In Etkinlikler

Hollanda’da Devlet Eliyle Şekillenen Göçmen Kimliği

Düzenlediğimiz panelde “Hollanda’da devlet eliyle şekillenen göçmen kimliği”ni  Prof. Dr. Kadir Canatan ve Yrd. Doç.  Edip Asaf Bekaroğlu ile ele aldık.

Etkinlikte ilk konuşmayı yapan Prof. Dr. Kadir Canatan, öncelikli olarak “kimliğin” nasıl geliştiğini ve bu süreçte incelenmesi gereken önemli noktaları aktardı. Hollanda’nın göç politikalarının 2 döneme ayrıldığını vurgulayan akademisyen; 1980 öncesinde hoşgörülü bir politika izlendiğini hatırlattı.  Canatan’a göre 1983 yılında; artık göçmenlerin ülkede “kalıcı” olduğunu anlayan yönetim, entegrasyon politikalarını “asimilasyon” temeline oturtmaya başladı. Günümüze kadar uzanan bu süreçte artık, Hollanda’daki göçmenlerin her anlamda topluma yüzde yüz uyum göstermesi bekleniyor.  Bu nedenle Canatan; aşırı sağın da yükselişini göz önünde bulundurarak 2000’li yılların göçmenler açısından zor ve karanlık bir dönem olduğunu ifade etti. Ancak Canatan’a göre hem Türk kimliğini muhafaza edip hem de Hollandalı kimliği ile özdeşleşmek mümkün.

Yrd. Doç. Edip Asaf Bekaroğlu ise Hollanda siyasetindeki Türk ve Müslümanlara yönelik bakış açısı üzerine konuşma yaptı. Bekaroğlu’na göre Hollanda’da “çokkültürcü” bir gelenek olmasına rağmen Müslümanlara “çokkültürcü” pencereden bakılmakta tereddüt ediliyor. Bunlara ek olarak akademisyen; Hollanda’daki hem laik kesimin hem de aşırı dindar Hristiyanların, Müslümanların varlığından mutsuz olduğunu belirtti. Bekaroğlu; bu ayrışmadaki artışta 2000’li yıllarda dünyada yaşanan terör saldırılarının etkisi olduğunu vurguladı. Saldırılardan sonra “çokkültücü” anlayış da Hollanda tarafından hedef tahtasına konuldu. Bekaroğlu ayrıca Müslümanlara yönelik önyargının 2000’li yıllarda “güvenlik söylemi” içerisinde sunulmaya başlandığını da ifade etti. Panel, katılımcılarının yönelttiği soruların cevaplanıp tartışılması ile noktalandı.