In Haberler

Merve Şerbini Katliamı

 Merve Şerbini’nin Almanya’da uğradığı ırkçı saldırıda hayatını kaybetmesinin üzerinden tam 9 yıl geçti… Ancak aradan geçen zamanda ne Avrupa’daki göçmenlerin hedef olduğu ırkçı saldırılarda azalma görüldü, ne de göçmenlerin içindeki saldırı endişesi ortadan kalktı.

Bugün uğradığı ırkçı saldırı karşısında hakkını ararken katledilen 32 yaşındaki eczacı Merve Şerbini’nin ölüm yıldönümü.

Mısır kökenli Şerbini ve eşi Elwy Okaz’ın Almanya macerası 2005 yılında Okaz’ın doktora çalışmaları için Dresden’e yerleşmeleriyle başladı. Ancak bu macera 2008 yılında kâbusa dönüştü.

Hedef olacağı saldırıdan habersiz 3 yaşındaki oğlunu parka götüren Şerbini, 28 yaşındaki Alex W.’den oğlu için salıncakta yer istedi. Ancak ricası, korkunç küfür ve hakaretlerle karşılandı. Rus asıllı Alman Alex W., genç kadına küfürler savurarak Merve Şerbini’yi “terörist” olmakla suçladı ve onların Almanya’ya ait olmadığını söyledi. Bu çirkin hakaretlere şahit olan bir kişi de Şerbini lehine tanıklık yaparak onun şikâyette bulunmasına yardımcı oldu. Yargıya taşınan olay, ırkçı saldırganın 780 avro para cezası almasıyla sonuçlandı ancak verilen cezayı yetersiz bulan savcı dosyayı bir üst mahkemeye taşıdı.

Bir üst mahkemedeki yargı süreci ne yazık ki adalet arayışında olan Şerbini’nin sonu oldu… Mahkeme salonunda ifade veren genç kadın, yerine geçerken herkesin gözleri önünde Alex W. tarafından 18 yerinden bıçaklanarak katledildi. Eşinin yardımına koşan Elwy Okaz ise polisler tarafından saldırgan sanılarak 2 yerinden vurularak yaralandı. Herkesin gözleri önünde can veren Şerbini’nin 3 aylık hamile olması ise vicdanları bir kez daha yaraladı.

Şerbini, memleketi İskenderiye’de törenle toprağa verildi, törende onlarca kişi Avrupa’nın en ileri ülkelerinden birinde yaşanan trajik olay için gözyaşı döktü. İlerleyen günlerde ise olay Mısır gündeminden düşmedi. Düzenlenen protesto gösterilerinde Alman ürünleri için boykot çağrıları yapıldı ancak akıllardaki sorular cevaplarını hiçbir zaman bulamadı.

Irkça saldırı karşısında Alman basını ve siyasetçileri ise uzun süre sessizliğini korudu. Uluslararası toplumdan gelen tepkiler üzerine harekete geçen Alman gazeteleri katliama ”münferit bir olay” gözüyle baktı ve katilin, Rus asıllı Alman olması üzerinde durdu. İlk günlerde böyle bir olay yaşanmamış gibi davranmayı tercih eden siyasilerden ise daha sonra kınama açıklamaları geldi. Ayrıca bazı isimler Dresden’de düzenlenen sembolik cenaze törenine de katıldı. Ancak siyasetçiler, geç atılan bu adımlar nedeniyle eleştiri oklarına hedef olmaktan kurtulamadı.

Biz de bu acının yıl dönümünde Şerbini ve tüm ırkçı saldırı kurbanları için adalet diliyoruz.