Tag Archives: ekonomi

Yurtdışı Türkler turizmcinin yüzünü güldürdü

Yurtdışında yaşayan Türk vatandaşları, 2017 yılındaki toplam turizm gelirinin yüzde 22,5’ini oluşturdu.

Açıklama, Akdeniz Otelciler ve İşletmeciler Birliği’nden (AKTOB) geldi. Birliğin yayınladığı rapora göre, geçtiğimiz yıl Türkiye’ye toplamda 38 milyon 620 bin ziyaretçi giriş yaparken 6 milyon 540 bini yurtdışında ikamet eden Türk vatandaşları oldu.

Bu da Türkiye’ye giriş yapan yurtdışında yerleşik Türk vatandaşlarının sayısının bir önceki yıla göre 440 bin kişi arttığını gösteriyor.

Ancak yurtdışındaki vatandaşların Türkiye’ye olan ilgisi artsa da harcamaları azalmış durumda. 2016 yılında kişi başına 978 dolar harcayan yurtdışı Türkler, 2017 yılında Türkiye’de kişi başına 903 dolara denk gelecek harcamada bulundu.

Kişi başı harcamaları düşmüş olsa da yurtdışı Türklerin yaptıkları harcama hâlâ ortalamanın çok üzerinde yer alıyor. Zira Türk vatandaşı olmayan turistlerin kişi başı harcaması 630 dolar olarak hesaplandı.

Konaklama süresi olarak da yurtdışında yaşayan vatandaşlar, ortalamanın çok üzerinde yer almayı başardı. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmayan turistler ortalama 12,7 gece Türkiye’de konaklarken yurtdışında yaşayan vatandaşlar Türkiye’de ortalama 22,9 gece geçirdi.

 

Hollandalı Türk’e “İlham Veren İşadamı” Ödülü

Hollanda’da yaşayan Atilay Uslu, 2017 yılının “en ilham verici iş adamı” ödülüne layık görüldü.

Hollanda’da genel olarak iş çevrelerine hitap eden “Girişimci” (De Ondernemer) dergisinin ilk defa düzenlemiş olduğu yarışmada, Atilay Uslu, 2017’nin “en ilham verici iş adamı” seçildi. Uslu, 25 üst düzey iş adamı arasından bu ödüle layık görüldü.

Aslen Afyon-Emirdağlı olan 50 yaşındaki üç çocuk babası, aldığı ödülün gurur verici olduğunu ifade ederken ödül konuşmasında “sadece kendi işime odaklandım” diyerek başarısının kaynağı hakkında bilgi vermeyi de ihmal etmedi.

Atilay Uslu kimdir?

Emirdağ’da dünyaya gelen ve iş hayatına 1990 yılında Haarlem’de bir döner lokantası açarak başlayan Uslu, 1994 yılında “Mega” isimli bir seyahat acentesi kurdu. İlk başlarda büyük zorluklar çeken Emirdağlı iş adamının yükselişi, seyahat acenteliğinden tur operatörlüğüne geçmesi ile başladı.

Hâlihazırda Türkiye’de 5, Hollanda’da 3, İbiza ve Curacao adalarında birer oteli bulunan Uslu, bu otellerin yıllık toplam 800 milyon euro civarında ciro yaptıklarını belirtiyor. Amsterdam’da ülkenin en büyük otelini açmayı hedefleyen Uslu, inşası devam eden otelin açılışını 1 Mayıs tarihine kadar yetiştirmeyi planlıyor.

Göçmenler Almanya’da da işsizlikle boğuşuyor

2015 yılından sonra Almanya’ya göç eden kimselerin sadece yüzde 15’i bir işe sahip. Göçün, Almanya açısından maliyeti ise yıllık 25 milyar Avro.

2015 yılından günümüzde kadar geçen süre zarfında Almanya’ya 1,4 milyon göçmen geldi. Bu rakam, Almanya’da faaliyet gösteren Ekonomi Araştırmaları Enstitüsü’ne ait. Enstitünün son çalışmasında yayınlanan çarpıcı bir diğer rakamsa, 2015 yılından sonra Almanya’ya göç etmiş kimselerin yalnızca yüzde 15’inin istihdam edilebilmiş olması.

Araştırma sonuçlarının duyurulmasıyla birlikte açıklamalarda bulunan IFO yetkilisi Gabriel Felbemayr, bunun bir başarısızlık tablosu olduğu görüşünde. “Maalesef bu insanları iş piyasasına hızlı bir şekilde entegre edemedik” diyen Felbemayr, bu duruma yol açan ana etkenlerin göçmenlerin dil bilmemesi ve eğitimsiz olmaları olduğunu belirtiyor.

En büyük engel kalitesiz eğitim

Almanya’ya 2015 yılından bu yana göç edenler arasında sadece yüzde 12’lik bir kesim yüksek eğitime sahipken, ilkokul mezunu olanların oranı yüzde 11. Göçmenlerin çoğunluğu ise eğitim olanaklarının son derece kısıtlı olduğu Suriye, Afganistan ve Irak gibi ülkelerden geliyor.

Öte yandan Almanya’ya gelen göçmenlerin yüzde 60’ı İngilizce, yüzde 98’i de Almanca bilmiyor. İki yıllık bir süreç sonunda Almanca konuşabilenlerin oranı ise sadece yüzde 20. Araştırmaya göre dil konusunda somut çıktılar elde edilememiş olmasının temel sebebi, göçmen sayısını karşılayacak kadar dil kursu olmaması.

Göçün maliyeti çok fazla

Aynı zamanda göçmenlerin iş bulamaması, Alman ekonomisi içinde bir külfet anlamına geliyor. Araştırmaya göre yardımlardan yoğun olarak yararlanmak durumunda olan göçmenler için kamu bütçesinden yıllık 25 milyar Avro harcanıyor.

 

İstihdamdaki ayrımcılık Brüksel’i harekete geçirdi

Belçika’da iş piyasasında yaşanan ayrımcılık vakalarının artması sebebiyle Brüksel Bölgesi hareke geçti. Yönetim, ayrımcılığın önüne geçmek için on yeni projeyi uygulamaya sokuyor.

Federal Eşit Haklar Merkezi’nin (UNIA) 2016 yılı raporu Belçika’da ayrımcılığın en çok istihdam alanında yaşandığını ortaya koymuştu. Özellikle aşırı sağın yükseldiği bu dönemde bir önceki yıla göre ayrımcılığın arttığına dikkat çeken rapor, ayrımcılığın daha çok inanç temelli yükseldiğini de ortaya gözler önüne sermişti. Örneğin bir önceki yıla göre inançları gereği ayrımcılığa uğradığını UNIA’ya rapor eden kişi sayısı yüzde 91 artarken ırkçılık temelli ayrımcılığa maruz kaldığını rapor eden kişi sayısında yüzde 14 artış olmuştu.

Yine aynı rapora göre, Brüksel’de yaşayan Belçika kökenlilerin işsizlik oranı yüzde 10 iken, Kuzey Afrika kökenlilerin işsizlik oranının yüzde 30 olduğu belirtilmiş böylece işgücü piyasasındaki ayrımcılık da gözler önüne serilmişti.

Bu rapordan sonra gelen tepkilerin de etkisiyle harekete geçen Brüksel Bölgesi yönetimi, ayrımcılıkla mücadeleye yoğunlaşan projelere gelecek yıl için 550 bin Avrodan fazla bütçe ayırdı. Brüksel Bölgesi Ekonomi Bakanı Didier Gosuin, “daha adil bir toplum için siyaset ve ekonomi dünyasının birlikte çalışması gerektiğini” ifade ederken, bu aydan itibaren uygulamaya alacakları ondan fazla projenin müjdesini verdi. Gousin’e göre bu projeler, işgücü piyasasındaki ayrımcılıkla mücadele edecek ve göçmen kökenliler arasında daha yaygın olan işsizliğin üstesinden gelecek.

Benzer sonuçlar FRA’dan da gelmişti

Ayrıca Kasım ayında Avrupa Temel Haklar Ajansı tarafından yayınlanan (FRA) Avrupa Birliği Azınlıklar ve Ayrımcılık Araştırması da (EU-MIDIS II) Belçika’da yaşayan Türkiye ve Kuzey Afrika kökenlilerin yüzde 20’sinin iş piyasasında ayrımcılığa uğradığını göstermişti. Ayrımcılık vakalarının son iki yılda daha da arttığını ortaya koyan araştırmaya göre Türkiye ve Kuzey Afrika kökenli her beş kişiden biri iş ararken ayrımcılığa uğruyor.

Ekonomiye diaspora dopingi

Tatillerini memleketlerinde geçirmek için Türkiye’ye gelen diasporadaki Türkiye vatandaşları, ülke ekonomisine önemli bir katkı sağladı.

Anadolu Ajansı’nın haberine göre, çoğunluğu Batı Avrupa’da olmak üzere 6 milyondan fazla Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı diasporada yaşıyor. Bu vatandaşların tatil tercihleriyse çoğunlukla memleketleri ve Türkiye’deki yazlık bölgeler oluyor. Her yaz gerçekleşen bu göç hareketi Türkiye ekonomisine önemli ölçüde katkı sağlıyor.

Ajans tarafından aktarılan TÜİK verilerine göre, Ocak 2012 – Temmuz 2017 tarihleri arasında yurtdışından Türkiye’ye 203 milyon 796 bin 229 kişi giriş yaptı. Bu kişilerin 30 milyondan fazlası diasporada yaşayan vatandaşlar oldu.

Yurtdışında ikamet edip Türkiye’yi ziyaret eden vatandaşlarla yapılan çalışmaya göre, vatandaşların yarısı Türkiye’ye “akraba ve arkadaş ziyareti” amacıyla geldi. İkinci sırada gezi ve tatil amacıyla gelen vatandaşlar yer alırken bu kişilerin sayısı geçtiğimiz beş buçuk yılda 6 milyon 200 bin oldu.

Türkiye’de ortalama 18,4 gün kalan vatandaşlar, kişi başı bin 72 dolar harcayarak toplamda Türkiye ekonomisine 33,2 milyar dolarlık katkıda bulundu.

Anadolu Ajansı’nın ulaştığı Birleşmiş Markalar Derneği (BMD) Başkanı Sinan Öncel’e göre, diasporada yaşayan vatandaşların ekonomiye katkısı özellikle yaz aylarında gerçekleşiyor. Vatandaşların yaşadıkları ülkelerde bulamayacakları gıda maddelerine ilgi gösterdiklerini belirten Sinan Öncel, “Onların ülkemize özgü ürünlere gösterdikleri ilgi, özellikle gıda perakendesindeki markalarımızın satışına olumlu yansıyor” dedi.

Bu durumun benzer bir şekilde taraftar ürünlerinin satıldığı spor mağazalarında da gözlemlenebildiğini belirten Öncel, lig maçlarının oynanmadığı yaz aylarında bu mağazaların cirolarının büyük oranda artmasının sebebinin gurbetçiler olduğunu söyledi.

Bu yıl da uzun kuyruklar oluştu

Bu ilgi aynı zamanda her yıl gümrüklerdeki uzun kuyrukları da beraberinde getiriyor.

30 Ağustos tarihinde Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfekçi tarafından yapılan açıklamaya göre, en yoğun günlerin yaşadığı 30 Haziran-26 Ağustos tarihleri arasında Trakya’daki 5 sınır kapısından 379 bin 704 araç girişi, 311 bin 910 araç çıkışı yapılmış durumda. Bu sayı, günde 3 bin 500 aracın çıkış yapması anlamına geliyor. Bu yoğunluğun büyük bir kısmını yurt dışından Türkiye’ye giden Türkiye vatandaşları oluşturuyor.

Ayrıca bu yıl araç girişleri geçtiğimiz yıla göre artmış görünüyor. Gümrük Bakanlığı verilerine göre, geçtiğimiz yıl 21-29 Ağustos haftasında 62 bin 670 araç ülkeye giriş yaparken bu yıl yüzde 12 artışla 70 bin 614 araç Trakya’daki sınır kapılarından Türkiye’ye giriş yapmış durumda.

Göçmen İşverenlerin, Alman Ekonomisindeki Ağırlığı Artıyor

Almanya’da göçmenlerin toplum içinde ve ekonomideki ağırlıkları giderek artıyor. Bertelsmann Vakfı’nın yayınladığı son araştırmaya göre 709 bin göçmen Almanya’da işveren pozisyonunda. Bu kişiler 2014 yılında, 947 bin kişiye iş olanağı sunarken 2015’te bu sayı 1,3 milyona yükseldi.

Dikkat çeken nokta ise 10 yıl önce ile kıyaslandığında ülkedeki göçmen oranı sadece yüzde 9 seviyesinde arttı. Yani göçmenlerin ekonomik alandaki yükselişi, göçmen nüfusundaki artışla doğrudan bir bağ taşımıyor.

Göçmen işyerlerinin sayısı özellikle Bavyera, Baden-Württemberg, Hessen ve Berlin eyaletlerinde çoğaldı. Almanya’nın doğusunda ise bu işletmelerin sayısı daha az.

Vakıf; göçmenlerin genellikle büfe ya da restoran gibi aile işletmeleri sahibi olduğu algısının da artık değişmesi gerektiği görüşünde. Araştırmaya göre, geleneksel ticaret ve lokantacılık 2005 yılına oranla yüzde 10 gerilerken, inşaat ve imalat sektöründe yükseliş yaşanıyor. Bu da göçmenlerin sadece asgari ücretli işlerde istihdam sağlamayarak, iş piyasasına da katkı sunduğunu gösteriyor.

Ayrıca araştırma, göçmen bir işverenin aylık ortalama 2 bin 167 avro, göçmen işçilerin ise bu ücretin yüzde 40 eksiğini kazandığını ortaya koyuyor. Öte yandan iş hayatında; göçmenler ve çocukları, Almanlara oranla yüzde 30 daha az kazanç elde ediyor.