Haberler

AfD’nin PEGİDA kararı

Almanya için Alternatif Partisi (AfD), göçmen ve İslam karşıtı PEGİDA’nın düzenlediği organizasyonlara üyelerinin katılım yasağını kaldırma kararı aldı.

2016 yılında aldığı bir kararla üyelerinin PEGİDA (Batı’nın İslamlaşmasına Karşı Vatansever Avrupalılar) gösterilerine katılım sağlamalarına izin vermeyen Almanya için Alternatif Partisi (AfD) bu yasağı kaldırdı. Bundan sonra AfD üyeleri herhangi bir yaptırıma maruz kalmadan parti flamaları ve sembolleri ile birlikte PEGİDA gösterilerine katılabilecek.

AfD Meclis Grubu Başkanı Alice Weidel, söz konusu kararın uzun bir düşünme aşamasının sonunda alındığını ifade ederken partinin Saksonya-Anhalt Eyaleti Başkanı Andre Poggenburg ise yasağın kaldırılmasını bir “mihenk taşı” olarak değerlendirdi.

İşbirliği fikri yeni değil

Partinin eş başkanları Jörg Meuthen ve Alexander Gauland, Şubat ayından itibaren yasağın kaldırılabileceğinin sinyalini veren açıklamalarda bulunuyordu. Bu konuda Meuthen ve Gauland’ı endişelendiren tek husus, suç dosyası oldukça kabarık olan PEGİDA lideri Lutz Bachmann’dı.

Bachmann’ın Hitler’in bıyığını ve saç kesimini taklit ettiği bir fotoğrafını yayınlanmasının büyük bir tartışmaya neden olması ve bu hareketinden sonra görevinden çekilmesi ile birlikte işbirliği önündeki tek çekince de ortadan kalkmış oldu.

 

GAV, Genç Mülteciler Projesi ikinci toplantısına katıldı

İtalya’da 12-26 Şubat 2018 tarihleri arasında gerçekleştirilen Suriyeli Gençlerin eğitimine yönelik projenin ikinci toplantısına proje partneri olarak Göç Araştırmaları Vakfı da katıldı.

“Türkiye’deki Suriyeli Gençlerin Eğitime Dâhil Edilmesi” başlığını taşıyan proje, Türkiye Ulusal Ajansı tarafından destekleniyor. Proje, Göç Araştırmaları Vakfı ve Yıldırım Beyazıt Üniversitesi işbirliğinde yürütülüyor. Aynı zamanda proje, Avrupa’dan beş farklı partnerle birlikte yürütülüyor. Projenin bu kapsamda gerçekleştirilen ikinci yürütme toplantısına Göç Araştırmaları Vakfı adına Fatma Feyza Yıldırım ve Dr. Elif Şimşek katıldı.

Projeye ilişkin ikinci toplantı, İtalya’da bulunan e-Campus Üniversitesi’nin ev sahipliğinde gerçekleşti. Programa projenin partnerleri arasında yer alan Cojep, Usdad, Rightchallenge, Iserundschmidt ve Tera da katıldı.

Toplantıda Türkiye’de yaşayan Suriyeli gençlerin profili hakkında araştırmacımız Elif Şimşek de bir sunum gerçekleştirdi. Elif Şimşek sunumunda, ülkemizde ikamet eden Suriyeli gençlerin eğitim durumuna değinerek konuyla ilgili sayısal verileri katılımcılara aktardı.

Ardından genel olarak Suriyeli göçmenlerle ilgili sunum yapan Yıldırım Beyazıt Üniversitesi’nden Prof. Dr. Mustafa Sıtkı Bilgin ise konuşmasında, Türkiye’de yaşayan Suriyelilerin durumunun akademik bir çalışma konusu olduğu kadar insani bir mesele olduğunu vurgulayarak konuya bu boyutuyla yaklaştı.

Öte yandan projeye İtalya’dan katılım sağlayan e-Campus Üniversitesi’nden akademisyenler, Akdeniz göç rotasının trendleri ve geçmişiyle ilgili bilgi verdi. Sunumda İtalya’daki sığınmacılar ve mültecilerle ilgili geniş bilgiler de yer alırken Akdeniz rotasının geleceği tartışıldı.

Toplantı sonunda ise Türkiye’deki göçmen kamplarına yapılması planlanan ziyaretlerle ilgili bilgi alışverişi yapılarak gelecek ziyaretlere ilişkin bir taslak oluşturuldu.

Almanya’da büyük koalisyona doğru

Almanya’da Hristiyan Birlik partileri (CDU/CSU) ile Sosyal Demokrat Parti (SPD) arasında büyük koalisyonun kurulabilmesi yönündeki en büyük engel aşıldı. SPD üyeleri yüzde 66’lık bir çoğunlukla koalisyon sözleşmesine “evet” dedi.

Almanya’da SPD üyeleri CDU/CSU ile büyük koalisyonun kurulmasına onay verdi. Geçtiğimiz Cuma günü (2 Mart) biten oy sayımının sonuçları, SPD Genel Merkezi’nde dün (Salı) yapılan basın toplantısı ile açıklandı. Buna göre, SPD üyelerinin yüzde 66’sı büyük koalisyona yeşil ışık yaktı. Böylece Federal Almanya Cumhuriyeti tarihinin dördüncü büyük koalisyonu önünde bir engel kalmadı.

Ne olmuştu?

Almanya’da 24 Eylül 2017 tarihinde yapılan genel seçimlerde CDU/CSU oyların yüzde 32,9’unu, SPD de yüzde 20,5’ini almış, aşırı sağcı Almanya İçin Alternatif Partisi (AfD) ise yüzde 12,6 oyla üçüncü parti olarak Meclis’e girmişti.

Genel seçimlerden tam bir ay sonra CDU/CSU, Hür Demokratlar (FDP) ve Yeşiller (Die Grünen) arasında ön görüşmeler başlatılsa da FDP’nin masadan çekilmesiyle hükümet kurma girişimi başarısız olmuştu.

Daha önce muhalefet kanadında kalacağını ve Angela Merkel ile hiçbir şekilde koalisyona girmeyeceğini belirten SPD lideri Martin Schulz ise Cumhurbaşkanı Frank Walter Steinmeier’in devreye girmesi ile birlikte CDU ile masaya oturmayı kabul etmişti.

 

Almanya’nın 2017 bilançosu: 950 İslam karşıtı saldırı

Almanya’da 2017 yılında Müslümanlara ve camilere yönelik 950 saldırı gerçekleşti. Saldırılar Almanya’daki İslam karşıtlığının ne boyutta olduğunu gösterir nitelikte.

Almanya’da 2017 yılında Müslümanlara ve camilere yönelik 950 saldırı gerçekleşti. Bu saldırılar, Almanya’daki İslam karşıtlığının boyutunu görebilmek ve konuyla ilgili adımları değerlendirmek açısından dikkate değer.

Alman İçişleri Bakanlığı, Sol Parti’nin (Die Linke) Müslümanlara yönelik saldırılara ilişkin verdiği soru önergesine cevap verdi. İçişleri Bakanlığı tarafından verilen cevap, geçtiğimiz yıl Müslümanlara ve camilere yönelik en az 950 saldırının gerçekleştiğini ortaya çıkardı. Saldırılarda 33 kişi yaralandı. En az 60 saldırının hedefi cami ve İslami kültür merkezleri oldu.

İslam karşıtı saldırılara ilişkin veriler ilk defa 2017 itibariyle kayıt altına alındığı için geçmişte yapılan saldırılarla bir mukayese yapma imkânı bulunmuyor.

Azalma olsa da hâlâ ciddi boyutta

İçişleri Bakanlığı’nın verileri, genel olarak saldırılarda az da olsa bir azalma eğilimi olduğunu gösteriyor. Nitekim yılın ilk çeyreğinde 221, ikinci çeyreğinde 274, üçüncü çeyreğinde de 288 İslam karşıtı saldırı söz konusu iken son çeyrekte ise 167 saldırı gerçekleştirildi.

Sol Partili vekil Ulla Jelpke, “bu durum sevindirici olsa da tehlike geçmiş değil” ifadesini kullanırken, saldırıların nicel boyutuna dikkat çekerek, “hiçbir şey olmamış gibi geriye yaslanamayız” dedi.

Yurtdışında yaşayan gençler Türkiye’de staj yapabilecek

Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) tarafından düzenlenen program, eğitimine Türkiye dışında devam eden gençlere Türkiye’deki kurum ve kuruluşlarda staj yapma imkânı sunuyor.

Yurt dışında yaşayıp Türkiye vatandaşı veya mavi kart sahibi olan gençler, iş hayatına başlamadan önce tecrübe kazanmak için artık Türkiye’deki devlet kurum ve kuruluşlarında staj yapma imkânına sahip olabiliyor.

Başbakanlık Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) tarafından düzenlenen “Türkiye Stajları” programıyla lisans ve yüksek lisans öğrenimlerine devam eden veya yeni mezun olmuş kişiler, kamu kurum ve kuruluşlarında dört hafta süreyle staj yapabilecek. Staj süresince konaklama masrafları karşılanacak öğrencilere yönelik eğitim ve kültür programları da düzenlenecek.

YTB Başkanı Mehmet Köse yurtdışında yükseköğrenime devam eden 200 bin civarında Türk vatandaşının bulunduğunu ifade ederek bu kişilerin istihdam sorununa dikkat çekti.

“Türkiye’nin, başka ülkelerde yaşayan gençlerini eğitim alanında desteklemesi ve kendi birikimini onlara aktarması, gençlerimizin bulundukları toplumlarda daha saygın bireyler olarak yer edinmelerine katkı sağlayacaktır” diyen Köse, Türkiye Stajları’nın gençlere Türkiye’deki kamu sektöründe staj imkânı sunduğunu belirtti.

Katılım koşulları

Türkiye Stajları Programı’na katılmak için yükseköğrenim gören veya yeni mezun olmuş gençlerin 1991-1999 yılları arasında doğmuş olması ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olması veya mavi kart sahibi olması gerekiyor. Staj programına Türk toplumunun yoğun olarak yaşadığı Avrupa’nın yanı sıra ABD, Kanada ve Avustralya’dan da başvuru yapılabiliyor.

3 dönem halinde gerçekleşecek programın ilk etabı 2-27 Temmuz 2018, ikincisi 3-28 Eylül 2018’de; sonuncusu ise 7 Ocak-1 Şubat 2019’da gerçekleşecek.

1 Şubat’ta başlayacak başvurularda son tarihler de başvurulacak döneme göre değişiyor. İlk döneme başvurmak isteyen gençlerin 30 Nisan’a kadar başvurmaları gerekirken ikinci dönem için 30 Haziran’a kadar süre var. Üçüncü döneme başvurmak için ise son tarih 31 Ekim 2018.

Başvurular YTB’nin internet sitesi üzerinde online gerçekleşecek. Adayların sisteme kayıt yaptıktan sonra istenen belgeleri sisteme yüklemesi gerekiyor.

Yurtdışı Türkler turizmcinin yüzünü güldürdü

Yurtdışında yaşayan Türk vatandaşları, 2017 yılındaki toplam turizm gelirinin yüzde 22,5’ini oluşturdu.

Açıklama, Akdeniz Otelciler ve İşletmeciler Birliği’nden (AKTOB) geldi. Birliğin yayınladığı rapora göre, geçtiğimiz yıl Türkiye’ye toplamda 38 milyon 620 bin ziyaretçi giriş yaparken 6 milyon 540 bini yurtdışında ikamet eden Türk vatandaşları oldu.

Bu da Türkiye’ye giriş yapan yurtdışında yerleşik Türk vatandaşlarının sayısının bir önceki yıla göre 440 bin kişi arttığını gösteriyor.

Ancak yurtdışındaki vatandaşların Türkiye’ye olan ilgisi artsa da harcamaları azalmış durumda. 2016 yılında kişi başına 978 dolar harcayan yurtdışı Türkler, 2017 yılında Türkiye’de kişi başına 903 dolara denk gelecek harcamada bulundu.

Kişi başı harcamaları düşmüş olsa da yurtdışı Türklerin yaptıkları harcama hâlâ ortalamanın çok üzerinde yer alıyor. Zira Türk vatandaşı olmayan turistlerin kişi başı harcaması 630 dolar olarak hesaplandı.

Konaklama süresi olarak da yurtdışında yaşayan vatandaşlar, ortalamanın çok üzerinde yer almayı başardı. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmayan turistler ortalama 12,7 gece Türkiye’de konaklarken yurtdışında yaşayan vatandaşlar Türkiye’de ortalama 22,9 gece geçirdi.