Beaucaire Belediye Başkanı, kantinin dört yıldızlı bir restoran olmadığını vurgulayarak gerekirse mahkemeye gidebileceklerini söyledi. 600 öğrencinin yaklaşık dörtte biri, 8 Ocak Pazartesi günü başlayan bu uygulamadan etkileniyor.

İlk değil

Okul kantinlerinde, yemekte domuz eti verildiği günlerde alternatif menü çıkarılmasını yasaklayan karar, 2015 yılında Chalon-sur-Saone Belediyesi tarafından da uygulamaya konulmuştu. Belediyenin domuz eti yemeyen öğrenciler için alternatif menüleri kaldırması üzerine, olay mahkemeye intikal etmişti.

Chalon-sur-Saone İdare Mahkemesi, belediyenin kararının, Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne ve çocuğun yüksek yararına aykırı olduğuna hükmetmişti. Mahkeme, veliler ve insan hakları derneklerinin yaptığı başvuruları dikkate alarak belediyenin söz konusu uygulamasını iptal etmişti.

Fransa’da göçmen ölümleriyle ilgili endişeler artıyor

Son dönemlerde artan göçmen ölümleriyle ilgili Fransa’daki sivil toplum kuruluşlarının endişeleri gittikçe artıyor.

Fransa’nın kuzeyinde Grande-Synthe yakınlarındaki bir otoyolda, 24 Aralık’ta bir aracın çarpması sonucu, Irak kökenli bir göçmen ağır yaralandı. Hastanede ölüm kalım savaşı veren 22 yaşındaki Iraklı göçmen Grande-Synthe yakınlarındaki Puythouck kampında yaşıyordu. Kazanın ardından kaçan şoför yakalanarak gözaltına alındı.

İlk değil!

Fransa’nın kuzeyinde yaşanan bu kaza ne yazık ki ilk değil. 21 Aralık’ta Calais limanı yakınlarında 22 yaşındaki Afgan kökenli bir göçmen yine bir aracın çarpması sonucu öldü. Bu kazayla birlikte 2017 yılında sadece Calais çevresinde üç göçmen hayatını kaybetti.

Benzer kazaların arka arkaya yaşanması Fransa’daki sivil toplum kuruluşlarınca endişeyle karşılandı. 2008 yılından bu yana Calais ve Kuzey Fransa’da göçmenlere yardım ve destek sağlayan bir kuruluş olan Auberge des Migrants Derneği’nin başkan yardımcı François Guennoc, konuyla ilgili kaygılarını dile getirdi. Kamyon veya kamyonetlerin arkasına binerek sınırı geçmeye çalışırken veya gece otoyolda yürürken kaza riskiyle karşı karşıya olan çok sayıda göçmen olabileceğinin endişe verici olduğunu belirtti.

Yanlış politikalar intihara sürüklüyor

v  Kazaların yanı sıra yaşanan intihar olayları da sivil toplum kuruluşlarınca kaygı verici bulunuyor. Son olarak Marsilya’daki Adli Tutukluluk Merkezi’nde 23 yaşındaki Arnavutluk kökenli bir sığınmacı, intihar girişiminin ardından kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmişti. Son iki ay içinde sadece Marsilya’da 8 sığınmacının intihar etmesi hükümete yönelik eleştirilerin dozunu arttırdı. Sivil toplum kuruluşları, hükümetin göç konusunda yanlış politikalar izlediğinin belirterek, Macron’un daha insani ve temel hakları ihlal etmeyecek şekilde bir yol izlemesi gerektiğinin altını çizdi.

 

Fransa’da güvenli üçüncü ülke uygulaması yasa metninden çıktı

Fransız hükümetine yönelik güvenli üçüncü ülke uygulaması karşıtı eleştiriler sonuç verdi.

Fransa İçişleri Bakanlığı, toplumun çeşitli kesimlerinden gelen baskılar nedeniyle 2018 yılında yürürlüğe girmesi planlanan göç yasası taslağından “güvenli üçüncü ülke” uygulamasını çıkardı.

20 Aralık Çarşamba günü İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada güvenli üçüncü ülke uygulamasının yasa metninde yer alması gerektiğinin düşünülmediği belirtildi. Konuyla ilgili açıklama yapan milletvekili Sacha Houlié, İçişleri Bakanı Gerard Collomb’la bizzat görüştüğünü belirterek bakanın güvenli üçüncü ülke kavramının yasa metinlerine dâhil edilmeyeceği konusunda garanti verdiğini ifade etti.

Son dönemlerde, Macron hükümetinin yasadışı göçle mücadele için izlediği politika eleştirilerin hedefi haline gelmişti. Özellikle daha önce yasada yer alacağı duyurulan güvenli üçüncü ülke uygulaması, tartışmaları daha da alevlendirmişti.

Hükümetin geri adımı sivil toplum kuruluşlarının öncülük ettiği yoğun kampanyalarının ardından geldi. Fransa Ulusal İnsan Hakları Danışma Komisyonu da sığınma hakkının içinin boşaltıldığı gerekçesiyle hükümete söz konusu uygulamayı yasaya koymaktan vazgeçmesi yönünde çağrıda bulunmuştu.

Avrupa Birliği İltica Usulleri Yönergesi’ne göre, üye ülkeler güvenli olmaları koşuluyla göçmenlerin AB’ye gelirken geçtikleri ülkelere sığınmacıları başvuruları dahi değerlendirilmeden geri gönderebiliyor.

 

Quimper Türk Kültür Derneği 30. yılını kutladı

Fransa’nın Quimper şehrinde faaliyet gösteren Türk Kültür Derneği bu yıl 30. yaşını kutladı.

Bretonya Bölgesi’nde bulunan Quimper’de, hâlihazırda yaklaşık 1300 kişiden oluşan 240 Türk aile yaşıyor. Neredeyse yarım asırdır burada yaşayan Türkler, şehrin tarihinin bir parçası olmuş durumda.

30. yıl kutlaması kapsamında hafta sonu gerçekleştirilen etkinlikte konuşma yapan dernek başkanı Ali Dere, Türk toplumunun Quimper’deki 44 yıllık hikâyesine değindi. Türk toplumunun üç nesildir bu şehirde yaşadığını belirten dernek başkanı Dere, ilk neslin şehrin inşası için çalıştığını, şu anki üçüncü neslin yaklaşık yüzde 80’inin ise Quimper’de işletme sahibi, polis ya da öğretmen olduğunu belirtti.

Türk toplumun Fransa’nın bir parçası olduğuna vurgu yapan Ali Dere, “Bizler yüzde yüz Türk’üz, yüzde yüz Fransız’ız ve yüzde yüz Bretonuz. Derneğimizin 30. yılı kutlamaları vesilesiyle sizlerle birlikte olmaktan mutlu ve gururluyuz” şeklinde konuştu.

Dernek başkanı konuşmasında, derneğin kuruluş hikâyesine de değindi. İlk olarak 1983 yılında Türk Evi olarak kurulan derneğin, 1987 yılında Türk Kültür Derneği olarak faaliyete geçtiğini ifade etti.

Etkinliğe katılan davetlilerden, Quimper Belediye Başkanı Ludovic Jolivet de “Türk toplumu 1973 yılından bu yana Breton ailemizin ayrılmaz bir parçasıdır” diyerek Türklerin Quimper şehrindeki önemine dikkat çekti.