Haberler

Alman gibi görünmemek ayrımcılığa yol açabiliyor

Almanya’da yapılan bir araştırma, dış görünüş açısından Almanlara daha az benzeyenlerin daha sık ayrımcılığa maruz kaldığını ortaya çıkardı.

Araştırma sonuçlarına göre, siyah bir tene sahip olanlar, başörtüsü takanlar ya da Almancayı belirgin bir aksan ile konuşanlar Almanya’da daha dezavantajlı bir konumdalar.

Alman Vakıfları ve Göç Bilirkişi Konseyi (SVR) tarafından yürütülen ve sonuçları geçtiğimiz Salı günü açıklanan araştırmaya göre, dış görünüş itibariyle Almanlara daha çok benzeyen katılımcıların sadece yüzde 17’si kendilerini dezavantajlı hissettiklerini ifade ederken, göçmen ya da göçmen kökenli oldukları görünümlerinden kolayca anlaşılabilen katılımcıların yüzde 48’i ise ayrımcılığa uğradıklarını belirtti.

Ayrımcılıktan en fazla Türkler ve Müslümanlar mustarip

Araştırmada dikkat çeken bulgulardan birisi de, Türklerin ve diğer Müslüman toplulukların diğer kesimlere kıyasla daha yoğun bir ayrımcılığa maruz kalıyor olmaları. Araştırmaya katılan Türklerin yüzde 54’ü kendilerini daha dezavantajlı bir konumda görürken, diğer ülkelerden Almanya’ya göç edenlerde bu oran yüzde 40 civarında.

Bununla birlikte ankete katılan Müslümanların yüzde 55’i de ayrımcılık deneyimi yaşamış durumda. Hristiyanlığa mensup göçmen kökenlilerde bu oran sadece yüzde 29 iken, herhangi bir dini inanca sahip olmayan göçmen kökenliler arasında bu oran yüzde 32.

Hollandalı Türk’e “İlham Veren İşadamı” Ödülü

Hollanda’da yaşayan Atilay Uslu, 2017 yılının “en ilham verici iş adamı” ödülüne layık görüldü.

Hollanda’da genel olarak iş çevrelerine hitap eden “Girişimci” (De Ondernemer) dergisinin ilk defa düzenlemiş olduğu yarışmada, Atilay Uslu, 2017’nin “en ilham verici iş adamı” seçildi. Uslu, 25 üst düzey iş adamı arasından bu ödüle layık görüldü.

Aslen Afyon-Emirdağlı olan 50 yaşındaki üç çocuk babası, aldığı ödülün gurur verici olduğunu ifade ederken ödül konuşmasında “sadece kendi işime odaklandım” diyerek başarısının kaynağı hakkında bilgi vermeyi de ihmal etmedi.

Atilay Uslu kimdir?

Emirdağ’da dünyaya gelen ve iş hayatına 1990 yılında Haarlem’de bir döner lokantası açarak başlayan Uslu, 1994 yılında “Mega” isimli bir seyahat acentesi kurdu. İlk başlarda büyük zorluklar çeken Emirdağlı iş adamının yükselişi, seyahat acenteliğinden tur operatörlüğüne geçmesi ile başladı.

Hâlihazırda Türkiye’de 5, Hollanda’da 3, İbiza ve Curacao adalarında birer oteli bulunan Uslu, bu otellerin yıllık toplam 800 milyon euro civarında ciro yaptıklarını belirtiyor. Amsterdam’da ülkenin en büyük otelini açmayı hedefleyen Uslu, inşası devam eden otelin açılışını 1 Mayıs tarihine kadar yetiştirmeyi planlıyor.

Irkçılığa karşı “Büyük Festival” hazırlıkları başladı

Fransa’da ırkçılık ve anti-semitizme karşı eylem ve eğitim kapsamında düzenlenen “Büyük Festival” hazırlıkları başladı.

Paris’te bulunan Porte Doree Sarayı’nın ev sahipliğinde gerçekleştirilecek olan festival, yükselen ırkçılığa karşı farkındalık uyandırmayı amaçlıyor. 17-25 Mart tarihleri arasında düzenlenecek olan Büyük Festival’de farklı konu ve konukların yer alması bekleniyor.

Etkinliklerle farkındalık oluşturma

Festival, son dönemlerde ayrımcılığın gittikçe daha keskin bir hâle gelmesi ve ırkçı söylemlerin yükselmesiyle oluşan toplumdaki ayrışmanın önüne geçmeyi hedefliyor.

Etkinlik programı kapsamında çeşitli tiyatro, stand up ve dans gösterileri, atölye çalışmaları, konserler ve toplantılar gerçekleştirilecek. Bu çerçevede düzenlenecek olan tartışma platformlarıyla ırkçılığa karşı eylem planlarının hazırlanması amaçlanıyor. Atölye çalışmaları ve paneller aracılığıyla konuyla ilgili eğitim verilmesi de etkinlik programında yer alıyor.

Hayatın içinden konular

Irkçılık ve anti-semitizme karşı düzenlenen festival, toplumun ön yargılarının yıkılması için, hayatın içinden konuları farklı bir gözle izleyiciye sunacak. Porte Doree Sarayı’nda gerçekleşecek olan festivale hem Fransız hem de farklı kökenlerden pek çok sanatçının katılması bekleniyor.

 

Macar başbakandan “Müslüman istilacılar” çıkışı

Macaristan Başbakanı Viktor Orban, Avrupa’ya gelen sığınmacılardan “Müslüman istilacılar” olarak bahsetti.

Geçtiğimiz hafta sonunda Almanya’nın önde gelen gazetelerinden Bild, son zamanlarda yaptığı çıkışlarla sık sık gündeme gelen Macar Başbakan Viktor Orban ile bir röportaj gerçekleştirdi. Orban, gazeteye verdiği demeçte Avrupa’ya gelen sığınmacılar hakkında “Biz onları Müslüman sığınmacılar olarak değerlendirmiyoruz. Onları Müslüman istilacılar olarak görüyoruz” dedi.

Orban, Suriye’den Avrupa’ya yol alan bir sığınmacının Macaristan’a ulaşmak için dört ülke geçmesi gerektiğine işaret ederek, “Herkes Almanya’ya gitmek istiyor. Yani demek ki canlarını korumaktan ziyade ekonomik göç yaptıkları ve daha müreffeh bir hayat aradıkları bu şekilde ispatlanıyor” ifadelerini kullandı.

Öte yandan çok kültürlülük konusunun da sadece bir aldatmacadan ibaret olduğunu ve bunu istemediklerini belirten Orban, çok sayıda Müslümanın gelmesi durumunda paralel toplumların meydana gelebileceğini iddia ederek, “Hıristiyan ve Müslüman toplumları asla birbiriyle bağlanamaz” diye konuştu.

Fransa’da bu yıl 26 bin sığınmacı ülkelerine geri gönderildi

2017 yılında Fransa’dan ülkelerine geri gönderilen sığınmacıların sayısı yüzde 14 artarak 26 bine yükseldi.

Fransa İçişleri Bakanı Gerard Collomb, Fransa’daki göç ve sığınmacı sayılarına dair 2017 yılı istatistiklerini açıkladı. Yaptığı açıklamada 2017 yılında 100 binin üzerinde sığınma talebi başvurusu yapıldığına dikkat çeken bakan, bu rakamın diğer Avrupa ülkelerinin neredeyse iki katı olduğunu söyledi.

Sığınma talebindeki olağanüstü artışa vurgu yapan Collomb, ülkelerine geri dönüş yapan sığınmacı sayısının bir önceki yıla oranla yüzde 14 civarında artmasını bu konuya bağladı. Ayrıca Collomb, hükümetin hazırlamakta olduğu yeni göç ve sığınmacı yasasının gerekliliğine dikkat çekti ve hedeflerinin zorunlu veya gönüllü geri dönüş koşullarının iyileştirilmesi olduğunu ifade etti.

Son günlerde tartışmaların odağında olan yeni göç yasası ve sığınmacıların geri dönüşleri ile ilgili şüphelerin ortadan kalkması için parlamentodaki milletvekilleri ile istişarelerde bulunulması gerektiğini belirten İç İşleri Bakanı Collomb, konuyla ilgili yüz yüze görüşmelere başladıklarını da ifade etti.

Fransa Hükümeti, 2017 yılında sığınmacıların gönüllü geri dönüşlerini arttırmak için maddi yardımların oranını arttırmış ve eleştirilerin hedefi olmuştu. 650 Euro’dan 2500 Euro’ya çıkarılan dönüş yardımıyla özellikle Clais’de bulunan göçmenlerin sayısı oldukça azalmıştı.

Fransa’da belediye alternatif menüyü kaldırdı

Fransa’da Ulusal Cepheli (FN) Belediye Başkanı, okul kantinlerinde domuz eti yemeyenler için hazırlanan alternatif menüleri kaldırdı.

Fransa’nın güneyindeki Gard Departmanı’nda bulunan Beaucaire Belediyesi, skandal bir uygulamaya imza attı. Okul kantinlerinde domuz eti yemeyen öğrenciler için bulunan alternatif menüleri kaldırdı.

Fransa’nın aşırı sağ partilerinden Ulusal Cepheli Belediye Başkanı Julien Sanchez, muhafazakâr bir dergi olan Valeurs Actuelles’e verdiği röportajda, domuz eti yemeyen Müslüman çocukların diğer çocuklardan farklı masalarda yemek yediğini, bunun da ayrışmaya neden olduğunu söyleyerek skandal kararını savundu.

Her Pazartesi günü menüde domuz eti olacağını söyleyen Sanchez, domuz eti yemeyenlerin ise başka yerde yemekte özgür olduklarını belirtti.

Beaucaire Belediye Başkanı, kantinin dört yıldızlı bir restoran olmadığını vurgulayarak gerekirse mahkemeye gidebileceklerini söyledi. 600 öğrencinin yaklaşık dörtte biri, 8 Ocak Pazartesi günü başlayan bu uygulamadan etkileniyor.

İlk değil

Okul kantinlerinde, yemekte domuz eti verildiği günlerde alternatif menü çıkarılmasını yasaklayan karar, 2015 yılında Chalon-sur-Saone Belediyesi tarafından da uygulamaya konulmuştu. Belediyenin domuz eti yemeyen öğrenciler için alternatif menüleri kaldırması üzerine, olay mahkemeye intikal etmişti.

Chalon-sur-Saone İdare Mahkemesi, belediyenin kararının, Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne ve çocuğun yüksek yararına aykırı olduğuna hükmetmişti. Mahkeme, veliler ve insan hakları derneklerinin yaptığı başvuruları dikkate alarak belediyenin söz konusu uygulamasını iptal etmişti.