In Haberler

“Müslüman gibi” görünen erkeklere saldırı

Birleşik Krallık’ta yaşayan gayrimüslimler, Parlamento’ya sunulan bir araştırmaya göre, Müslüman gibi göründükleri gerekçesiyle sözlü ve fiziksel tacize uğruyor.

Birmingham Üniversitesi’nden Dr Imran Awan ve Dr Irene Zempi tarafından hazırlanan rapor, “Nefret Suçları Farkındalığı Haftası” kapsamında dün (18 Ekim) Parlamento’ya sunuldu. Araştırmanın sonuçları, Birleşik Krallık’ta yükselen İslamofobi hakkında önemli ipuçları sunuyor.

Araştırma kapsamında farklı inanç ve etnik kökene mensup yaşları 19-59 arasında değişen 20 kişiyle derinlemesine mülakatlar yapıldı.

Genel olarak türbanları ve ten renklerinden dolayı sihler bu saldırılara maruz kalıyor. Sihlerin ibadethanelerine grafitiler yapıp “terörist” yazan saldırganlar tehdit mektupları da gönderdi. Birçok katılımcı cep telefonuna “Müslümanları def et” yazılı mesajlar geldiğini söylerken, Brexit referandumu gecesinde bazı katılımcılar sosyal medya aracılığıyla “Bugün sizin gibilerden kurtulduğumuz gün” gibi mesajlar aldıklarını belirtti.

Katılımcılardan birisi, “Ne zaman büyük bir terör vakası olsa bana ve aileme yönelik nefrette bir artış oluyor” diyerek saldırıların tepkisel olduğunu belirtiyor.

Bir katılımcı da tepki çekmesinin sebebinin sakalı olduğu görüşünde: “Sakal uzattığımdan beri bana [saldırılar] oluyor. Ben bir Müslüman değilim ama insanlar öyle olduğumu düşündüğü için bana dik dik bakıyor. Woolwich saldırısından sonra insanlar bana kötü kötü bakmayı kalıcı hâle getirdi.”

Bir katılımcı ise yine Brexit (Birleşik Krallık’ın AB’den ayrılma kararı) sonrasında artan saldırılarla birlikte kendisine “Sen masum insanları öldürdün. Suriye’ye geri dön, seni DAEŞ militanı” dendiğini bildirdi.

Öte yandan saldırıların sonucunda katılımcılarda endişe sorunu ve depresyon gibi rahatsızlıklar gözlemlendiği araştırmacı Imran Awan tarafından belirtilirken, bu rahatsızlıkların temelinde katılımcıların maruz kaldığı korku ortamı olduğu vurgulandı.

Katılımcılardan biri “Her gün korku içinde yaşıyoruz. Gündelik olarak taciz ve hakarete maruz kalıyoruz; fakat biz bu saldırılara maruz kalmamalıydık” diyerek içinde bulunduğu psikolojik durumu dile getiriyor. Öte yandan katılımcılar genel olarak kamusal alanlarda yardıma ihtiyaç duydukları anlarda izole ve yalnız hissettiklerini, yardımseverlik görmediklerini ifade ediyor.

Araştırmanın bulgularıyla ilgili The Independent gazetesine konuşan Dr. Imran Awan, “Bu yanlış anlaşılmış bir kimlik meselesi olsa da zaten İslamofobik saldırılar en başında yanlış. Kurbanlar önyargı ve kalıp yargılar doğrultusunda hedef alındı” dedi.

Öte yandan Awan, İslamofobinin ırkçılıkla örtüştüğü görüşünde: “İslamofobi’nin bir çeşit ırkçılık olduğunu tartışıyoruz. İslamofobi ve ırkçılık birbirini besleyen olgular hâline geldiler.”