Tag Archives: AfD

AfD’li vekile suç duyurusu

Köln polisi, aşırı sağcı Almanya için Alternatif Partisi (AfD) milletvekili Beatrix von Storch hakkında halkı “kin ve düşmanlığa tahrik” gerekçesiyle suç duyurusunda bulundu.

AfD milletvekili ve aynı zamanda Federal Meclis AfD Grubu Başkan Yardımcısı olan Beatrix von Storch’un yeni yıla girerken yapmış olduğu sosyal medya paylaşımlarının yankıları devam ediyor.

Storch, Twitter hesabından, Köln polisinin yılbaşı gecesinde, Arapça dâhil olmak üzere çeşitli dillerde bilgilendirme mesajı yayınlamasına tepki göstererek; “Bu ülkede neler oluyor? Neden Kuzey Ren Vestfalya polisinin resmi sitesi Arapça tweet atıyor? Barbar, Müslüman, grup halinde tecavüz eden bir güruhun gönlünü almak için mi?” paylaşımında bulunmuştu.

Söz konusu paylaşım üzerine Storch’un Twitter hesabı 12 saat boyunca engellendi. Köln polisinden yapılan açıklamada ise AfD’li vekil hakkında suç duyurusunda bulunulduğu ifade edildi. Bununla birlikte açıklamanın devamında uzun bir süredir teşkilatın resmi sitesinde farklı dillerde bilgilendirme mesajlarının yayınlandığı belirtilirken, ilk kez bu yıl Arapça bir mesaj yayınlandığına dikkat çekildi.

Göçmen karşıtlığı AfD’yi ana muhalefete taşıdı

Dün (25 Eylül) gerçekleşen Almanya federal parlamento seçimlerinde, sonucu belirleyen önemli konulardan biri de göçmenlere yönelik politikalar oldu. Bu konudaki çıkışlarıyla oylarını artıran AfD ülkenin ana muhalefet partisi olacak.

Almanya’da federal seçimleri Başbakan Angela Merkel’in liderliğindeki Hristiyan Demokratik Birlik (CDU/CSU) kazandı. CDU/CSU oyların yüzde 32,9’unu alarak seçimlerden birinci parti olarak çıktı. Yüzde 20 oy oranıyla SPD, 2013 seçimlerine kıyasla yüzde 5’lik oy kaybetti. Ayrıca liberal kanattan FDP oylarını yüzde 5.9 artırırken, aşırı sağcı, İslam ve göç karşıtı Almanya için Alternatif Partisi (AfD) ise yüzde 13,3 oyla Federal Meclis’e(Bundestag) girdi.

Kaynak: DW Türkçe

Angela Merkel’in öncülük ettiği muhafazakâr kanat seçimden zaferle ayrılsa da sonuçlardan memnun değil. Geçtiğimiz seçimlere kıyasla (%41,5), yüzde 8 oy kaybının ötesinde, seçmen popülist sağa kaymış görünüyor.

Göçmenlere karşı politikalarıyla bilinen aşırı sağcı parti AfD, özellikle Almanya’nın doğusundan aldığı oylarla federal parlamentodaki en büyük üçüncü parti olmaya hak kazandı. Seçim öncesi anketlere göre yüzde 9 ila 13 arasında oy alması tahmin edilen AfD, Pazar günü (24 Ocak) gerçekleştirilen seçimlerde oylarını söz konusu tahmin bandının en üst seviyesinde kapatmış oldu.

AfD, Berlin da dâhil olmak üzere, eski Doğu Almanya’da oyların yüzde 21,5’ini, eski Batı Almanya’da ise yüzde 11’ini almış görünüyor. Bu sonuçlar, Doğu Almanya kökenli Merkel’in ardından AfD’yi bu bölgede ikinci parti konuma getirmiş oluyor.

Eğer koalisyon beklendiği üzere CDU/CSU ve SPD arasında olursa, AfD, aldığı yüzde 12,6’lık oyla ana muhalefet partisi konumuna yükselecek.

AfD: AB’den göçmen karşıtlığına

AfD, Avrupa’da finansal krizin etkisinin zirvede olduğu 2013 yılında kuruldu. Söz konusu dönemde AB karşıtı söylemlerle, Yunanistan gibi borçlu ülkelere kredi verilmesine yönelik karşı duruşuyla dikkat çeken parti, 2015 yılından bu yana ise odağını, göç ve İslam konularına yöneltti.

“İslam dininin Almanya’ya ait olmadığını ve Almanya’daki Müslümanların ülkeye, topluma ve değerlere yönelik büyük tehlike taşıdığına” dair söylemleri seçim kampanyalarında ön planda idi.

Bununla birlikte “mülteci krizi” AfD için adeta bir katalizör görevi gördü.

AfD’nin seçim programı

AfD, daha etkin sınır kontrolleriyle birlikte ülkeye giren göçü sınırlamak amacını güdüyor.

Ayrıca AfD, seçim programına da yansıttığı şekilde, Almanya’da doğmuş olsalar bile yabancı uyruklu çocuklara Alman vatandaşlığı verilmesine karşı çıkışıyla geniş yankı uyandırmıştı. AfD, vatandaşlığı yoğun olarak kan bağına ve etnik kimliğe bağlayan politikalarıyla Nazi Partisi’ni hatırlatan söylemlere sahip.

Çifte vatandaşlığa karşı olmakla birlikte AfD, vatandaşlıktan çıkarmanın kolaylaştırılmasını da savunuyor.

“Öncü Kültür” kavramına da seçim programında sıkça referans veren AfD, göçmenlerin “öncü kültüre” tam olarak uyum sağlamadan Alman vatandaşlığı almaması gerektiğini savunuyor.

Yine öncü kültür kavramından hareketle AfD, 2015 sonrasında ülkeye giriş yapan sığınmacıların tam olarak entegre olamayacaklarını savunarak geri gönderilmelerini ve ülkeye göçmen alımının sadece belli kriterlere ve uzmanlığa dayalı olarak yapılması gerektiğini savunuyor.

Parlamentodaki Türk vekilleri artışta

Öte yandan seçimlerde 14 Türk aday, milletvekili olmaya hak kazandı. SPD’den altı, Yeşilller’den beş, Sol Parti’den üç Türkiye kökenli isim milletvekili olmaya hak kazandı.

Bu sayı geçtiğimiz seçimlerde 11’de kalmıştı. Ayıca Almanya’da Türkiye kökenli vatandaşların kurduğu ADD (Alman Demokratlar Birliği) sadece Türklerin yoğun yaşadığı Kuzey Ren-Vestfalya eyaletinde seçime girdi ve 41 bin 178 oy alabildi.

AfD 2017 Federal Seçim Programı

24 Eylül tarihinde gerçekleşecek Federal seçimlere doğru yaklaşırken, seçimlere katılacak partilerin seçim programlarında yer alan göç, mülteciler, entegrasyon, İslam, AB ve Türkiye politikaları incelenmiştir. Bu çalışmada, “Almanya için Alternatif Partisi”nin programındaki maddeler ele alınmıştır.

(daha&helliip;)

Almanya İçin Alternatif Partisi (AfD) Yol Ayrımında

Otto Brenner Vakfı’nın Göttingen Demokrasi Araştırmaları Enstitüsü’ne yaptırdığı son araştırma; 2017 federal seçimleri öncesinde sağcı popülist Almanya için Alternatif Partisi’nin (AfD) toplumu yönlendirecek konulara sahip olmadığını ortaya koydu.

“2017 Federal Seçimleri Öncesinde AfD” başlıklı raporda; partinin rakiplerini saf dışı bırakacak, özgün bir konu ile seçimlere girmediğine dikkat çekildi. Bu durumun sebebi ise AfD’nin 2015’in başından bu yana odaklandığı konuların (mülteciler, göç, entegrasyon) diğer partiler tarafından da ele alınması. Bu konuya ilişkin; 2015’in sonbaharında ortaya çıkan mülteci krizi kapsamında AfD’nin bu durumu eleştiren tek parti olduğu; ancak 2016’nın yaz aylarından itibaren Hristiyan Sosyal Birlik Partisi (CSU) Başkanı Horst Seehofer’in de mülteci alımına bir üst kota getirilmesi talebinde bulunduğu belirtildi. Ayrıca Hristiyan Demokrat Birlik Partisi’nin de  (CDU) çifte vatandaşlık, burka ve İslam yasası gibi konuları gündemine alarak AfD’nin önceliği olan konulara değinmesi partinin popülaritesini düşürmüş durumda.

Araştırmacılara göre; AfD bir yandan toplumun bazı kesimlerinde var olan ulusal kimliği güçlendirme isteğini karşılasa da bu kişileri ve talebi yönlendirme konusunda yetersiz.  Bunun yanı sıra, CDU’lu İçişleri Bakanı Thomas de Maiziere tarafından gündeme getirilen öncü kültür tartışmasında görüldüğü gibi, AfD’nin ulusal ve millî konularda da diğer partilerle yarış içine girmesi de partinin popülaritesini düşürdü. Diğer partilerin sert taleplerde bulunmasının AfD’ye bir avantaj sağlamadığı; bu şekilde  orta kesim kararsız seçmenleri kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kaldıkları da belirtildi.

Ayrıca, son dönemde parti içinde yaşanan gerginliklerin ve tartışmaların da AfD’nin popülaritesini etkilemiş olabileceği üzerinde de duruluyor.

Araştırmanın detaylarına aşağıdaki adresten ulaşabilirsiniz.

https://www.otto-brenner-stiftung.de/fileadmin/user_data/stiftung/Aktuelles/AH91/AH91_AfD_Goettingen_WEB.pdf

AfD Başörtüsü Yasağı İstiyor

Aşırı sağcı Almanya İçin Alternatif Partisi’nin (AfD) başbakan adayı Alice Weidel, Tagesspiegel am Sonntag  gazetesine verdiği röportajda, ülke genelinde başörtüsü yasağı uygulanması gerektiğini söyledi.

“Başörtüsü Almanya’ya ait değil” diyen Weidel; peçe ve burkanın sokaklar da dahil her yerde yasaklanmasını savundu. Weidel açıklamasında, yasağa karşı gelenlere ağır para cezaları uygulanması gerektiğini de ifade etti.

Almanya’da bir öğretmenin ucunda haç olan kolyesini takmasına izin verilmemesi konusuna da değinen Weidel; başörtüsü karşıtı sözlerinin aksine bu uygulamayı abartılı bulduğunu öğretmenin haç taşıyabilmesi gerektiğini belirtti.

AfD’nin Seçim Programı Taslağı

Almanya’da siyasi partilerin Eylül’de yapılacak olan parlamento seçimleri için çalışmaları tüm hızıyla devam ediyor. Bu kapsamda aşırı sağcı Almanya İçin Alternatif Partisi (AfD) de hazırladığı seçim programının taslağını tanıttı. Önümüzdeki aylarda oylamaya sunulacak olan taslak, büyük tartışmalara sebep olacak maddeler içeriyor. İşte taslaktan dikkat çeken maddeler:

  • “Suça karışan yabancı kökenliler-vatansız kalmaları sözkonusu olsa bile- vatandaşlıktan çıkarılsın.” Bunun; Nazi döneminde başvurulan bir uygulama olması da ayrıca dikkat çekiyor.
  • “İslam’ın Almanya’da yeri yoktur. Minare yapılması ve ezan okunması engellensin. Burka tamamen, başörtüsü ise kamuda yasaklansın.”
  • “Vatandaşlık sisteminde ‘kan bağı prensibine’ geçilsin.” Yani parti, yabancıların Alman vatandaşlığı almasını engellemek adına, ‘doğum yeri prensibinin’ terk edilmesini istiyor. Ayrıca Alman vatandaşlığın sadece başarılı bir entegrasyon gerçekleştiren ve yeni memleketine sağduyu göstereceğinden şüphe duyulmayan kişilere verileceği söyleniyor.
  • Hayvan koruması başlığı altında ise Müslüman ve Yahudilerin kendi dini inançlarına uygun kesim yapmasının önüne geçilmek isteniyor. Bu uygulamaya Hitler döneminde de başvurulması ayrıca göze çarpıyor.
  • “Avrupa Birliği ve Avro Bölgesi’nde kalmaya devam edip etmemek için halk oylaması yapılsın.”
  • “Türkiye ile yürütülen tüm müzakereler durdurulsun.”
  • “Rusya’ya uygulanan yaptırımlar kaldırılsın.”

  • 1
  • 2