Haberler

Almanya’da büyük koalisyona doğru

Almanya’da Hristiyan Birlik partileri (CDU/CSU) ile Sosyal Demokrat Parti (SPD) arasında büyük koalisyonun kurulabilmesi yönündeki en büyük engel aşıldı. SPD üyeleri yüzde 66’lık bir çoğunlukla koalisyon sözleşmesine “evet” dedi.

Almanya’da SPD üyeleri CDU/CSU ile büyük koalisyonun kurulmasına onay verdi. Geçtiğimiz Cuma günü (2 Mart) biten oy sayımının sonuçları, SPD Genel Merkezi’nde dün (Salı) yapılan basın toplantısı ile açıklandı. Buna göre, SPD üyelerinin yüzde 66’sı büyük koalisyona yeşil ışık yaktı. Böylece Federal Almanya Cumhuriyeti tarihinin dördüncü büyük koalisyonu önünde bir engel kalmadı.

Ne olmuştu?

Almanya’da 24 Eylül 2017 tarihinde yapılan genel seçimlerde CDU/CSU oyların yüzde 32,9’unu, SPD de yüzde 20,5’ini almış, aşırı sağcı Almanya İçin Alternatif Partisi (AfD) ise yüzde 12,6 oyla üçüncü parti olarak Meclis’e girmişti.

Genel seçimlerden tam bir ay sonra CDU/CSU, Hür Demokratlar (FDP) ve Yeşiller (Die Grünen) arasında ön görüşmeler başlatılsa da FDP’nin masadan çekilmesiyle hükümet kurma girişimi başarısız olmuştu.

Daha önce muhalefet kanadında kalacağını ve Angela Merkel ile hiçbir şekilde koalisyona girmeyeceğini belirten SPD lideri Martin Schulz ise Cumhurbaşkanı Frank Walter Steinmeier’in devreye girmesi ile birlikte CDU ile masaya oturmayı kabul etmişti.

 

Almanya’nın 2017 bilançosu: 950 İslam karşıtı saldırı

Almanya’da 2017 yılında Müslümanlara ve camilere yönelik 950 saldırı gerçekleşti. Saldırılar Almanya’daki İslam karşıtlığının ne boyutta olduğunu gösterir nitelikte.

Almanya’da 2017 yılında Müslümanlara ve camilere yönelik 950 saldırı gerçekleşti. Bu saldırılar, Almanya’daki İslam karşıtlığının boyutunu görebilmek ve konuyla ilgili adımları değerlendirmek açısından dikkate değer.

Alman İçişleri Bakanlığı, Sol Parti’nin (Die Linke) Müslümanlara yönelik saldırılara ilişkin verdiği soru önergesine cevap verdi. İçişleri Bakanlığı tarafından verilen cevap, geçtiğimiz yıl Müslümanlara ve camilere yönelik en az 950 saldırının gerçekleştiğini ortaya çıkardı. Saldırılarda 33 kişi yaralandı. En az 60 saldırının hedefi cami ve İslami kültür merkezleri oldu.

İslam karşıtı saldırılara ilişkin veriler ilk defa 2017 itibariyle kayıt altına alındığı için geçmişte yapılan saldırılarla bir mukayese yapma imkânı bulunmuyor.

Azalma olsa da hâlâ ciddi boyutta

İçişleri Bakanlığı’nın verileri, genel olarak saldırılarda az da olsa bir azalma eğilimi olduğunu gösteriyor. Nitekim yılın ilk çeyreğinde 221, ikinci çeyreğinde 274, üçüncü çeyreğinde de 288 İslam karşıtı saldırı söz konusu iken son çeyrekte ise 167 saldırı gerçekleştirildi.

Sol Partili vekil Ulla Jelpke, “bu durum sevindirici olsa da tehlike geçmiş değil” ifadesini kullanırken, saldırıların nicel boyutuna dikkat çekerek, “hiçbir şey olmamış gibi geriye yaslanamayız” dedi.

Yurtdışında yaşayan gençler Türkiye’de staj yapabilecek

Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) tarafından düzenlenen program, eğitimine Türkiye dışında devam eden gençlere Türkiye’deki kurum ve kuruluşlarda staj yapma imkânı sunuyor.

Yurt dışında yaşayıp Türkiye vatandaşı veya mavi kart sahibi olan gençler, iş hayatına başlamadan önce tecrübe kazanmak için artık Türkiye’deki devlet kurum ve kuruluşlarında staj yapma imkânına sahip olabiliyor.

Başbakanlık Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) tarafından düzenlenen “Türkiye Stajları” programıyla lisans ve yüksek lisans öğrenimlerine devam eden veya yeni mezun olmuş kişiler, kamu kurum ve kuruluşlarında dört hafta süreyle staj yapabilecek. Staj süresince konaklama masrafları karşılanacak öğrencilere yönelik eğitim ve kültür programları da düzenlenecek.

YTB Başkanı Mehmet Köse yurtdışında yükseköğrenime devam eden 200 bin civarında Türk vatandaşının bulunduğunu ifade ederek bu kişilerin istihdam sorununa dikkat çekti.

“Türkiye’nin, başka ülkelerde yaşayan gençlerini eğitim alanında desteklemesi ve kendi birikimini onlara aktarması, gençlerimizin bulundukları toplumlarda daha saygın bireyler olarak yer edinmelerine katkı sağlayacaktır” diyen Köse, Türkiye Stajları’nın gençlere Türkiye’deki kamu sektöründe staj imkânı sunduğunu belirtti.

Katılım koşulları

Türkiye Stajları Programı’na katılmak için yükseköğrenim gören veya yeni mezun olmuş gençlerin 1991-1999 yılları arasında doğmuş olması ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olması veya mavi kart sahibi olması gerekiyor. Staj programına Türk toplumunun yoğun olarak yaşadığı Avrupa’nın yanı sıra ABD, Kanada ve Avustralya’dan da başvuru yapılabiliyor.

3 dönem halinde gerçekleşecek programın ilk etabı 2-27 Temmuz 2018, ikincisi 3-28 Eylül 2018’de; sonuncusu ise 7 Ocak-1 Şubat 2019’da gerçekleşecek.

1 Şubat’ta başlayacak başvurularda son tarihler de başvurulacak döneme göre değişiyor. İlk döneme başvurmak isteyen gençlerin 30 Nisan’a kadar başvurmaları gerekirken ikinci dönem için 30 Haziran’a kadar süre var. Üçüncü döneme başvurmak için ise son tarih 31 Ekim 2018.

Başvurular YTB’nin internet sitesi üzerinde online gerçekleşecek. Adayların sisteme kayıt yaptıktan sonra istenen belgeleri sisteme yüklemesi gerekiyor.

Yurtdışı Türkler turizmcinin yüzünü güldürdü

Yurtdışında yaşayan Türk vatandaşları, 2017 yılındaki toplam turizm gelirinin yüzde 22,5’ini oluşturdu.

Açıklama, Akdeniz Otelciler ve İşletmeciler Birliği’nden (AKTOB) geldi. Birliğin yayınladığı rapora göre, geçtiğimiz yıl Türkiye’ye toplamda 38 milyon 620 bin ziyaretçi giriş yaparken 6 milyon 540 bini yurtdışında ikamet eden Türk vatandaşları oldu.

Bu da Türkiye’ye giriş yapan yurtdışında yerleşik Türk vatandaşlarının sayısının bir önceki yıla göre 440 bin kişi arttığını gösteriyor.

Ancak yurtdışındaki vatandaşların Türkiye’ye olan ilgisi artsa da harcamaları azalmış durumda. 2016 yılında kişi başına 978 dolar harcayan yurtdışı Türkler, 2017 yılında Türkiye’de kişi başına 903 dolara denk gelecek harcamada bulundu.

Kişi başı harcamaları düşmüş olsa da yurtdışı Türklerin yaptıkları harcama hâlâ ortalamanın çok üzerinde yer alıyor. Zira Türk vatandaşı olmayan turistlerin kişi başı harcaması 630 dolar olarak hesaplandı.

Konaklama süresi olarak da yurtdışında yaşayan vatandaşlar, ortalamanın çok üzerinde yer almayı başardı. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmayan turistler ortalama 12,7 gece Türkiye’de konaklarken yurtdışında yaşayan vatandaşlar Türkiye’de ortalama 22,9 gece geçirdi.

 

“Yolcular İçin Gümrük Rehberi” hizmette!

Gümrük ve Ticaret Bakanlığı tarafından yayınlanan “Yolcular İçin Gümrük Rehberi” isimli mobil uygulama, yolculara pratik ve hızlı bilgiler sunuyor.

T.C. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı yurtdışından gelen veya yurtdışına giden yolcular için yeni bir hizmeti yürürlüğe koydu. “Yolcular İçin Gümrük Rehberi” adlı mobil uygulama aracılığıyla artık yolcular seyahatleri için yanlarına alabilecekleri eşyalar başta olmak üzere mevzuatla ilgili birçok konuda bilgi sahibi olabilecekler.

İzne tabi ve yasak eşyaların detaylı listesi

AppStore ve Google Play’de erişime sunulan uygulama sayesinde yolculara serbest ve yasak eşyalar konusunda hızlı ve pratik bilgiler sunuluyor.

Uygulamada, ülkeye giriş veya ülkeden çıkış adlı iki farklı temel bölüm yer alıyor. Bu bölümlerde ise ilgili eşyalarla ilgili mevzuata erişilebiliyor. Bu eşyaların başlıcaları alkollü içecekler, araçlar, elektronik cihazlar, evcil hayvanlar, gıda ürünleri, ilaçlar olarak belirlenmiş. Eşyaların miktarları, nitelikleri, yaş sınırlaması gibi pek çok konu yanlış anlaşılmaya mahal vermeyecek şekilde detaylandırılmış durumda.

Bunların yanı sıra nakit para, ziynet eşyaları ve hediyelik eşyaların miktarı ve türü konusuna gerekli açıklamalar da rehberde yer alıyor.

Örneğin; yolcunun üzerinde taşıdığı nakit para miktarı sorulduğu takdirde beyan etmesi hatırlatılırken, değeri 15 bin ABD dolarını geçmeyen ziynet eşyasını sorunsuz bir şekilde yurda sokabileceği ve değeri 430 euroyu aşmayan hediyelik eşyayı da beraberinde getirebileceği yönünde bilgiler yer alıyor.

Uygulamayla gelen pratik çözümler

Uygulamanın ‘sanal alışveriş sepeti’ bölümü sayesinde yolcular yanlarına aldıkları ürünlerin ismini, miktarını ve niteliğini girerek müsaade edilen limiti aşıp aşmadıklarını öğrenme imkânına da sahipler.

Öte yandan uygulama Türkçe, İngilizce, Almanca, Rusça ve Arapça olmak üzere beş dilde hizmet verirken ücretsiz bir gümrük ihbar hattını da barındırıyor. Böylece kullanıcılar, isim ve kimlik bilgileriyle birlikte Gümrük Muhafaza Genel Müdürlüğü’ne kolayca şikâyetlerini iletebiliyor.

Fransa’da sözleşmesiz özel okullara sıkı denetim geliyor

21 Şubat’ta onaylanan yeni yasayla birlikte Fransa’da özel okullara yönelik denetimler sıkılaşıyor.

Fransız senatör Françoise Gatel, sözleşmesi olmayan özel okulların radikalleşme riskleri barındırdıklarını ve pedagojik olarak yetersiz olduklarını öne sürerek 21 Şubat 2018 tarihinde “sözleşmesiz özel okulların” daha sıkı denetilmesi için Senato’ya bir yasa tasarısı sundu. Tasarı 240 oyla kabul edildi. Sağcı siyasetçiler ve Müslüman kuruluşlar durumdan endişeli.

Sözleşmesiz özel okul nedir?

Fransa eğitim sistemi devlet okullarının yanı sıra özel okulları da barındırıyor. Özel okullar arasında yer alan “sözleşmesiz özel okullar” ise ilkokul, ortaokul ve lise eğitimi kapsayan ve devletle sözleşmesi olmayan okullar. Devletten hiçbir ödenek almadıkları için de eğitim masrafları aileler tarafından karşılanıyor. Bu okullar, çoğunlukla dini okulları ve “alternatif” denilen pedagojik eğitim sunan okulları içerirken iki dilli çocuklar gibi özel eğitim verilen okulları da kapsıyor.

Tahminlere göre, Fransa’da eğitim gören toplam 15 milyon öğrenciden 45 ila 65 bin tanesi sözleşmesiz özel okullarda eğitim görüyor.

Denetimden muaf okullar

Sözleşmesiz özel okulların en önemli özellikleri resmî müfredatı takip etmek zorunda olmamaları ve kullanacakları pedagojik yöntemler konusunda özgür olmaları. Konuyla ilgili güncel tartışmalar ise tam da bu noktadan doğuyor. Zira devlet yetkilileri sözleşmesiz okulları yalnızca teknik bakımdan kontrol edebilme imkânına sahipler.

Senatör Françoise Gatel, özellikle son zamanlarda yoğun olarak Fransa gündemini meşgul eden “radikalleşme” tartışmalarından yola çıkarak sözleşmesiz okulların daha kapsamlı şekilde kontrol edilmesini teklif etti. Sözleşmesiz özel okulların yeterince kontrol edilmediği için radikalleşme riskleri barındırdıklarını, pedagojik olarak yetersiz kaldıklarını ve çok kolay şartlarda açıldıklarını ileri sürdü. Eğitim Bakanı Jean-Michel Blanquer’nin de desteğini alan yasa tasarısı 21 Şubat tarihinde Senato’da 94’e karşı 240 oyla kabul edildi.

Yasaya tepkiler

Yasa, Katolik okulları da ilgilendirdiği için Fransa’da sağcı siyasetçiler arasında yoğun tepkilere neden oldu.

Ancak sadece Katolik okulları değil, Müslümanlara ait okullar da yeni yasadan yoğun olarak etkilenecek. Bu yüzden “Avrupa Birliği için Müslüman Özel Eğitim” kuruluşu (Union Européenne pour l’Enseignement Privé Musulman-UEPM) yasaya tepki olarak internet üzerinden imza kampanyası başlattı.

Uzmanlara göre yeni yasa, sadece dini okulların açılmasını zorlaştırmayacak. Aynı zamanda okul içindeki kılık kıyafet düzenlemelerini ve müfredattaki dini dersleri de kısıtlayacak.